Advertisement · 728 × 90

Posts by Alp Buğdaycı

Post image

.

11 months ago 6 2 0 0
Preview
Sömürgecilik, Küresel Ticaret ve Sanayi Devrimi: Emperyalizmin Britanya Sanayi Devrimi’ndeki Rolü Üzerine Bir İnceleme Britanya Sanayi Devrimi'nin ortaya çıkışında emperyalizmin rolünü inceliyorum.

Bu makale, daktilo1984’te iki parça halinde yayınlanmıştı. Tek parça olarak da blogumdan veya academia sayfamdan okuyabilirsiniz. Academia linkini de aşağıya bırakıyorum:

www.academia.edu/128723720/S%...

1 year ago 5 1 0 0
Preview
Sömürgecilik, Küresel Ticaret ve Sanayi Devrimi: Emperyalizmin Britanya Sanayi Devrimi’ndeki Rolü Üzerine Bir İnceleme Sömürgecilik, Küresel Ticaret ve Sanayi Devrimi: Emperyalizmin Britanya Sanayi Devrimi’ndeki Rolü Üzerine Bir İnceleme   Britanya ve daha ...

Yeni makalemde Britanya Sanayi Devrimi'nin ortaya çıkışında sömürgecilik ve küresel ticaretin rolünü inceliyorum:

alpbugdayci.blogspot.com/2025/04/somu...

1 year ago 7 2 2 0

Eğer “h-hukuk devleti” önemliyse, sahip çıkmalı, konuşmalısınız.

1 year ago 4 0 0 0

Önemli bir şey mi oldu o tarihte yoksa? Suspus herkes. “40 milyar dolar satılmış🥴” İyi de neden satılmış? Sadece örtük biçimde, “h-hukuk devleti ö-önemli” mi diyeceksiniz? Sizin yüzünüzden yeni kurumsalcılığın tr’de itibarı beş paralık oldu mesela.

1 year ago 5 0 1 0

Birçok ünlü iktisatçı, 19 Mart'tan bu yana Merkez Bankası'nın sattığı döviz miktarının 40 milyar doları aştığını yazıyor, ama neden TCMB’nin böyle yüklü bir miktarı sattığına hiç değinmiyor. Ne olmuş ki 19 Mart’da ki böyle bir karar almışlar? Nedir 19 Mart’ın kerameti?

1 year ago 12 0 1 0

Dolayısıyla, AKP döneminde elektrik dağıtımı ihalelerin ezici çoğunluğunu AKP ile doğrudan bağlantılı firmalar kazanmış ve onlar elektrik dağıtımını üstlenmişlerdi.

1 year ago 2 0 0 0

Elektrik dağıtımının AKP döneminde özelleştirilmesiyle beraber, yandaşlara nasıl peşkeş çekildiğini gösteren çok sağlam bir iktisat makalesi vardır.
Özcan ve Gündüz’ün makalesi, 2002-2013 arasındaki 20 elektrik dağıtım ihalesinin 16’sı AKP ile doğrudan bağlantılı firmalara verildiğini belgeler:

1 year ago 8 0 1 0
Advertisement

Ama tam anlamıyla mahiyetini muhtemelen yıllar sonra, Trump’ın dış politika kurmaylarının bir röportajdaki itiraflardan öğreneceğiz gibi gözüküyor maalesef..

1 year ago 1 0 0 0

3. Ortada hiçbir darbe planı yokken; doğrudan dahil olarak, darbenin yapılacağı koşulları yaratması.

Latin Amerika darbeleri mesela ekseriyetle 2 ila 3. Kategoridedir. Peki Türkiye’de 19 Mart Darbesi’nde ABD’nin rolünü hangi kategoriye sokabiliriz? Muhtemelen 1. Veya 2. Olsa gerek. (…)

1 year ago 1 0 1 0

1. Doğrudan veya dolaylı şekilde dahil değil,İ hali hazırda başka aktörler tarafından yapılacak bir darbeye üst örtük biçimde yeşil ışık yakması.
2. Halihazırda başka aktörler tarafından yapılması planlanan bir darbe planına; gerek malzeme, gerek de strateji açısından desteklemesi.
(…)

1 year ago 2 0 1 0

19 Mart, kesinlikle Amerikan destekli bir darbedir. Ama burada ABD’nin rolünün niteliği maalesef ki yıllar sonra tam anlamıyla aydınlatılabilecek. Zira literatüre göre bir darbede ABD’nin dahil olma durumu 3 şekilde kategorize ediliyor:
(…)

1 year ago 4 0 1 0

Bu Galata Port her şekliyle AKP iktidarının simgesidir. Ahbap çavuş kapitalizminin, kent suçlarının, halkın kamusal alanının elitlere peşkeş çekilmesinin, katarlı zenginlere hitap eden cinsten şatafatın; her şeyiyle AKP’nin simgesidir.

1 year ago 12 0 0 1

“Doğuş Grubu, bu iktidardan nemalanan birisi değil”

O sırada Karaköy sahilinin önemli bir kısmının özelleştirilmesi sayesinde (adamlar bildiğiniz sahil kesimini özelleştirdi, yanlış okumadınız.) milyarlarca dolarlık bir AVM diken Doğuş Grubu’ndan mı bahsediyorsunuz?

