Ne güzel nefret ediyordur şimdi benden
Posts by Badem
Birini ölçüsüzce sevebilme hakkı, onun sevgisini alabilme kudreti, yaşanabilecek tek cennetti biliyorum.
Avuçlarımızda kalan o koku. Saçlarının kokusu. “Orada kaldı yanağımın yarısı”
Yeni ismimi seydâ yaptım. İsmimi bir Konya çölünde buldum. Beyrut değil, Tahran değil, Paris değil. Konya. Gayet basit ve net olan o gerçeklik.
Yıllar önce aşka kara sevda demişler. Yataklara düşürmüş aşık kişi, tensel bi açlıkla cinnetin eşiğine gelmiş. Aşk ki evrenin en kontrol edilmeyen şeyi, ve onu isteyen şey beden. Ve bedeni her an dindirmek kişinin kontrol edebileceği bi şey değil. Aşk denen şey hastalık mı şifa mı belli değil
Ellerimizden kayıp giden o aşklar, tutamadığımız zaman ve göremediğin saçlarım
Sanki Beyrut’a gitsem ismimi bulacakmışım gibi
Hani seninle diğer ismim de Leyla olsun demiştik. Leyla olursam mecnun olduğumu unutur muyum onu bilmiyorum. Aslında daha çok mecnunum. Ya da Leyla. İkisini de kapsayan bi ismim olsaydı.
Ağlıyorum ama karşımdakinin gülmeye ihtiyacı var. Karşımdakinin neşelenmeye ihtiyacı var. Mutlu olan ben değilim, karşımdakinin ihtiyaçları
Bazen birine ne derece yardım ediyorsam o derece yardıma ihtiyacım varmış gibi, sanki ne istediğimi gösterme biçimim onu yapma derecem gibi.
Posta kutusu güzel o ev, adadaki meyhanenin o rakısı, Cihangir’deki o şarap ve kedi, modadaki o ağaç, Karaköy’deki penceresi bozuk o oda, tarlabaşındaki o dar balkon, taksimdeki mahlep kokusu, frankeştaynın mağarası, yılbaşındaki pijamaların, caz barın tuvaleti
Letterboxd kalsaydı bari
Sessizlikte en net şekilde hatırlarsın. Birinin sessizliğinde
Terapistime yıllar önce süper kahraman gücü gibi dediğim özleyemiyorum kelimesindne sonra özlemekten hayatına devam edemeyen ben
Özlem şimdinin mekanını çatırdatır. Özlemek, şimdiye bir isyan
Ama kavuştuğun, iliklerine kadar sevdiğin, sevildiğin, ama biten aşkından sonra kilo alırsın. Onun verdiği doygunluğu ararsın. Yine doyacak mıyım acaba hırsıyla yemek yersin.
Kavuşamadığın platonik aşkında kilolar verirsin. Yoktur. Olamayan bir şey seni yok etmek ister.
Bir koku bir ten ve bir ses, bir dövme gibi işlenmişse bir yerlerinize, mümkünatı yok hayat baştan başlanmıyor. Hayat hem onun üzerinde biraz eğreti biraz sahipsiz.
Ve gözlerime o çok Nadide sevdiğin filmlere, kitaplara bakar gibi bakardın. Oysa ben büyük bir hevesle alınan bir kitabın sonunun kötü çıkmasıyla hayalkırıklığına dönüşmesi gibi bir şeyim. Game of thrones son sezonum ben. Babamın da büyüsüydüm, şimdi kara büyüsü
Benim 4 yıldız verdiğim filmlerim senin 3 yıldızın. Senin bir şeye “eh meh” deyişin kesin benim seveceğim bir şeydi. Çünkü biliyorum sen zor seversin ve eğer bi şeye iyi puan vermişsen o gerçekten güzeldir. Benim kepçe kepçe dağıttığım sevgilerimi toparlarsın sen aslında.
Bazen seni çok güçlü hissediyorum. Sanki yanıbaşımda gibi
İnsanın gözyaşlarına bile “sessiz ol” dediği bi evre vardır. Boğazında kalan birkaç damla sesin de yok olduğu bir an gelir. O ıssızlık ve yalnızlıkta sadece yaşama inadı ile hayatta kalıyor insan.
“Ben çok özelim” diyerek o duvarları, dağları, networkleri aşma hali vardır bir de “anlatmazsam, göstermezsem, hissettirmezsem” çıldıracaktım halinin yarattığı bi dağları aşma hali. Gözümüzün önündeki insanlara bakarak bu ayrımı hızlıca ayırt edebilirsiniz.
Şu spiritüel şeyler şey yazmış “eğer biriyle frekansınız artık kopmuşsa bir daha görüşmezsiniz” diyor. Vallaha bu doğru. Yediğim içtiğim ayrı gitmeyen bir dostum vardı, alt katımda oturuyordu. Bi gün içimden biz artık aynı sayfada değiliz dedm. Koptuk. Hala alt katımda oturuyor. Bi kere bile görmedm
Para kazanmakla, aktivist olmayı ya ayrı ayrı düşünebilmeliyim ya da hep işsiz güçsüz dolanıp durmalıyım galiba :(. Paranın olduğu yerde onurlu iş yok badeeeeeeemmmmmmm
Bolca deneyim, onurluluk yaptığını sanan ama bi bokuma benzemeyen aptal bi duruş ve yetersizlik psikolojisi ile her boku öğrenmeye çalışmış bir cv’m vardır. Sonuç ne, hep beş parasızım.
Ex manitam oldukça azdır ama bende ex patrondan bol bi şey yok. Muhakkak kafa göz dalarak iş akdimizi sonlandırmışızdır. Gitmeden önce fakir ama gururlu aptal kadını oynamaya bayılırım. Matah bi şey gibi dersler veririm. Sonra da aylarca “aptal aldığın paraya baksaydın ya” der ağlarım.
Ex manitayı bilmem ama ex patronlarım bana mütemadiyyen yazar. Mütemadiyyen.
Bu ne demek
Sana her şeyi o gün içimden fısıldayacağım sevgilim. Duymayacaksın ama kalbin bilecek. Bana kulakların değil kalbin gerek