Advertisement · 728 × 90

Posts by ESHAHABER.COM.TR

Preview
Elazığ, Turizm Markası Oluyor. BAŞKAN ŞERİFOĞULLARI İLE ELAZIĞ, TURİZMDE MARKA ŞEHİR OLMA YOLUNDA 15-22 Nisan Turizm Haftası’nda Elazığ, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın vizyon projeleriyle turizmde yükselişini sürdürüyor. Harput başta olmak üzere hayata geçirilen restorasyon, müze ve turizm altyapı yatırımlarıyla şehrin marka değeri her geçen gün daha da güçleniyor.  15-22 Nisan Turizm Haftası dolayısıyla hayata geçirilen projeler ve yatırımlarla Elazığ emin adımlarla geleceğe yürürken, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmalar kentin turizm vizyonunu güçlendirmeye devam ediyor. Başkan Şerifoğulları tarafından, Harput’un turizm potansiyelinin ortaya çıkartılması ve cazibesinin artırılması hedefi ile önemli dönüşümler gerçekleştirilirken, kent genelinde de turizm altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar atılıyor.   BAŞKAN ŞERİFOĞULLARI, UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ İÇİN YOĞUN MESAİ HARCIYOR  Bu kapsamda Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, medeniyetler merkezi Harput’un UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alabilmesi için son 6 yılda önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Tarih boyunca doğal dokusu, korunmuş mimari mirası, kültürel değerleri, yetiştirdiği önemli şahsiyetleri, dini ve ilmi alandaki katkıları, özgün müziği ve folklorik zenginliğiyle öne çıkan Harput’a önemli yatırımlarda bulunan Başkan Şerifoğulları, kadim şehri bir turizm cazibe merkezi haline getirmek için çalışmalarını sürdürüyor.  Müzeler Şehri Elazığ projesi kapsamında hayata geçirilen müzelerden, tarihi yapıların restorasyon çalışmalarına, sokak sağlıklaştırma ve rekreasyon projelerinden kültürel etkinliklere kadar her alanda Harput’u yeniden ayağa kaldıran Başkan Şerifoğulları, Harput’un UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alması için yoğun çaba sarfediyor.  HARPUT KONUKEVİ, BEŞ YILDIZLI OTEL KONFORUNDA HİZMET SAĞLIYOR Elazığ Belediye Başkanı Şerifoğulları’nın Harput’un turizm potansiyelini ortaya çıkarma ve cazibesini artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği yatırımlardan biri de Harput Konukevi oldu. Harput Mahallesi girişindeki beş tescilli konağın restore edilmesiyle hizmete açılan Harput Konukevi, geleneksel mimarisi ve 11 odalı butik otel konseptiyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Tarihi dokusu ve sunduğu manzarasıyla öne çıkan konukevi, beş yıldızlı otel konforunda sıcak bir ortam sunarak konuklarına kültürel bir deneyim yaşama imkanı sağlıyor.  BALAKGAZİ PARKI VE CAM SEYİR TERASI, KONUKLARINA EŞSİZ BİR DENEYİM SUNUYOR Açıldığı günden itibaren yoğun ilgi gören Harput Balakgazi Parkı ve Cam Seyir Terası, şehir içinden ve şehir dışından gelen konuklarına eşsiz bir deneyim sunuyor.  Balakgazi Parkı önündeki kayalıklar üzerinde 220 m² zemine sahip cam seyir terası, Elazığ manzarasını misafirlerine yaşatırken yeniden şekillenen rekreasyon alanıyla da park, tam bir cazibe merkezi kimliği ile hizmet veriyor.  AHMET BEY CAMİİ, HARPUT’UN MANEVİ ATMOSFERİNİ YANSITIYOR İnanç turizmi açısından tarihi camileriyle de ön plana çıkan Harput'ta Osmanlı devri ilk Sancak Beylerinden Ahmet Bey tarafından yaptırılan Ahmet Bey Camii’nde Elazığ Belediyesi tarafından restorasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Tarihi dokusunun korunduğu cami, Harput’a adım atan ziyaretçileri karşılayarak kadim şehrin manevi atmosferini hissetmelerini sağlıyor.  MÜZELER ŞEHRİ ELAZIĞ, KÜLTÜR TURİZMİYLE DE ÖNE ÇIKIYOR Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları tarafından Müzeler Şehri Elazığ projesi kapsamında hayata geçirilen ve Harput’un tarihi dokusunu yaşatan Sağir Müftü Konağı’nda hayat bulan Basın Müzesi, şehrin basın hafızasına katkı sunuyor. Mehmet Topal Basın Müzesi’nde baskı kalıplarından matbaaya, haberleşme araçlarından gazete ve dergilere kadar birçok basın ve yayın materyali sergilenirken, şehrin kültürel mirasını keşfetmek isteyen ziyaretçilere unutulmaz bir yolculuk yaşatıyor. Harput’un köklü musikisini günümüze kadar taşıyan Harput Musiki Müzesi, Harput Konağı’nda müzikseverleri ağırlayarak adeta konuklarını geçmişe bir kültür yolculuğuna çıkartmaya devam ediyor.   