“bileklerim kelepçeden mor. burada yerde yatıyorum. eşyam çöp torbasında. haftada sadece bir kez, 10 dakikalık görüşme hakkım var. bu bir yargılama değil, şiddet ve açık bir cezalandırmadır.
"bb medya aş eski genel müdürü annem ipek elif atayman, sürüldüğü afyon cezaevinde 5 gündür yerde yatıyor. "
Posts by meshur vantrolog
Aldırma 128 diyerek bu bahsi kapayalım
Ortak bölenlerin en büyüğü gibi mi :)
matematiği sevmeyen çocuklar sevdim ben,
kimsenin adını bilmediği, kimsenin çözemediği
geometri problemlerinde... yazmıştı reys.
nasıl ki her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk varsa,
her çarpım tablosu da aynı zamanda bir bölüm tablosudur.
İkiye bölünüyor olmanız sizi bir amip mi yapıyor bu durumda, yoksa tımarhanelerin kuruluş amacına uygun bir hayat sürdüğünüz için, toplumla barışık bir insan mı?
bir cümlede iki tane özne olmuşsunuz
Bu olmuş olamaz. (Yapabilir, potansiyeli var, ama o ayrı bir denklem :)
Hangi yazar karakterini terk eder ki?!
Hangi oyuncu oyununun ortasında vazgeçer ki?!
İkiden ikinin çıktığı yerdeyim.
Reys de anlatmıştı bu durumu zaten
"Matematiği sevmeyen çocuklar sevdim ben
Kimsenin bilmediği kimsenin çözemediği geometri problemlerinde."
Hepimizin bilinçaltında bambaşka
dünya haritaları var -ve fekat, içtüzüğünde hayal yok gökyüzünün
— Neden bu kadar yalnızım, diye sordum tanrıya.
— Senin ağacından orman olmaz, diye yanıtladı
"de gülüm! De ki: ela bir günde gelecegim
istanbul darmadagin olacak, saçlarim
darmadagin. Hepsi, darmadagin!
üzülme gülüm! Toparlanacagiz, birlikte,
ayaga da kalkacagiz, yürüyecegiz de gülüm
hem de çelikten topragini dele dele hayatin!"
Onların 'kaybedecek' neyi var ki :)
'Artı değer', bizden aldıkları 'artı değer' üzerine inşa ediyorlar dünyalarını
bu denklemi açmak mümkün mü
-ya da ben çok mu cahilim :)
Zaytung'un hayal dediği gerçek mi olacak...
rily?
Büyük Argo Sözlüğü, Hulki Aktunç.
KAZMA: Kaba saba görgüsüz (kimse)
Benzin istasyonunda pompa elemanı
1919 baskılı, fekat 'Latin Alfabesiyle' yazılmış bu gazetelerdeki 'manşetlere' ne kadar güvenebiliriz
:)
Elemanlar artık kaç çocuk yapacağımıza (da) değil, NASIL yapacağımıza da karışıyor. Oldu paşam adını da sen koy, hatta burcunu da sen belirle, ona göre yapalım...
Ananız doğurmamış çünkü, et diye işemiş sizi...
İşin uzmanları burada; tıptan da anlar onlar, antropolojiden ve demografiden de. Bilmedikleri tek şey kendi cahillikleridir.
(Bir de 'doğal olan', "seçimle gelen seçimle gider" değil miydi fekat :)
Burada sadece haddini aşan bir grup erkek yok. Burada bir şaka konusu da yok.
Burada kadınlara “yerini bildirmeye” kalkan kadın düşmanı rejimin çok net bir fotoğrafı var.
Erkek sarayın erkek bakanı, bir grup erkeğin eline verdiği pankartla milyonlarca futbol izleyicisi erkeğe veriyor mesajını.
Şaka olsun diye, zor günlerden geçiyorum bir de
Memleket koordinatları icabı ölü taklidi yapıyorum.
Ben neden bütün süpermarket raflarında senin konserveni aradım?
Evet, gökyüzünün dili de lazım bize, yeryüzünün de; bu coğrafyada, 'farklı' bir dil olmadığı için zaten buradayız -ya da farklı dilden konuşanlara müsamaha edilmediği için.
İlginç ama, özgün bir dilin var ve vazgeçmiyorsun, deja vu olacak, takdir edildiniz yine
Gaza gelmem diyorsun; takdir edildiniz (pazarlama için denek arıyorsanız, beni kullanmayınız fekat :)
Yalnızlık paylaşılmaz/ paylaşılırsa yalnızlık olmaz gibi bir denklem olmuş, hoş olmuş.
yazdıklarına bakınca, başak burcu olduğunu tahmin edebilecek kadar az biliyorum burçları
ilginç denklem, ifaden hoştu, ondan belki bir tık ileri gittim, yoksa malum, bir yaşı geçtiysen sky is the limit
Selam ve dua ile.
Sondaki gülümseme olmasa, olmasa emojin ya da,
ai'ya soru sormuş gibi hissedecektim :) Çok sağ ol