Advertisement · 728 × 90

Posts by RCakir

Evet mümin olan kimse, iman ve tevhid iktizasıyla, kâinata bir mehd-i uhuvvet nazarıyla baktığı gibi...

9 months ago 0 0 0 0

Zaman inbisat eder. Mesele ruhun dairesine yaklaşır. Ruh zâten zaman ile mukayyet değildir. Ruhu cismaniyetine galip olan evliyanın işleri, fiilleri sürat-ı ruh mizanıyla cereyan eder. (Bediüzzaman, Mesnevi-i Nuriye)

10 months ago 0 0 0 0

Eğer o saatte o işlere bedel Kur’ân okumuş olsa idin, birkaç hatim okumuş olurdun. Bu hâlet evliya için hâlet-i yakazada inkişaf eder.

10 months ago 0 0 0 0

Bu gibi vukuat, istiğrab ile inkâr edilmesin. Zira bu gibi garip meseleleri tasdike yaklaştıran misaller pek çoktur. Meselâ rüyada bir saat zarfında bir senenin geçtiğini ve pek çok işler görüldüğünü görüyorsun.

10 months ago 0 0 0 0

İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Denizlerde vukua gelen medd ü cezir gibi, evliya arasında da bast-ı zaman,( tayy-ı mekân meselesi şöhret bulmuştur. Ezcümle Kitab-ı Yevâkît’in rivâyetine göre, İmam Şa’rânî bir günde iki buçuk defa kocaman Fütûhât-ı Mekkiye namındaki büyük mecmuayı mütâlaa etmiştir.

10 months ago 0 0 0 0

Ve kezâ salavât-ı şerîfeyi getiren adam Zât-ı Peygamberîyi (aleyhissalâtü vesselâm) bir sıfatla tavsif ettiği zaman, o sıfatın nereye taalluk ettiğini düşünsün ki tekrar be tekrar salavât getirmeye müşevviki olsun.

11 months ago 0 0 0 0

Evet tevzî edilen lütuflar, feyizler, nimetler o sofradan akıyor. Resûl-i Zîşan’a (aleyhissalâtü vesselâm) okunan salavât-ı şerîfe, o sofraya edilen davete icabettir.

11 months ago 0 0 0 0

İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Nebiyy-i Zîşan’ın (aleyhissalâtü vesselâm) Makam-ı Mahmud’u ilâhî bir mâide ve rabbânî bir sofra hükmündedir. ün ki tekrar be tekrar salavât getirmeye müşevviki olsun.

11 months ago 0 0 0 0

Maahâzâ, zâkir olan zâtta bulunan hâsse ve latîfelerin ayrı ayrı tevhidleri olduğuna işaret olduğu gibi; onların da onlara münasip şerikleriyle olan alâkalarını kesmek içindir. (Bediüzzaman,Mesnevî-i Nuriye, s. 78 (Hubab))

11 months ago 0 0 0 0
Advertisement

Ve nefsin tapacak derecede sanem ittihaz ettiği mahbuplardan yüzünü çevirtmektir.

11 months ago 0 0 0 0

İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Kelime-i Tevhid’in tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir.

11 months ago 0 0 0 0

Biri de belâ ve musibetlerdir. Bunlar zâildir, devamları yoktur. Zevalleri düşünülürse, zıdları zihne gelir, lezzet verir.

11 months ago 0 0 0 0

Binaenaleyh Mâlik-i Hakikî’nin daire-i emrinden hariç o vücuda karıştığın zaman zarar vermiş olursun. (Ümitsizliği intaç eden hırs gibi.)

11 months ago 0 0 0 0

Biri de, vücuddur. Vücud zâten senin mülkün değildir. Onun mâliki ancak Mâlikü’l-mülk’tür. Ve senden daha ziyade senin vücuduna şefkatlidir.

11 months ago 0 0 0 0

Bunun için elem çekme, mahzun olma. Tahammülünden âciz, takatinden hariç olduğun tûl-ü emel yükünü yüklenme!

11 months ago 0 0 0 0

Biri de ömür ve yaşayıştır. Bunun da hududu tayin edilmiştir. Ne ileri ve ne de geri bir adım atılamaz.

11 months ago 0 0 0 0

Biri de insaniyettir. Bu ise zeval ve beka arasında mütereddittir. Daim-i Bâki’nin zikri ile muhafazası lâzımdır.

11 months ago 0 0 0 0

Biri de hayat ve hayvaniyettir. Bunun da sonu ölüm ve zevaldir.

11 months ago 0 0 0 0
Advertisement

Biri, cesettir. Evet cesedin genç iken latîf, zarif ve güzel gül çiçeğine benzerse de ihtiyarlığında kuru ve uyuşmuş kış çiçeğine benzer ve tahavvül eder.

11 months ago 0 0 0 0

İ’lem Eyyühe’l-Aziz! Dünyada sana ait çok emirler vardır. Amma ne mahiyetlerinden ve ne akibetlerinden haberin olmuyor.

11 months ago 0 0 0 0

Acz, nidanın madenidir. İhtiyaç duanın menbaıdır.

1 year ago 0 0 0 0

Sıkıntı, sefâhetin muallimidir.. yeis, dalâlet-i fikrin.. zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menbaıdır.

1 year ago 0 0 0 0

Temâsül, tezadın sebebidir.. tenâsüb, tesânüdün esasıdır.. sıgar-ı
nefs, tekebbürün menbaıdır.. zaaf, gururun madenidir.. acz, muhalefetin menşeidir.. merak, ilmin hocasıdır.

1 year ago 0 0 0 0

İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medârı olan bir vesileyi elden bırakma. Ona yapış, âlâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık. Bir sultan gibi bütün kâinatın dualarını, kendi duan içine al.

1 year ago 0 0 0 0

Demek dua, bir sırr-ı ubûdiyettir. Ubûdiyet ise, hâlisen livechillâh olmalı. Yalnız aczini izhar edip, dua ile ona iltica etmeli. Rubûbiyetine karışmamalı. Tedbiri ona bırakmalı. Hikmetine itimad etmeli. Rahmetini itham etmemeli.

1 year ago 0 0 0 0

Eğer dua çok edildiği hâlde, beliyyeler def’olunmazsa, denilmeyecek ki: “Dua kabûl olmadı.” Belki denilecek ki: “Duanın vakti, kaza olmadı.” Eğer Cenâb-ı Hak fazl ve keremiyle belâyı ref’etse –nurun alâ nur– o vakit dua vakti biter, kaza olur.

1 year ago 0 0 0 0
Advertisement

Dünyanın meşakkatleri madem sevap verir, geçerler; o musibetlere karşı sabır içinde şükür ile, metanetle mukabele edilmek gerektir.

1 year ago 0 0 0 0

Sabırsız adam, teennî ile hareket etmediği için basamakları ya atlar düşer veya noksan bırakır, maksud damına çıkamaz. Onun için hırs, mahrumiyete sebeptir; sabır ise müşkülâtın anahtarıdır

1 year ago 0 0 0 0

Cenâb-ı Hak, Hakîm ismi muktezası olarak, vücûd-u eşyada, bir merdivenin basamakları gibi bir tertip vaz’etmiş.

1 year ago 0 0 0 0

Evet, musibetin darbesine karşı şekvâ suretiyle elbette âciz ve zayıf insan ağlar. Fakat şekvâ O’na olmalı, O’ndan olmamalı!..

1 year ago 0 0 0 0