Asırlardır Harput’un simgelerinden biri olan Hoca Hasan Hamamı, Elazığ Belediyesi tarafından restore edilerek müze olarak yeniden şehre kazandırıldı. Tarihi dokusunu koruyan yapı, sergilenen bal mumu heykeller ve döneme ait hamam malzemeleriyle ziyaretçilerine geçmişe yolculuk imkanı sunarken, yaz aylarında düzenlenen Kürsübaşı konserleriyle de vatandaşlara keyifli akşamlar yaşatıyor. Kent merkezinde yer alan Kent Müzesi ise Elazığ Belediyesi tarafından restore edilen tarihi yapı içerisinde düzenlenerek şehrin kültürel hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Zemin katta Harput’un binlerce yıllık tarih yolculuğu ve Cumhuriyet’e uzanan eğitim süreci sergilenirken, üst katta dokuma, mutfak kültürü, müzik mirası ve geleneksel el sanatları gibi değerler özgün minyatürler ve modellemelerle yaşatılıyor. Öte yandan Elazığ Belediyesi tarafından, Elazığ’ın kadim kültürünün önemli miraslarından biri olan tespih sanatını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla, Harput’ta Tespih Müzesi ve Sergi Alanı hayata geçirilecek.  Ayrıca yine Elazığ Belediyesi, 24 Ocak 2020 depreminde hasar gören tarihi Öğretmenevi’nde güçlendirme ve restorasyon çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalar tamamlandığında yapı, tarihi dokusuna uygun şekilde yeniden tasarlanarak Eğitim Müzesi ve Millet Kütüphanesi olarak şehrin kültürel mirasına kazandırılacak.  TARİHİ HARPUT-HÜSEYNİK YOLU, ŞEHRİN KÜLTÜREL KİMLİĞİNE KATKI SUNDU Elazığ Belediyesi tarafından yapılan çalışmalarla 2200 metre uzunluğundaki tarihi Harput-Hüseynik Yolu ve çevresi restore edilerek modern bölgeye bir kimlik kazandırıldı. Seyir terasları ve yürüyüş yolları ile donatılan bölge, vatandaşların huzur ve konforla vakit geçirebilecekleri yaşam alanı haline dönüştü.  YENİLEME VE RESTORASYON ÇALIŞMALARI, ŞEHRİN TURİZMİNE DEĞER KATTI Elazığ Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Ticaret Doğduğu Sokaklara Dönüyor Projesi” kapsamında Kapalı Çarşı, Bakırcılar Çarşısı ve Saray Camii çevresinde yapılan yenileme ve restorasyon çalışmalarıyla bölge cazibe merkezi haline getirilerek il dışından gelen konuklara tarihi dokuyu modern imkanlarla birlikte deneyimleme fırsatı sunuyor. Bölgenin yenilenen yüzü ile Elazığ’ın kültür ve turizmine katkı sağlanırken ticaretin canlanması ve ziyaretçilerin şehre olan ilgisi de artıyor. Elazığ Belediyesi, Cip-Pelte bölgesinde çıkartılan termal suyu sağlık turizmine kazandırmak için imar planını tamamlayarak alanı yatırıma hazır hale getirdi.  ELAZIĞ BELEDİYESİ’NDEN SAĞLIK TURİZMİNE ÖNEMLİ KATKI Elazığ Belediyesi, Cip–Pelte bölgesinde çıkartılan termal suyu sağlık turizmine kazandırmak için imar planını tamamlayarak alanı yatırıma hazır hale getirdi. Bu kapsamda Başkan Şerifoğulları’nın, “İstihdam ve Kalkınma” vizyonu hedefi doğrultusunda gerekli altyapı sağlanarak yatırımcılar, şehrin kaplıca ve sağlık turizmine değer katacak projeye davet edildi. Böylece sağlık turizminin gelişimine de önemli bir katkı sağlanmış oldu.   ŞEHİRLER ARASI OTOBÜS TERMİNALİ, YÜZLERCE YOLCUYU AĞIRLIYOR Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın vizyon projeleri arasında yer alan Şehirler Arası Otobüs Terminali, çağdaş mimarisi ve işlevsel yapısıyla şehrin dışa açılan kapısı oldu. Günde yüzlerce yolcuyu ağırlayan terminal, modern hizmetleri, sosyal alanları ve özel gereksinimli vatandaşlara yönelik düzenlemeleriyle Elazığ’ın turizm potansiyeline katkı sunarak marka değerlerinden biri haline geldi.  BAŞKAN ŞERİFOĞULLARI; “BİZ, BU ŞEHRİ SEVİYORUZ” Elazığ’ı geleceğe taşıyacak birbirinden kıymetli projeleri yatırıma dönüştüren Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, 15-22 Nisan Turizm Haftası’nı kutlayarak şehrin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için önemli yatırımları hayata geçirdiklerini belirtti. Harput’un tarihi ve kültürel mirasının korunarak turizme kazandırılması adına yoğun çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Şerifoğulları, UNESCO Dünya Miras Listesi hedefi doğrultusunda sürecin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Kent genelinde yapılan yatırımlarla Elazığ’ın bir turizm şehri olarak öne çıkması için çalışmaya devam edeceklerini dile getiren Başkan Şahin Şerifoğulları; “Biz, bu şehri seviyoruz.” dedi.

