Advertisement · 728 × 90

Posts by hüseyn tibukoğullarından

-Hatay'da konteynerda kalanlar, imza atarlarsa konteynerdan atılmakla tehdit edildi.

-Silivri Cezaevi'nde tutuklu Berkay Gezgin'e siyasi yasak konulması talep edildi.

-Saraçhane eylemlerine katılan 139 kişiye 3'er yıla kadar hapis istendi.

1 year ago 379 99 2 8

(Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 34)

1 year ago 0 0 1 0

Birey, haklarını talep etmek amacıyla önceden izin almadan, barışçıl yollarla göster ve yürüyüş düzenleyebilir.Özgür bir toplumda bireyin sesi kısılmaz, düşüncesi bastırılamaz. Bu özgürlük, yalnızca bir anayasal hak değil, aynı zamanda aklın ve iradenin ahlaki bir yansımasıdır.

1 year ago 0 0 1 0

(Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 5, 17, 25, 26)

1 year ago 0 0 1 0

Her birey, kendi hayatını yaşama, amaçlarını belirleme ve düşüncelerini ifade etme hakkına sahiptir. Bu hak ve özgürlüklerin temelinde bireyin, kendi kararlarını akıl yoluyla verebilme yetisi yer alır. Devletin temel görevi, bireyin yaşam hakkını, düşünce ve ifade özgürlüğünü korumaktır.

1 year ago 0 0 1 0
Post image

Depremzedelere bir ay sonra fatura gönderen Turkcell’i unutma.
İnternetini, hattını kullanamayan insanlara borç çıkaranları unutma.
Destek olmak yerine tahsilat yapanları unutma.
Yaralıya bile müşteri muamelesi yapan zihniyeti unutma.

UNUTMA, UNUTTURMA!

1 year ago 1168 231 23 7

Anladım, "Vardır sebebi hikmeti" düşüncesinin felsefi versiyonu. Ancak çok da geçerli değil, senin dediğin gibi. Tanrıyı kabul ettiğimizde bile ekstra bir neden gerekecek o eşeğin geçmesi için. Yani görüş teistler için bile saçma. Teşekkürler bilgi için. 🙏

1 year ago 3 0 0 0

Hocam, buraya tanrı koymaktan kastığın nedir bilmiyorum, açıklayabilir misin? Nedenselliğin tanrıya varacağı düşüncesini mi söylüyorsun?

1 year ago 0 0 0 0
Advertisement

Tıpkı başkasına verilen bilgilerin yanlış olabileceği veya bilimsel verilerin gözlem ve bilgi arttıkça değişebileceği gibi.

1 year ago 0 0 0 0

Bunun aksi de mümkündür. Bilim ve bilgi ise bu inancın ürünüdür ancak bu bilimi elimizdeki en iyi seçeneklerden biri olmasından alı koymaz. Söylediklerim sadece bilginin ve inancın temelinde inancın olduğunu, bu inancın zaman zaman yanlış olabileceğine bir göstergedir.

1 year ago 0 0 1 0

Evet, elimizde başka bir açıklama yok ama nedenselliğin belli düzeyde veya eksik gözleminin oluşturduğu alışkanlık gün sonunda doğru ya da yanlış bir inanca dönüşür. Daha önceki deneyimlerimiz durumu net bir şekilde kavrayamayacak şekilde eksikse, bu alışkanlıkla birlikte yanlış bir inanç doğurur.

