Advertisement · 728 × 90

Posts by caner ercan

Tasmanın ipini mi ısıyor o? Sırf zarar.

6 days ago 0 0 1 0
Post image

Böyle bir rezillik olamaz. Hiç utanda da yok.
(hep biz mi ifşa olcaz. Biraz da bu tarafın tadına varak)

6 days ago 0 0 1 0

okunuyor. Bakalım işin sonunda bina mühürlenirse çok gülerim. Ama şaka bir yana yönetimler eğer direnç görmezlerse üste çıkmakta çok mahirler. Ve bürokrasi hem çok kurnaz hem de çok gerzek.

1 week ago 0 0 0 0

Gerzekler bunu bize dememişler, şimdi de gelip bize suç bulurken itiraf etmiş oldular. Hem de buraya 80km ötede yıl başında 40 kişi hiçbir önlem olmayan yerde yangında ölmüşken. Belki de bu felaketle ilintili bir hamleydi bu ama sabahtan beri şikayet epostaları atılıyor, kanton hastane yasalarını

1 week ago 0 0 1 0

Uyarıdaki gerekçe şu: Binanın yangın tespit ve uyarı sistemi etkin olmadığından kulaklıkla çalışırken bir acil durumda duymayabilirmişiz ve bu güvenlik riskiymiş. Tabiki de bölümde infial oldu bunun üzerine. Çünkü yangın sisteminin çalışmadığından hiçbirimizin haberi yoktu.

1 week ago 0 0 1 0

İlk anda duymamışız. Bir ufak not, biraz bizim ekibi tanıyorsam bunun %80i duymazdan gelenlerdir de neyse. Konuya dönelim. Bina yeni bir bina, 2. Kat, binaya ve kata girerken ayrı kart basılıyor. Herkes burada çalışanlar. Alert olmamızı ya da birisini beklememiz gerektirecek bir durum yok.

1 week ago 0 0 1 0

Geçen haftalarda bizim enstitüye kadının biri geldi, tek tek odalara girdi, kendini tanıttı, güvenlik bürodanım teftiş edecem dedi. Biz de umursamadık. Bu hafta bölüme rapor gelmiş teftişe dair. Uyarı almışız. Sebebi şu, bir çok kişi kulaklıkla çalıştığından odaya girdiğinde, seslendiğinde kadını

1 week ago 0 0 1 0

Her türlü görece küçüleceğinden ek müdahaleye gerek kalmadan güçlüyüm koruyan sistem çıkmasını sağlar.
Ama bugün karşılaştığım olay bürokrasinin bir başka özelliği ola gerzekliği üzerineydi.

1 week ago 0 0 1 0

Bürokrasi hep hantallıkla eşleştirilir ama ben bu sonucun bir niyet sonucu olduğunu düşünürüm. Yapay bir engel yaratılır. Bu bir legalite hissi yaratır ama aslında aslında sisteme giriş seviyesi yükseltiliyor buradan istenene yol verilmesi sağlanıyprdur. Böyle olmasa bile büyükler için o engeller

1 week ago 0 0 1 0

Birazdan balkona çıkıp "yeter bu baş ağrısı geçsin" diye bağıracağım. 1-1.5 haftadır sürekli düşük şiddette ama daimi ağrıyor. Bazen unutuyorum, bir anda şiddeti artınca "aaa başım ağrıyordu, doğru" diye anımsatıyor kendisini.

1 week ago 0 0 0 0
Advertisement

Ama günün sonunda önemli olan sosyal ilişkiler, bağlar. Bence asıl burada bir fırsat kıymetlidir ve özenli yaklaşım gerektirir. Diğerlerinin olacağı varsa oluyor zaten.

1 week ago 0 0 0 0

Yeni başladığım bölümde bir eleman var. Daha ilk günden eminim kafalarımızın uyuşacağına. Ama ağırdan alıyorum. Acelem yok çünkü eminim. Hızlı ilerleyip ele yüze bulaştırmaya gerek yok. Suyu test ede ede gitmeli.
Birçok kişi bu tip ince ayarlı yaklaşımları romantik/cinsel ilişkiler için uyguluyor.

1 week ago 1 0 1 0

Bugün de dil modellerine manipüle edildik çok şükür. Birkaç yıl önce hayatımızda olmayıp bugün rutinimiz olan bir durum.

1 week ago 0 0 0 0

"Sıkıntı dün, sıkıntı yarın, bugün sıkıntı yok."

2 weeks ago 1 0 0 0

Şu hayatta en sinir olduğum şeylerden birisi Sevan Nişanyan'ın dediklerindeki özgünlüğe kapılıp karşı koyamadan kulak kabartmak, hatta ve hatta içindeki haklı nüansları görmek. O bu detayları kullanıp konuyu başka yerlere çekiyor, manipüle ediyor, o ayrı.

2 weeks ago 1 0 0 0

Geçen hocayla hararetli hararetli tartışıyoruz bir şeyleri, konu oraya nasıl gedi hatırlamıyorum, bir anda durdu döndü bana ve "Biliyor musun sen aslında gizli Yunansın..." duraksadı "Ben de gizli Türküm" dedi.
Biriz zaten kardeşim bir. Ben Akdenizliliğin Batı Asya tonuyum sense adalı. O kadar.

3 weeks ago 0 0 0 0

Belki çok anakronik bakıyorum, belki kitaba dair yanlış beklentilerimin kurbanı oldum. Lafargue gibi büyük bir ismin etkisi altında başladım. Bilemiyorum. Belki de sistemin tamamen zihnini teslim almış olduğu kişilere ulaşmak için esas yol budur ve ben bunu kaçırıyorum.