1 year ago 9 0 2 0

Özgür Özel’in konuşmasının ardından, sabahtan beri alev aldı teker teker hepsi:D Demek ki, “cuntacı” söylemi bunların yumuşak karnıymış, onu anlamış olduk;))

1 year ago 14 2 0 0

CHP, bu ülkenin en onurlu ve şerefli tarihine sahip olan partidir. Hiçbir darbeyi de desteklememiştir. 27 Mayıs’a ilk başta İsmet Paşa karşı durur, 7 Mayıs 1960’da açıkça orduya, “müdahale etme” diyen İsmet Paşa’ydı.

1 year ago 8 0 0 0
Advertisement

1945’de çok partili yaşama geçiş, sadece ama sadece, İsmet Paşa’nın kişisel insiyatifi ile gerçekleşti. ABD Başkanı Truman 1945’de tüm senatonun önünde açıkça, “zamansız bir hareket” diye nitelendiriyordu tr’nin bu hareketini.

1 year ago 7 0 1 0

Nerde cunta yönetimlerinin destekçisi chp olmuş? İsmet Paşa olmasa, 1960’larda ülkede cuntaların iç savaşı başlayacaktı. Bilmeden konuşuyorlar.

Çankaya Protokolünü zorla imzalatmasa, bakalım ordu razı gelecek miydi demokrasiye? Başlamışlar bir de, “açık oy kapalı tasnif”:d Ne anlatıyorsun sen ya?

1 year ago 8 1 1 0

301 arkadaşımız hala cezaevinde.

1 year ago 8 2 0 0

Sen şaka mısın ya? Elif Şafak kim? Dalga mı geçiyorsunuz bizimle? Tam anlamıyla Edward Said’in Şarkiyatçılık’ta analiz ettiği durum bu:

1 year ago 8 0 0 0
Video

"Hak yeme, hakkını da yedirme" anamın bana tavsiyesi buydu.

Ömrüm boyunca hep bu tavsiyeye uydum. Hem kendi uğradığım haksızlık için, hem de haksızlığa uğrayan herkes için sonuna kadar mücadele edeceğim.

www.youtube.com/watch?v=UPRS...

1 year ago 8616 1530 131 51

Çok teşekkür ederim hocam🙂

1 year ago 0 0 1 0
Post image Post image Post image Post image

Bu konularda, genel bazı okumalar için bu arada:

1 year ago 3 0 0 0

Dolayısıyla, denetimden muaf tutulan kamu ihaleleri sayesinde aktarılabilen yüz milyarlarca doların, bugünkü otoriteryen rejimin temeli görevi gördüğü düşüncesindeyim. Bu bağlamda, 2003’te KİK’in ilk değişimi çok temel bir dönüm noktasını teşkil etmektedir.
(9)

1 year ago 1 0 1 0
Advertisement

Tüm bu değişimler ile yaklaşık 500 milyar dolar değerinde Kamu İhaleleri bürokratik ve hukuksal denetimden muaf tutuldu. Bu ihalelerin tabii ki ekserisi, yandaş şirketlere gitti. Gürakar’ın bu konuda muazzam bir çalışması vardır, aşağıya bırakacağım. (8)

1 year ago 1 0 1 0

Bugünün otoriter rejimini inşa etmede atılan ilk adımlardan biriydi. 2003’teki bu değişim ile, yüz milyarlarca dolarlık varlık, hiçbir denetime tâbi olmadan aktarılabilme olanağını yakalamıştı. Bu değişimin ardından, 2003-2013 arasında, AKP hükümetleri 28 kez daha KİK’i değiştirdi. (7)

1 year ago 1 0 1 0

Bu kapsamlı değişiklikler, 2003 Avrupa Birliği’nin Türkiye İlerleme Raporu’nda da, “kamu ihale sistemini müktesabata yaklaştırmak yerine, daha da uzaklaştırmış” denilerek eleştirilir.

Ne var ki,KİK’in değişimi aslında bence küçük bir detay değildi. (6)

1 year ago 1 0 1 0

Bu bağlamda, 2003 yılında KİK köklü biçimde yeniden düzenlenmiş ve kapsamı daraltılmıştı. Yapılan değişiklerle enerji, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet gösteren teşebbüs işletme şirketler; KİT’ler,Belediye Şirketleri yasanın kapsamından çıkartılarak denetimden muaf tutulmuştu.(5)

1 year ago 1 0 1 0

Dolayısıyla KİK, aslında AKP’nin patrimonyal rejimini kurabilmesi için inşa etmesi gereken patronaja dayalı sermaye birikim ağının önündeki en büyük engellerden biriydi.

Erdoğan, daha 2002 Aralık’ında, KİK’e karşı rahatsızlığını dile getirmeye başlamıştı. (4)

1 year ago 1 0 1 0

2001 krizi ardından yasalaşan Kamu İhale Kanunu ve bunun sonucunda kurulan Kamu İhale Kurumu(KİK)’nun amacı, Ayşe Buğra’nın deyişiyle, “(..)kamu ihale usullerini şeffaflaştırmak ve hükümetin keyfi müdahalelerini sınırlandırmak(…)”tı. (3)

1 year ago 1 0 1 0