“En uzun koşuysa elbet Türkiye'de de Devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, AŞK olsun!” (Can Yücel)
#DenizGezmiş
Posts by CARBON
“Az sevme bilmiyorum ben. Çok sevdiğimdendir bu kadar incinmem.''
“Cahil insanlar bir memlekette birtakım makamlara getirilirse, o zaman o memlekette ne ilim gelişir ne bilim gelişir.”
Türk siyasetinin en renkli simalarından Kamer Genç 23 Şubat 1940 tarihinde dünyaya geldi. İyi ki doğdun…
Betimlemeler ve kelimelerin kurgusu olağanüstü, yerleri değiştirilemez ve teklif dahi edilemez cinsten. Kaleminize, ahenginize, düşselliğinize ve vurgunuza sağlık; devamını bekliyoruz...
Çemberin en dışına çıkmaya başladıkça kişisel olarak içimize, insanlık olarakta tek bir insan uygarlığı çatısında birleşmiş blokchain teknolojisiyle dünya mirasını eşit ve adil bölüşmüş bir tasvir geliyor gözümün önüne. Tabi ne kadarı mümkün ve ne kadar zamanda olur orası muamma...
"Konforlu suskunluk kısa vadede bireysel güvenlik sağlar. Uzun vadede ise kamusal alanın zayıflamasına zemin hazırlar. Demokrasi yalnızca seçim sandığında var olmaz, gündelik hayatta kamusal sorumluluk üstlenen yurttaşların pratiğiyle ayakta kalır."
Bugünlerde fazlasyla ihtiyacımız olan toplumsal bir soruna değinmişsiniz. "Bana dokunmayan bin yıl yaşasın" kültüyle maalesef başkalarının da yaşantısını dolaylı yoldan etkilemiş oluyoruz. Kolektif bilinç ve örgütlenme olmadan hiçbir yere varamayız, ilerleme olmaz millet adına. →
Cumhuriyet, edilgen yurttaş anlayışını kabul etmez. Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir ifadesi, yalnızca anayasal bir cümle değildir; aktif özne çağrısıdır. Cumhuriyet, yurttaşı seyirci konumuna yerleştirmez. Yurttaş, siyasal alanın kurucu unsurudur.
Beklerim seni..
Eğer zaman geçecekse yüreğimde...
Uğramayacaksa semtimize ayrılık.
Ve gözlerin...
Sıcaklığın soğumayacaksa yüreğimde
Hep aynı bakacaksa..
Emin ol, beklerim seni
Zaman tükenene kadar..
_Nazım HİKMET-
Saygıyla...
Acemi derken o ilk başlardaki halinden bahsetmiştim, ama tabi sonraları Fidel'i de tanıdıktan sonra daha da bu konuda ustalaşmıştır.
Bana kattıklarınız için teşekkürler 🙏🏻
Ben daha çok diğer ülkelerde yapmaya çalıştıklarından bahsetmiştim, halktan kopuk ve kendi başına buyruk kararlarla daha çok dikta gibi davranmış ve zarar vermiştir. O yüzden "kendi benliği" diye bahsetmiştim. Burjuva her şeyi metalaştırır zaten onun görevi bu o yüzden o konuya hiç değinmedim.+
Ülkesinin dağlarında köylerinde gezdiği acemi ama bir o kadar da içten ve de tutkulu devrimci benliğini sonradan sonraya metalaşan bir sömürü aracı haline getirdi yalnız.Yani kurumların adil olduğu ve denetlendiği,adaletin bağımsız olduğu düzen kurulduktan sonra kimsenin tekeline bırakılmamalı ülke.
Bir yandan öyle gözükmüyormuş gibi tablo çizip arkasından şişkin egolarının karınlarını doyuruyorlar. İşte sosyal medyanın pervasızlığını kullanarak benliklerini insan içine konumlandırmaya çalışıyorlar ama burası göze sürme çekilen bir mecra bence.
Birazcık vicdanı, merhameti, insanlığı ve de onuru olan ayırt etmeksizin tüm sınıfların devrimcisi olmak zorunluluğunun sorumluluğunu üzerinde taşımalıdır.
"Şiire, aşka ve ölüme inanıyorum..." diyor Yannis RİTSOS ve geri kalanlarının affına sığınarak onları beslediğini düşünmekteyim ben de.
Her şeyden yalın/uzak, bir sokak lambasının köşebaşı ıssızlığında yüreğin, vazgeçemediği tek bir gerçeği yakalıyor; yazılanlar şiire, yaşananlar aşka dönüşüyor.
11.22.63 eğer islemediyseniz zamanda romantiklik aşılayan bir mini dizi.
Öyle gözüküyor, başka türlü bu pisliklerden kurtulamayız, arınma gecesi şart!
Bu konuya biz de Japonuz😁
Abartı düzeyinde kraldan çok kralcılığı ya da yaşantı özgürlüğü noktasında kıskançlığı içerir diye düşünüyorum. Siz örneğinizde "bedeni, dünyevi hazların nesnesi olarak kullanır" diye tanımda bulununca benim aklım tek bir noktaya kaydı😅 O yüzden açıklamak istedim, yanlışta düşünüyor olabilirim.
Aslında bunu açıklamasının nedeni bedenin birçok kutsal inanışta ruhun geri planında kalmasındandır. Bağnazlığın gözü kör olunca bedeni yüceleştirme maksadıyla ölümle kutsar ki insanları inanç noktasında daha çok bağlayabilsin. Diğer kısım ise inançlıların yine gözü körlüğünün sonucunda +
Sermayenin gözü, milli parklarda..
Seçim devrini kapattı sevgili padişahımız; tek yol devrim, tek yol sokak diye düşünüyorum.
Çocukların fizyolojik açıdan gelişim döneminde olması bir yana bu nasıl bir baskıdır, nasıl bir din zorbalığıdır!!! Eğitim yuvasında dini vecibeleri yerine getirmek için mi toplanıyoruz!!! Sinirlerim tepemde, talibanla yarışır bu (.......)'nün oğlu!!!
Dinsiz demesinler diye sesinizi çıkar(a)madığınız her uygulama bir sonraki adımı belirliyor.
4-6 yaşında bir çocuğu camiye ancak ailesi götürür,
Bir öğrencinin ibadet edip etmediğini sorgulamak da devletin asli görevi değildir.
Bu ayrıca
Aileyi
Ve öğretmeni fişlemektir. 👇👇
Devlet adamı yaptığı yol ve köprü ile övünmez
Köprü ve yollar ücretsiz olduğu için övünür
Açtığı üniversite sayısı ile övünmez, mezun olan gençlere sağlanan iş imkanı ile övünür
Yoksullara yaptığı yardım ile övünmez, yoksulluğu ortadan kaldıran adaletli gelir dağılımıyla övünür
Baktım...
Öyle uzun uzun öyle,
Gözlerine bakar gibi baktım.
Duydum;
Yemyeşil çimen kokusunu,teninin havada uçuşan rayihasını
Sanki yanıdaymışçasına duydum.
Sevdim;
Yaşamayı, hissetmeyi,
Özlemi ve dahi sensizliği..
Herşeye rağmen hayatın direncini hissedebilmeyi sevdim...