Bu 40 dk önce olan. İki tane oldu anladığım kadarıyla. 6.1 ikincisi galiba
Posts by zîn
18 nisan, einstein’ın ölüm yıldönümü. monthly review mayıs 1949 tarihli ilk sayıda yayımlanan metinlerden biri “why socialism?” ile anmış olalım.
monthlyreview.org/2009/05/01/w...
@mehmetsindel.bsky.social hocam “felsefe, nörobilim ve sinema” da gelsin lütfen. intihal yapacağım diye korkmaya başladım.. :)
Gerçek muhalefet, Chomsky’nin dediği gibi, “anlam üretme araçları”nı sorgulayan; Frantz Fanon’un çağrısıyla, yalnızca egemenin koltuğuna oturmaya değil, koltuğu yakmaya talip olandır.
Tıpkı Platon’un mağarasındaki gölgeler gibi, halk da bu sistemin hakikatini değil, yalnızca onun sunulan yansımalarını izler.
Bu tabloda “muhaliflik”, eğer yalnızca iktidarı yönetecek aktörleri değiştirmekten ibaretse, Baudrillard’ın sözünü ettiği “simülasyon” haline gelir: gerçek bir dönüşüm illüzyonla yer değiştirir.
Sağlık, iyileşme değil, sigorta poliçesinin kapsamıyla tanımlanır. İdeolojik aygıtlar, tam da Althusser'in dediği gibi, sınıfsal ayrımı doğallaştırır; insanlar, neden parasız eğitim istemediklerini değil, neden buna layık olmadıklarını düşünmeye başlarlar.
Bu durum, Marx'ın “meta fetişizmi” dediği olgunun çağdaş izdüşümüdür: eğitimin değeri artık ne öğrettiğiyle değil, hangi diplomayı, hangi networkü, hangi ücretli geleceği sunduğuyla ölçülür.
Bu tam da Wendy Brown'un uyardığı “demokrasinin içinin boşaltılması”dır: kamusalın yokluğu, bireysel başarının ve rekabetin mutlaklaştırılmasıyla perdelenir. Kamusal eğitim ya da sağlık artık bir hak değil, piyasa içinde kazanılması gereken ayrıcalıklara dönüşür.
Neoliberalizmin doğrudan ya da dolaylı uygulayıcısı olan tüm aktörler —kendilerini sağda ya da solda konumlasınlar fark etmez— bu sömürü aygıtının farklı makyajlanmış versiyonlarını halka "reform" adıyla sunarlar.
Bir toplumun en temel yaşamsal haklarını sermaye ilişkileriyle koşullandırmak, Foucault'nun “biyopolitika” dediği o görünmez denetim ağlarının tam merkezine düşer: artık bedenin ve zihnin kaderi, devletin değil piyasanın disipliniyle biçimlenmektedir.
Zira eğitimin ve sağlığın ticarileştirilmesi, yalnızca hizmetlerin özelleştirilmesi değildir; bu, yurttaşın, insanın, bizzat varlığının piyasaya rehin verilmesidir.
Paralı eğitim ve sağlık hizmetlerine karşı çıkmayan hiçbir kişi, kurum ya da parti gerçek anlamda muhalif değildir; çünkü onların karşı çıktığı şey adaletsizlik değil, yalnızca adaletsizliği kimin yöneteceğidir.
⬇️⬇️⬇️
@mehmetsindel.bsky.social : “Neden birbirimize ‘Gündemi Değiştirme’ diye çemkirmemeliyiz?”
Her maçta tezahüratlarını kadın bedeninin iğfali üzerine kuran on binlerce erkek, zaten sermayeyi besliyor olmaları yetmiyormuş gibi şimdi bir de sahada gördükleri bu pankartla kadın bedenine dair fikir üretmeye başlayacak.
@elifaldemir.bsky.social
merhaba canım🌸