Güncel News press Elazığ, Turizm Markası Oluyor. #sondakika #news #gündem

3 days ago 0 0 0 0
Preview
Minik Öğrencilerden Belediye Ulaşım Müdürlüğü'ne Ziyaret Yunus Emre İlkokulu öğrencileri, Elazığ Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nü ziyaret ederek gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgiler aldı. Yunus Emre İlkokulu 3-B sınıfı öğrencileri Elazığ Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nü ziyaret etti.  Elazığ Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürü Hakan Dayı’nın Elazığ Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdiği ziyarette, minikler; trafik ekiplerinin kurduğu kısa düzeneği ilgiyle takip ederek trafik eğitimi aldı.  Merak ettikleri konuları Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü yetkililerine sorarak öğrenen öğrenciler, belediye hizmetlerini yakından tanıma fırsatı buldu. Sosyal ve kültürel açıdan da önemli deneyimler kazanan minikler, keyifli bir gün geçirdi.  Yunus Emre İlkokulu Öğretmeni Nurhayat Küçük, etkinliğin öğrenciler için son derece faydalı olduğunu vurgulayarak Elazığ Belediyesi’ne teşekkür etti.  Öğrenciler ise trafik kuralları ile ilgili önemli bilgiler edindiklerini söyledi.

Güncel News press Minik Öğrencilerden Belediye Ulaşım Müdürlüğü'ne Ziyaret #sondakika #news #gündem

4 days ago 0 0 0 0
Preview
Kürsübaşı Ekibi Muş'ta Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın öncülüğünde üreten belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Elazığ Belediyesi, Cip Jeotermal Sera Sahası’nda yetiştirdiği çiçek fidelerini şehrin dört bir yanında toprakla buluşturmaya hazırlanıyor.  Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kentin yeşil dokusunu güçlendirmek amacıyla modern üretim tekniklerinin kullanıldığı Cip Jeotermal Sera Sahası’nda fide üretimini sürdürüyor. Fideler tohumdan çimlenerek büyütülürken, üretim sürecinde ise kaliteli ve sertifikalı tohumlar tercih ediliyor.  YÜKSEK VERİMLİLİK HEDEFLENİYOR Tohumlar, otomatik sulama ve iklimlendirme sistemleri sayesinde kontrollü koşullarda çimleniyor. Fidelerin büyüme aşamasında sıcaklık, nem ve ışık koşulları sürekli kontrol edilerek tohumlarda en yüksek verimliliğin sağlanması hedefleniyor.  FİDELER, PARK, BAHÇE VE REFÜJLERDE TOPRAKLA BULUŞTURULACAK Cip Jeotermal Sera Sahası’nda yürütülen üretim çalışmalarında özellikle kadife çiçeği ve zinya gibi mevsimlik türlere öncelik veriliyor. Bu türler, uzun süre çiçekli kalmaları ve şehre kazandırdıkları görsel zenginlik nedeniyle tercih ediliyor. Fideler, belirli olgunluğa ulaşmasının ardından Elazığ’ın park, bahçe ve refüjlerinde toprakla buluşturulacak ve kent estetiğine değer kazandıracak.  ELAZIĞ BELEDİYESİ, SÜRDÜRÜLEBİLİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI İLE ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Öte yandan sürdürülebilir belediyecilik anlayışı kapsamında Elazığ Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen çiçek fidelerinin üretimi sayesinde dışa bağımlılık önemli ölçüde azaltılıyor. Üretimini kendi tesislerinde gerçekleştiren Elazığ Belediyesi, hem maliyetleri düşürüyor, hem de kaynakları daha etkin ve verimli kullanmış oluyor. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, üretim çalışmalarının kesintisiz şekilde sürdürüleceği belirtildi.

