Her doğru, ancak yaşanırsa anlam kazanır.
Posts by Athenaion
Bilgi, tek bir kapıdan girmez; duyularla açılır, akılla yürür, sezgiyle derinleşir.
Düşünmek, varlığı tanımaksa; bilmek, onu inşa etmektir.
Özne, dünya ile konuşan bir varlıktır; bilgisi bu diyaloğun yankısıdır.
Pasif bir gözlemci değil; aktif bir kurucuyuz.
Bilgi, yalnızca doğru olmakla değil; direnmeyi başarmakla değerlidir.
Senin elinde olan tek şey, zihnin ve tavrındır.
İnsanlar söyledikleriyle değil, düşündükleriyle yaşarlar.
Sözler, sıradan, geçici bir maske; düşünceler ise bir insanın ruhunun derinlikleridir.
Herkes kendi cehaletinin mahkûmudur.
Ama tembel insanlar, o cehaletle barış yapar.
😀
İnsanların davranışlarına ve söylediklerine takmamak, aslında zihinsel bir özgürlük sağlamak anlamına gelir.
Aristokrat, tüccarın uğraşlarını kirli ve basit görür; tüccar ise aristokratı tembellik ve atalet ile suçlar?
Sizce kim haklı?
Başta amaç buymuş gibi davranırsın, ama gerçekte o amaç sadece iş işten geçtikten sonra bulunmuş bir bahanedir.
Bir nesneyi biliyor olmak demek, onu bir kafese sokmuş olmak demektir.
Evet, her tanım bir sınırlamadır; çünkü tanımlar, kavramları sınırlayarak özgürlüğü ve sonsuzluğu daraltır, anlamı sınırlar.
Hayat, anlamını keşfederek güzelleşir, aksi takdirde boşluk ve sıkıntıyla dolu bir yolculuk olur.
Bir nesneyi biliyor olmak demek, onu bir kafese sokmuş olmak demektir.
Başta amaç buymuş gibi davranırsın, ama gerçekte o amaç sadece iş işten geçtikten sonra bulunmuş bir bahanedir.
Tüccar da oturmaz tabii, hemen yapıştırır cevabı
“Ben çalışıyorum paşam, senin gibi yastığa kafayı gömüp şiir okumuyorum. Ben olmasam bu site aç kalır! Sen ne üretiyorsun da bana parmak sallıyorsun?”
Aristokrat
Bu tüccar takımı parayla her şeyi kirletiyor. Alınmayacak adamı alıyor, satılmayacak şeyi satıyor. Milleti ahlaksızlığa alıştırıyor. Bunlar yüzünden mahallenin ruhu çürüdü!
Aristokrat da tüccar da kendi cephesinden haklılık üretir.
Yeter ki bunu ustaca giydirsinler, halkın kulağına şık bir ambalajla sunsunlar.
Aristokrat, tüccarın uğraşlarını kirli ve basit görür; tüccar ise aristokratı tembellik ve atalet ile suçlar?
Sizce kim haklı?
İnsanların davranışlarına ve söylediklerine takmamak, aslında zihinsel bir özgürlük sağlamak anlamına gelir.
Herkes kendi cehaletinin mahkûmudur.
Ama tembel insanlar, o cehaletle barış yapar.
İnsanlar söyledikleriyle değil, düşündükleriyle yaşarlar.
Sözler, sıradan, geçici bir maske; düşünceler ise bir insanın ruhunun derinlikleridir.
Bilgi, hayatın içinde yeşerir; düşüncede değil, yaşantıda derinleşir.
Bilmek, yalnızca düşünmek değil; aynı zamanda hissetmek, yaşamak ve yön vermektir.
Senin elinde olan tek şey, zihnin ve tavrındır.
Bilgi, yalnızca doğru olmakla değil; direnmeyi başarmakla değerlidir.
Pasif bir gözlemci değil; aktif bir kurucuyuz.