1 year ago 0 0 1 0

gereğinden fazla güzel dişiler beni takip etmesin. şurda bi ideoloji yaşıcaz iki boykot kovalıcaz, dikkatimi dağıtıp duruyorsunuz

1 year ago 12 1 0 0
Post image
1 year ago 3 0 0 0

GÜNDEM DEĞİŞTİRME 301 İNSAN İÇERİDE
GÜNDEM DEĞİŞTİRME 301 İNSAN İÇERİDE
GÜNDEM DEĞİŞTİRME 301 İNSAN İÇERİDE
GÜNDEM DEĞİŞTİRME 301 İNSAN İÇERİDE
GÜNDEM DEĞİŞTİRME 301 İNSAN İÇERİDE
GÜNDEM DEĞİŞTİRME 301 İNSAN İÇERİDE
GÜNDEM DEĞİŞTİRME 301 İNSAN İÇERİDE

1 year ago 189 30 0 1

İzindeyiz hocam

1 year ago 1 0 0 0

Yani kısaca şöyle diyebiliriz: Deneyim-> Akıl-> Alışkanlık->İnanç. Bilgi edinme sürecimiz aslında bu çerçeve içerisinde özetlenebilir. Gözlemlerimizden başlar, bu gözlemleri akıl süzgecinden geçiririz ve sonunda bunların tekrarlanmasıyla oluşan alışkanlıklarımıza inanırız.

1 year ago 0 0 0 0
Advertisement

Ancak Hume’a göre, bu bağlar mantıksal bir zorunluluk değildir. Bizim inancımız, sadece geçmiş deneyimlerimize dayalı bir beklentidir. Rasyonalistler için kesin bilgi ve zorunluluk anlam taşısa da, Hume’a göre her şey aslında bir alışkanlıktan ibarettir.

1 year ago 0 0 1 0

Ancak biz, topun bir süre sonra sekmeyi bırakacağını ve bir noktada duracağını biliyoruz, çünkü enerjisini kaybetmeye başlar.

Hume, burada nedensellik (neden-sonuç ilişkisi) ile ilgili önemli bir noktaya dikkat çeker:İnsan, sık yaşadığı olaylar arasında bağlar kurar ve bunları doğru kabul eder.

1 year ago 0 0 1 0

Top yere düşüp yukarı çıktığında gözlem biterse uzaylının çıkaracağı sonuç şu olur: a=top yerden yüksek bir noktadan bırakıldı, b=top yere düştü ve öncekini geçmeyecek şekilde yukarı çıktı. Buradaki akıl yürütmesi, “a ve b oldu top alındı. Eğer alınmasaydı, bu sonsuz bir döngüye dönüşecekti”

1 year ago 0 0 1 0

Bu fikri basit bir örnekle açmak istiyorum. Elimizde bir top var. Hepimiz, topu yere bırakınca yere düşüp birkaç kere sekeceğini ve en sonunda duracağını düşünürüz. Ancak bunu gözlemleyen bir uzaylı, dünya üzerindeki fizik kurallarını bilmiyor ise, sadece şu sonuçları gözlemleyebilir:

1 year ago 0 0 1 0

Hume, 18. yüzyılda bu görüşü eleştirir. Ona göre, bilgiler doğuştan gelmez; aksine, bilgiyi duyular yoluyla deneyimlediğimiz şeylerden elde ederiz. Hume’un en önemli eleştirisi, rasyonalistlerin kesin bilgiye dayandırdığı neden-sonuç ilişkisini sorgulamak üzerine kuruludur.

1 year ago 0 0 1 0

Rasyonalizm, bilgiye ulaşma yolunun akıl olduğunu söyler. Rasyonalistlere göre, doğuştan gelen bir takım bilgiler, mantıksal çıkarımlar ve zihinsel aktiviteler sayesinde bilgiye ulaşılabilir. Bilgi, akıl sayesinde matematik ve mantık gibi süreçler geçirdikten sonra kesinliğe ulaşabilir.

1 year ago 0 0 1 0

Hazır X’ten buraya geldik, felsefik paylaşımlar yapayım da bir kişiye bile olsa faydam dokunur dedim.

Descartes, Spinoza ve Leibniz gibi filozoflarla birlikte altın çağını yaşayan rasyonalizme David Hume’un yaptığı eleştiriye değinmek istiyorum. Çünkü Hume’un vardığı sonuç gerçekten enteresan.

1 year ago 2 0 1 0

Bizi buraya @vatanperver-hmlndr.bsky.social çağırdı hocam

1 year ago 1 0 1 0
Advertisement