Güncel News press Kürsübaşı Ekibi Muş'ta #sondakika #news #gündem

4 days ago 0 0 0 0
Preview
Elazığ Kendi Çiçeğini Üretiyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın öncülüğünde üreten belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Elazığ Belediyesi, Cip Jeotermal Sera Sahası’nda yetiştirdiği çiçek fidelerini şehrin dört bir yanında toprakla buluşturmaya hazırlanıyor.  Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kentin yeşil dokusunu güçlendirmek amacıyla modern üretim tekniklerinin kullanıldığı Cip Jeotermal Sera Sahası’nda fide üretimini sürdürüyor. Fideler tohumdan çimlenerek büyütülürken, üretim sürecinde ise kaliteli ve sertifikalı tohumlar tercih ediliyor.  YÜKSEK VERİMLİLİK HEDEFLENİYOR Tohumlar, otomatik sulama ve iklimlendirme sistemleri sayesinde kontrollü koşullarda çimleniyor. Fidelerin büyüme aşamasında sıcaklık, nem ve ışık koşulları sürekli kontrol edilerek tohumlarda en yüksek verimliliğin sağlanması hedefleniyor.  FİDELER, PARK, BAHÇE VE REFÜJLERDE TOPRAKLA BULUŞTURULACAK Cip Jeotermal Sera Sahası’nda yürütülen üretim çalışmalarında özellikle kadife çiçeği ve zinya gibi mevsimlik türlere öncelik veriliyor. Bu türler, uzun süre çiçekli kalmaları ve şehre kazandırdıkları görsel zenginlik nedeniyle tercih ediliyor. Fideler, belirli olgunluğa ulaşmasının ardından Elazığ’ın park, bahçe ve refüjlerinde toprakla buluşturulacak ve kent estetiğine değer kazandıracak.  ELAZIĞ BELEDİYESİ, SÜRDÜRÜLEBİLİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI İLE ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Öte yandan sürdürülebilir belediyecilik anlayışı kapsamında Elazığ Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen çiçek fidelerinin üretimi sayesinde dışa bağımlılık önemli ölçüde azaltılıyor. Üretimini kendi tesislerinde gerçekleştiren Elazığ Belediyesi, hem maliyetleri düşürüyor, hem de kaynakları daha etkin ve verimli kullanmış oluyor. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, üretim çalışmalarının kesintisiz şekilde sürdürüleceği belirtildi.

Güncel News press Elazığ Kendi Çiçeğini Üretiyor. #sondakika #news #gündem

4 days ago 0 0 0 0
Preview
TPD'den Okul Saldırılarına İlişkin Açıklama: "Çözüm Kapsayıcı Sosyal Politikalarda" Hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara acil şifa dileklerini ileten TPD, bu tür şiddet olaylarının yalnızca bireysel ruh sağlığı sorunu olmadığının altını çizdi. Toplumsal Koşullar ve Şiddet İlişkisi Dernek açıklamasında, şiddet olaylarının ekonomik ve toplumsal koşulların bir yansıması olduğu vurgulandı. "Eşitsizlikler, yoksulluk, güvencesizlik, dışlanma ve şiddetin normalleştiği ortamlar, bu tür olayların ortaya çıkma riskini artırmaktadır" ifadelerine yer verildi. Çözüm Önerileri TPD, çözümün yalnızca bireye odaklanan yaklaşımlarla değil, kapsayıcı sosyal politikalar, eşitlikçi eğitim ortamları ve güçlendirilmiş kamusal destek sistemleriyle mümkün olduğunu belirtti. Açıklamada şu önerilere yer verildi: Okulların güvenli, kapsayıcı ve destekleyici alanlar olarak güçlendirilmesi Psikososyal hizmetlerin yaygınlaştırılması Önleyici politikaların kararlılıkla uygulanması Medyaya Sorumluluk Çağrısı TPD, hayatını yitirenler ve saldırganlarla ilgili haber ve paylaşımlarda sorumlu ve özenli bir dil kullanılması gerektiğini vurguladı. Sansasyonel, ayrıntılandırıcı ya da özendirici anlatımlardan kaçınılması, kamusal dilin toplumsal iyilik halini ve önleyici yaklaşımı gözetmesi gerektiği ifade edildi. Dernek, şiddetin toplumsal belirleyicilerini gözeten bütüncül politikaların hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.

