bari altın düşmeseydi (benim kendime burjuvazilik)
Posts by nosqua
mizojinist, boomer, sünni, zengin, erk*k cmylmz gelmiş buraya x'ten şikayet ediyor. senin türünün yeri orası kardeşim, uzayalım.
ben jin, jiyan, azadi bu arada
biraz daha atamlı hesap açılırsa burda atam dirilip blueskyapp olacak son 5 hesap falan kaldı
birazdan blueskyapp olacağım
Yine de insanın üzerine çullanmadan, acı pornosu yaratmadan da büsbüyük dertlerin anlatılabileceğinin hoş bir örneği diyebilir miyim, diyim hadi.
yapmaya çalışsa da nispeten karton kalmış gibi geldi anlatmaya çalıştığı dert. Yani oyunun en vurucu yeri Esra Ruşan’ın oynadığı karakterin annesiyle yüzleştiği kısım kadar ufaktı bence. Halbuki o kadar büyük dertler anlatılıyordu ki aslında, üzüldüm böyle hissettiğime gerçekten.
metinlere yöneliyorlar ve bende karşılık buluyor. Öte yandan izlediğim oyunların yarısında bir çeviri hissizliği de yaşadığımı itiraf etmem gerek. Dalgakıran oyununda olduğu gibi maalesef Yeter de bu anlamda benim için yetersiz kaldı. Oyunculuklarla ve dekorla seyirciye ulaşmak için elinden geleni
Geriye doğru gideceğim gibi olacak. Yakın zamanda izlediğim Craft’ın Yeter oyunu Steff Smith’in Craft’ta Yutmak’tan sonra izlediğim ikinci oyunu oldu. Craft’ın oyunları genel olarak beni izlemeden bile heyecanlandıran oyunlar oluyor. Konu seçimi olarak gayet güncel ve bağ kurulabilir eksende
*oyunculuğu
sesinin muhteşemliğinden, sahneyi dolduruşuna müthiş bir performanstı ya. Kalabalık Duası MADE MY DAY 🤌🏻
Övgünün son bacağında tabii ki Tolga İskit devreye giriyor. Daha önce birçok oyununu izlemiş biri olarak yeteneği konusunda şüphem olmasa da hikayeyi bu kadar sahiplenen tek kişilik bir oyuncuyu çok uzun süredir izlememiştim. Seyirciyle ve anlık durumlarla etkileşiminden metine kattığı anlatıcılığa,
Aynı şekilde oyunun yönetmeni Güray Dinçol’un Çirkin oyunu referansıyla da beklentim ortalamayken aslında geleneksel sahne ve dekor düzleminde ve minimalist bir yerden ne kadar verim alınabileceğini öğreten bir oyun izledim.
Kalabalık Duası oyununu dün ilk defa izleme fırsatı bulabildim. Volkan Çıkıntıoğlu’nun yazdığı bir başka oyun olan Tek Kullanımlım Hikaye’yi izlemiş biri olarak metin kurgusu bakımından bu kadar güçlü bir hikaye anlatıcılığı beklemiyordum, pozitif anlamda beni şaşırtan bir metin oldu.
trump, musk, yeni dünya düzeni zart zurt derken elim alışsıncılığa başlıyorum bu platformda, hoşgeldim