Ailelerin çocuklarına para gönderince mutlaka vatzepten dekont da göndermesi… Çocuk paranın üstüne yatmasın diye bir önlem olabilir.
Posts by Pekgizli
Limon ve pul biber de ekledim, dünyanın en güzel şeyi oldu. Bir oturuşta bir ananas yedirtir. Tuz, limon, pul biber. Meksika’da falan da böyle tüketiliyormuş zaten. Ben deneye yanıla buldum, kullanma kılavuzu olarak ananaslarla birlikte verilmeli bu reçete.
Benim gibi ananas tadını çok sevmeyen ama faydalarından dolayı tüketme mecburiyetinde olan varsa tuzlayıp yemeyi denesin. Meyve boyut atlıyor.
Tercihen kürekle. Elimi kirletemem.
Ağzında yemekle konuşarak video çeken insanları ağızlarına sonsuz defa vurmak suretiyle yeryüzünden silmek istiyorum.
Hayvan gibi güzel olmuş. İzmir buraya gelsin yemeye.
İzmir köfte yapmak için 3 saattir uğraşıyorum, keşke İzmir’e uçup yeseydim.
Ananas aldım, poşetim olmadığı için Emre Fel gibi döndüm eve.
- Poşet ister misiniz?
+ Müşteki zati gönül…
Akşam 6’dan sonra metroların 20 dakikada bire düşmesi ve tüm dükkânların kapanması… Herhangi bir tavuğun bile bir Alman’dan daha çılgın bir hayatı vardır.
Şrfsz gibi bir güzellik.
Yürü Ya Kulum şarkısının klibinde BDSM izlemiş olmamız…
Avokadoyu hiçbir şeysiz hattırı hutturu yiyorum. Tuz bile yok. Seri kâtil miyim acaba? ChatGPT’ye sorup öğreneyim.
Adam öyle ağdalı İngilizce konuştu ki did yerine dad dediğini anlayabilince “sıçtırtmayın biritişliğinize” deyip kapattım diziyi. Ekrana bakmadan anlayamayacaksam ben bu İngilizceyi neden öğrendim? Sene olmuş bilmem kaç, ekrana mı bakıcaz ilkel gibi? ADHD’miz ACDC’miz falan var artık, havalıyız biz.
Belki de her şeyini istiyorsundur.
Niye ödüyordun öyleyse bunca zaman diyeceksiniz, babam ödüyor vurdulu kırdılı film izlemek için.
Netflix’e Supernatural gelmiş. Son 10 yıldır ilk defa abonelik parasını hak etmiş.
Öyle bir patatesli mücver yapmışım ki bir yandan kızartırken bir yandan yiyorum, tabak hep boş. Göz kararı yaptım, ölçü de bulamam bir daha. Bir dahaki ilhamıma güvenicez artık.
Kediler yatağa çam dalı getirmiş, ağaçlar arasında uyandım. Çiçek almayan erkekler utanır mı? Sanmam.
Sabahın yedisinde doktordan arayan kadınla uykumun arasında Almanca konuştum, güldü. Meğer benim için İngilizce konuşuyormuş, Almanya’da benim için İngilizce konuşan üçüncü kişi falan olduğundan ihtimal vermemiş beynim. Farkında olmadan Alman milliyetçisi oldum. Wir sprechen Deutsch in Deutschland 😡
Verdiğim ödevleri ilginç bulduğu için seviyormuş beni. Tabii İngiliz Realist Edebiyatı’na Romantizmin ağa babası Simyacı’dan örnek veren başka deliyi arasa bulamaz.
Asistanı ile tanışıklığımızı bildiğinden beni ona bile soruyormuş bazen nasılım diye. Ben ne bileyim şeker gibi bir dede sandım böyle olunca.
Bana çok iyi davranan bir hocanın diğer öğrencilere terör estirdiğini öğrendim asistanından. Bir sürü kişiyi o hocadan ders almaya ikna etmiştim. Shit. Çok kulağımı çınlatacaklar.
Artık babam beni kavga etmek ya da sorguya çekmek için değil Netflix şifresi istemek için arıyor. Nerede o eski travmalar…
Yıllardır sevilmemesi havalı bulunan sebzelerin sosyal medyada sevildiğini gördükçe mutlu oluyorum. Siz zaten o kötü muameleyi hiç hak etmediniz bebeklerim. Bir avuç bok ağızlıya bakmayın, onlar anlamaz.
Almanlar sürekli bana yol sorma olayını abarttılar. Bir teyze dikkatimi çekmek için kollarını açarak önüme atlayıp eczane sordu, ödüm şeyime karıştı. Artık kulaklıklarıma rağmen ısrarla bana soru soran insanlara “peki o kadar kız varken neden beeeen” diye sorarak ben de onları darlayacağım.
Kardeşimle belki on yıl önce soğuk suyla çay demlediği için (tadı acı olunca fark etmiştik) hunharca dalga geçmiştik ev ahalisi olarak. Şimdi instagram’da soğuk suyla çay demleme modası yayılmış. Çocuk sadece ileri görüşlüymüş, biz vasat insanlar olarak anlamamışız.
Sarımsaklı, tereyağlı, bezelyeli, kremalı, makarna sulu uydurma bir makarna sosu yaptım, tadına bakınca ağır geldi ve “buna portakal lâzım” dedim. Gerçekten de içine portakal sıkınca nefis oldu, sosu başka yere taşıdı. Yemek konusunda ilginç biri olmaya başladım.
Dertsizlik herkese yaramıyor. Sonra toplu iğneyle bıçaklandıklarını sanıp olay çıkarıp kafamızla münasebete giriyorlar.
Bazı insanlara “umarım gerçek dertleriniz olur” şeklinde güzel dileklerde bulunuyorum çünkü belli ki lazım.
İngilizcede komik olmaya başladığımdan beri Türkçede komik olmayı unuttum. Bugün de bir Polonyalıyı gözlerinden yaşlar gelerek güldürdük çok şükür. En azından imajımızı düzeltiyorum.