Güncel News press TPD'den Okul Saldırılarına İlişkin Açıklama: "Çözüm Kapsayıcı Sosyal Politikalarda" #sondakika #news #gündem

6 days ago 0 0 0 0
Preview
Elazığ Belediyesi Musiki Toplulukları; Kürsübaşı Ekibi Elazığ Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerine devam eden Musiki Toplulukları Kürsübaşı Ekibi, Muş’ta Harput musikisinin en güzel örneklerini sundu. Bu kapsamda Muş’un Bulanık Kaymakamlığı tarafından düzenlenen programda Kürsübaşı ekibi, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Spor Salonu’nda sahne aldı.   Çok sayıda davetlinin katıldığı program, Elazığ Belediyesi Musiki Toplulukları’nın halk oyunları gösterileriyle başladı. Koro Şefi Tuna Bozkurt’un yönetimindeki Kürsübaşı ekibinin birbirinden güzel eserleri, izleyiciler tarafından beğeni ve coşkuyla takip edildi. Programda konuşan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu; Elazığ Kürsübaşı ekibini, ilçe halkıyla özel bir gecede buluşturmak istediklerini ve bu konuda Elazığ Belediyesi’nin katkılarının anlamlı olduğunu ifade etti. Kaymakam Koşansu, desteklerinden dolayı Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’na teşekkür etti. Elazığ Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Mehmet Karaaslan’a plaket takdim eden Kaymakam Ömer Övünç Koşansu, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’na iletilmek üzere Sultan Alparslan temalı yağlı boya tablosu hediye etti.

Güncel News press Elazığ Belediyesi Musiki Toplulukları; Kürsübaşı Ekibi #sondakika #news #gündem

6 days ago 0 0 0 0
Preview
Elazığ Belediyesi’nden Yatırımcılara Davet: Cip Termal Turizm Alanı Yatırıma Hazır. CİP TERMAL TURİZM / KAPLICA ALANI YATIRIMA HAZIR; ELAZIĞ BELEDİYESİ, YATIRIMCILARI BEKLİYOR  Elazığ Belediyesi’ne ait Merkez Cip–Pelte köyleri sınırları içerisindeki jeotermal sahadan çıkartılan termal suyun sağlık turizmine kazandırılması amacıyla bölgenin imar planı tamamlanarak yatırıma hazır hale getirildi. Elazığ Belediyesi, yatırımcıları şehrin kaplıca ve sağlık turizmine değer kazandıracak projelere katkı sunmaya davet etti. 2019 yılında MTA (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) tarafından açılan Pelte-2 jeotermal sondaj kuyusundan 2200 metre derinlikte, 58 C sıcaklıkta ve 90 lt/sn debili termal su elde edilmişti.  TERMAL SU, BİRÇOK HASTALIĞIN TEDAVİSİNDE KULLANILABİLECEK Yapılan analizlerde suyun, “Sodyum bikarbonatlı, karbondioksitli, florürlü, bromürlü, silisyumlu ve borlu” özel balneolojik sınıfına girdiği ve tedavi amaçlı kullanıma uygun olduğu belirlenmişti.  Bu özellikleriyle termal suyun kalp ve damar hastalıkları, cilt rahatsızlıkları ve romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği ifade edilmişti.  BAŞKAN ŞERİFOĞULLARI'NDAN “İSTİHDAM VE KALKINMA” VİZYONU Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın “İstihdam ve Kalkınma” vizyonu hedefi doğrultusunda söz konusu saha, aynı yıl Elazığ Belediyesi tarafından MTA’dan 30 yıllığına kiralanmıştı. Elazığ Belediyesi; Cip Mesire Alanı’nda başlattığı termal sera projesi ile üretime devam ederken turizm alanında yatırım ve istihdamı artırmak, sağlık ve kaplıca turizmini geliştirmek amacıyla girişimlerde bulunmuş, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın çalışmalarının ardından Cumhurbaşkanlığı kararıyla 518.483,24 m² büyüklüğündeki alan “Elazığ Termal Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” ilan edilmişti. BÖLGE, YATIRIMA HAZIR HALE GETİRİLDİ Bölgenin turizm yatırımlarına açılması için imar planı çalışmaları Elazığ Belediyesi tarafından tamamlanırken bölge yatırıma hazır hale getirildi.  Elazığ’a turizm açısından önemli katkılar sunması ve yatırımcılar için cazip bir merkez haline gelmesi beklenen alanın; hazırlanan imar planına göre birinci bölgede maksimum 360 yatak kapasiteli otel ve turizm tesisleri, ikinci bölgede 370 yatak kapasiteli otel ve turizm tesisi, üçüncü bölgede 240 yatak kapasiteli otel ve turizm tesisi, dördüncü bölgede 600 yatak kapasiteli sağlık tesisi, beşinci bölgede 790 yatak kapasiteli sağlıklı yaşam tesisi, altıncı bölgede Elazığ Belediyesi tarafından yapılacak yatırımlar kapsamında günlük kullanım tesisleri, yedinci bölgede ise ticari alanlar planlandı. Bölgeye ayrıca cami, kültürel tesis alanları, parklar, ticaret alanları ile açık spor ve rekreasyon alanlarının da kazandırılması hedefleniyor. BÖLGEYE DEĞER KATACAK YATIRIMLAR İÇİN DAVET Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada yatırımcılar, Elazığ’ın termal turizm potansiyelini değerlendirmeye ve bölgeye değer katacak yatırımlar yapmaya davet edildi.