3 weeks ago 0 0 0 0
Advertisement

dışlamak beni şok etti. Sanırım kitap tamemen ajitasyon odaklı yazılmış bir kitap. Bu bağlamdan okumak lazım. Ancak yine de aşırı çalışma koşullarında sefalet içinde tükenirken kafasını kaldıramayan işçiler ludizme yöneldiler diye onları hakir görmek beklemediğim bir taktikti.

3 weeks ago 0 0 1 0

Başka bir yerde 18.yy'daki yaşam şartlarımızı sağlayacak üretim kapasitisine geldiğimiz anda durup onu idame ettirecek kadar gitmemizi salık veren, üstüne koymayı sefillik gören bir yaklaşım vardı. Denek istediğini anlıyorum. Her fazla ürettiğinize el konuluyor demek istiyor ama ilerlemeyi bu kadar

3 weeks ago 0 0 1 0

Bir yerde iş talebiyle ayaklanan halkları yaşadıkları sefaletin giderilmesini doğrudan talep etmek yerine ücretli emeğe dahil olayı istemelerinden dolayı suçlayan bir pasaj vardı. Sanki onlar protestan ahlakın bir esiri olarak bu düşünceye sıkışmışlar gibi aşağılıyordu.

3 weeks ago 0 0 1 0

Belki bağlamına dair biraz daha bakmalıyım ancak kitabın benim anladığım emek değer teorisi ile çelişen oldukça fazla yanları vardı. Sanki ücretli emeğin sömürüsü ve aşırı çalışmanın karşısındaki yolun çalışmama olduğunu savunur bir yaklaşımla kuruluyordu her şey.

3 weeks ago 0 0 1 0
Post image

Yazma konusunda itkiyi almışken geçen okuduğum, üzerine çiziktirmeyi çok istediğim arada kaynamış şu incecik ancak etkili kitaba dair düşüncelerimi yazayım. Beni oldukça şaşırtmış hatta rahatsız etmiş bir kitap. Öyle ki elime aldığımda hırsla bir çırpıda bitirdim.

3 weeks ago 2 0 2 0

Bu benim kendime o kadar çok kızdığım bir alan ki. Ya yazmaya oturamıyorum, ya da oturunca fikirler uçuşuyor toplayamıyorum. Ama alakasız yerde, özellikle yürüyüş yaparken bir anda düşünceler, anılar çok güzel sıralanıyor zihnimde.

3 weeks ago 0 0 1 0

Hatta öncesinde Veneto bölgesinin olaysız bir öğrenci şehri olan Padova'da birkaç gün kalmıştım ve harika bir deneyimdi benim için. Keyifle yezdim, oturdum, toplantılara girdim çıktım, vakit geçirdim.
Şimdi anımsıyorum, derdim biraz turistlerdi de, zira sabah 6'da kalkıp gezmiştim ikinci gün sakinde

3 weeks ago 1 0 1 0

Benzer hisleri çokça kişiler yaşamış anlaşılan. Ki Ruskin'in betimlediği son hâlden bana 150 yıldan fazla var. Tabi öte yandan 4-5 yüzyıldır herkesin bitti dediği; maşallah hâlâ çürüye çürüye bitememiş bir şehir.
İtalyan şehirlerini ben de çok severim. Akdeniz'in her yanı gibi.

3 weeks ago 1 0 1 0
Advertisement

Tabi şu da var. Paris'e ilk gittiğimde nefret ettim. Ve pek beklentim olmadan gitmiştim. Resmen ayrılmaya gün saydım. İkinci gidişimde ayağım geri geri gidiyordu. Ama hayran kaldım. Hoş İstanbul'u da sonradan sevmişimdir. Pek tutarlı birisi değilim şehirlerle ilgili sanırım.

3 weeks ago 0 1 0 0

Ama bineal bölgesini bulmamla şehirle barışma sürecim başladı ve tekne bileti aldığımda da hem ana adada dolaşmaya hem de çevre adalara gitmeye yarayınca genel algım değişti. Yine de bir daha gidecek olursam büyük bir hevesle gideceğimi sanmıyorum.

3 weeks ago 0 1 1 0

Bir de kaybolmuş hissettim. Çünkü yönümü asla tayin edemiyordum. Ben telefona bir kez bakıp o yöne doğru gidip yaklaştığımda bir daha bakmayı severim. Kaybolmak da bulmak da zevklidir. Orada bu da olmadı.

3 weeks ago 0 1 1 0

Duvarlardaki tuğlaların da ufaldığını görmemle beraber batmakta, çürümekte, sakinlerinin terk ettiği bir yerde, bir tükenişin tematik parka çevrilmiş halinde kaybolmuş ve kısılı kalmış hissettim. O kitapçı da işte o ilk günden. Orada çürüyen kitapları görmem de mum dikmişti üstüne.

3 weeks ago 0 1 2 0

Kaybolmuş gezinirken bir meydanımsı yerde tek bir ağaç gördüğümde duyduğum heyacanı, coşkuyu unutamıyorum.
Yerel insan göremedim hiç. Bu beni çıldırttı. Ben bir yere gttiğimde o kentin yapılarıyla beraber yaşayışı, yaşanlarını da görmeye, bir süreliğine onların içine girmeye çalışırım.

3 weeks ago 0 1 1 0