8-Dilerim hiçbirimiz; gerçekleşmemiş ihtimalleri zihnimizde çok abartmayız. Çünkü ihtimaller sonsuzdur fakat gerçek sınırlıdır. Dikkatimizi doğru yönlendirmeyi seçmek, hayatımızın kalitesini belirler. Barış ve huzur dolu haftalar.
AYRIK OTU
(Hüsniye Güler)
Posts by Ayrık Otu
7-Aslında belirsizlik, hayatın doğasında var. Fakat Kadir gibi; korkuyla bilediğimiz kaygılarımızın kılıcını kullanarak, bu belirsizlikle sürekli kavga edemeyiz. Elimizdeki olanakları; gerçek kanıtlarla tartarak, bir denge bulmak zorundayız. Aksi halde ilerleyemeyiz.
6-Umutla mücadele etmek yerine, zihninin bütün enerjisini olumsuzluklara odaklamıştı. Kaygılı ve huzursuz bir karanlık O'nu ele geçirmişti...
5-Konuşmanın devamında; herşeyin kötüye, dünyanın bir felakete doğru gittiğinden uzun uzun bahsetti. Sesi o kadar koyu bir sıkıntıyla doluydu ki, boğuldum.
4-"O inşaat şirketine ne oldu?" diye sordum. "Sınıf arkadaşımla beraber kurmuştum ama daha baştan beceremeyeceğimi biliyordum." dedi. İşler büyüyüp zorlaşınca, arkadaşına bırakmış. Alanya'da yaşayan yaşlı annesinin yanına taşınmış.
3-Geçtiğimiz hafta, uzun yıllardır haber alamadığım, inşaat mühendisi olan arkadaşım Kadir'i aradım. En son, Ankara'da bir inşaat şirketi kurduğunu duymuştum. Hoşbeşten sonra,10 senedir çalışmadığını öğrendim.
2-Bunların bazıları, kötü tecrübelerimizin beslediği korkularımız. Bazıları da anneden, babadan, atadan öğrenilmiş yanlışlar. Böyle duman sis almış yolda; umutla mücadele etmek yerine, umutsuzluğa düşebiliyoruz.
1-Başarılı olabilmek için öncelikle, zihnde yaratılan engellerin aşılması gerekiyor. Çünkü insan, gerçekleşmemiş ihtimalleri çok büyütüyor. Zihin de bu ihtimallere odaklanıyor.
7-Barış ve huzur dolu haftalar. Not: Fotoğraftaki çocuk, yapay zeka kullanılarak yerleştirilmiştir. Gerçek değildir.
AYRIK OTU
(Hüsniye Güler)
6-Dilerim hiçbirimiz, mutluluğun zaman ve emek isteyen gerçek bir duygu olduğunu unutmayız. Bunun için de insan lazımdır. Gerçek ilişkileri, sosyalleşmeyi; böyle anlık hazlar için unutursak, mutluluk da sanallaşacak. Yani, gerçek bir duygu kalmayacak.
5-Teknoloji ile hayatımıza giren sosyal medyayı, zaaflarımızı tatmin etme aracı haline getirdik. Bu derya deniz olanakların, insanların mahremiyet duygusunu yıkıp geçtiğini göremiyoruz. Artık hiçbirimiz güvende değiliz. Fakat bu böyle olmamalıydı...
4-Şimdi teknoloji; walkmanden, inanılmaz bir değişim ve gelişim boyutlarına geldi. Artık bilgi, avucumuzun içinde. Bilim için bu müthiş gelişmeleri büyük bir sevinçle karşılıyoruz. Fakat bu gelişmeleri, insani ilişkilerde doğru kullanamıyoruz.
3-Ortaokula giderken ilk walkmen'i gördüğümde, "Ne kadar bireysel bir alet!" diye düşünmüştüm. İçimi bir terk edilmişlik duygusu kaplamıştı. Çünkü bunun sonunun, giderek yalnızlaşacağımız anlamına geldiğini anlamıştım. İyi de bu ruhsal boşluk kimin işine yarayacaktı?
2-"Tat" demek aslında lafın gelişi... Bu daha çok, tek kişilik bir "fastfood menüsü ". Fakat mutlu olmak, böyle tek başına sürdürülebilir bir şey değil. Bu nedenle faturasını, yalnızlık olarak ödemeye başladık.
1-Hayatımızda bireysellik yükseldikçe; haz, mutluluk duygusunun önüne geçti. Anlık tadların, hızla tüketilen ilişkilerin peşinde hızla koşuyoruz.
8-Asimile olmak; hayatla kurduğumuz en temel ihtiyacımız olan aidiyet duygumuzun katilidir. Barış ve huzur dolu haftalar.
AYRIK OTU
(Hüsniye Güler)
7-Dilerim hepimiz; ana dilimizin, köklerimizle, ailemizle ve kültürel değerlerimizle bağ kurmanın tek yolu olduğunun farkına varırız. Çünkü dilini kaybedenler, zamanla kimliklerini ve şahsiyetlerini de kaybederler.
6-Çünkü dil bozulursa; bireyin kendisini ifade etme kalitesi bozuluyor. Düşünce yapısı, iletişim becerileri zayıflıyor. Düşünce dünyasının fakirleşmesi, kültürel bağların zayıflamasına neden oluyor. Kültürel bağlarımız zayıfladıkça da yalnızlaşıp, sığ insanlara dönüşüyoruz.
5-İnsanlar; düşüncelerini dil ile aktardığı için, dilin doğru kullanımı çok önemli.
4-Giderek yalnızlaştığımız bu dünyada, Türkçe'yi de bencilce bozarak bireyselleştirmeye başlamıştık. Özne "ben" olduğuma göre, keyfi şerh de vururum! Ben yaptım, sahip olduğum her şey benim...
3-Amerika'da yaşayan abim bir gün bana, "Neden yemeğimi yedim, duşumu yaptım şeklinde konuşuyorsun? diye sordu. "Doğrusu; yemek yedim, duş yaptım değil mi?". Şaşırdım, çünkü haklıydı.
2-Bu nedenle; Türkçemizi bozarak kullanmak yalnız kendimize değil, çocuklarımızdan ödünç aldığımız kültürümüze de yaptığımız kötülüktür.
1-TÜRKÇE OKU, DİNLE, YAZ VE KONUŞ
Biz insanlar, kendisini kelimelerle ifade eden canlılarız. Kullandığımız dil, ait olduğumuz kültür gibi yaşayan bir şey. Üstelik ikisi beraber değişiyor ve dönüşüyor. Çünkü aralarında şaşılacak kadar derin bir bağ var.
8-Dilerim hepimiz; hayatımızın dönüm noktalarında böyle zor kararlar vermenin, travmatik olduğu kadar çok değerli kazanımlar olduğunu da anlarız. Çünkü bize verdiğimiz kararlarla hayatta kalmayı, yeniden başlamayı öğretir. Barış ve huzur dolu haftalar.
AYRIK OTU
(Hüsniye Güler)
7-Arkadaşım; önce tayin işlemlerini durdurdu, sonra da eski sakin hayatına geri döndü. Yıllar sonra öğrendik ki, Fikret bir kumar bağımlısıymış. Yavaş yavaş varını yoğunu ve sağlığını kaybetmiş.
6-Sanki uzun zamandır içinde tutuyormuş gibi geniş bir nefes aldı ve sustu. Benim için malumun ilanıydı... Verdiği kararı sindirebilmek için, yol boyunca neredeyse konuşmadı.
5-Nursen, "Bitti!" diye kahırlı bir sesle hemen anlatmaya başladı. "Dün annemin yanında önce kahve yap" diye emretti.". "Böyle isterse yapmayacağımı" söyleyince, "Eşşek gibi yapacaksın!" diye karşılık verdi. "Herkese sürekli emirler, hakaretler...Yalnız bana değil, kimseye saygısı yok." dedi.
4-Adam karşısındakini ciddiye almayan bir tavırla, bir şeyler mırıldanırken; biz otobüse bindik, hareket ettik. Yüzünde olanlara inanamaz bir ifadeyle, arkamızda kalakaldı.
3-Otobüs garına Nursen yalnız geldi. Araba kalkmak üzereyken Fikret de yetişti. Nursen, nişanlısını kenara çekerek, "Dün sana biletini iptal ettirdiğimi söyledim. Neden geldin? " diye tersledi.
3-Nikahtan önce, tayin işlemleri için Ankara'ya gitmesi gerekiyordu. Beraber gitmeye karar verdik. Nişanlısı Fikret'te, biraz metazori bize eklendi...