Güncel News press Elazığ Belediyesi’nden Yatırımcılara Davet: Cip Termal Turizm Alanı Yatırıma Hazır. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Advertisement
Preview
Elazığ Belediyesi’nden Gençlere Ücretsiz Sinema Atölyesi Fırsatı. Elazığ Belediyesi tarafından açılacak olan Sinema Atölyesi, 15 Nisan Çarşamba günü başlıyor.  Elazığ Belediyesi, şehrin kültürel ve sosyal hayatını zenginleştirmek ve sanat faaliyetlerini desteklemek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Elazığ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından gençlere ve sinema meraklılarına detaylı bir öğrenme imkanı sunmak amacıyla Sinema Atölyesi hayata geçirilecek. Usta yönetmen Süleyman Ağa Baydili’nin destekleri ile gerçekleştirilecek eğitimler kapsamında, senaryodan yönetmenliğe, yapımcılıktan kurgu ve 3D animasyona kadar sinemanın tüm yönleri katılımcılara kapsamlı bir şekilde aktarılacak.  Tamamen ücretsiz düzenlenecek, "Sinema Atölyesi" eğitim programı için başvurular devam ederken eğitimler 15 Nisan Çarşamba günü başlayacak. Programa katılmak isteyenler Elazığ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne şahsen başvuruda bulunabilecek ve 0 424 248 47 64 numaralı telefon hattı üzerinden bilgi alabilecek. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, sinemaya meraklı tüm gençler eğitime davet edildi.

Güncel News press Elazığ Belediyesi’nden Gençlere Ücretsiz Sinema Atölyesi Fırsatı. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Elazığ Belediyesi’nden Kent Estetiğini Koruma Çalışması. Elazığ Belediyesi, kent estetiğini bozan duvar yazılarını temizleyerek görüntü kirliliğinin önüne geçiyor. Kent estetiğini korumak amacıyla Elazığ Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde görüntü kirliliğine neden olan duvar yazılarını temizleme çalışması yürütüyor. Bu kapsamda şehrin doğu ve batı kısımlarında yer alan park alanları, yaşam alanları, kamuya ait alanlar ve elektrik trafolarında ekipler, kent estetiğini bozan uygunsuz yazıların silinmesi için iki boya aracıyla sahada çalışma gerçekleştiriyor.  Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kamuya açık alanlarda uygun olmayan çeşitli yazıların yazılmasının çevre estetiğini bozduğu vurgulanarak, vatandaşlardan bu konuda daha duyarlı davranmaları istendi.

Güncel News press Elazığ Belediyesi’nden Kent Estetiğini Koruma Çalışması. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Yeni Nesil Tütün Ürünlerine Hayır. Yeni nesil tütün ürünlerinin üretilmesi, ithali, satışa sunumu ve kullanımı mutlaka şimdiden yasaklanmalıdır! Sağlığa Evet Derneği Basın Bildirisi, 12 Nisan 2026 Elektronik sigarayı yasallaştıran kanun teklifi migeliyor? Çeşitli medya kaynaklarından aldığımız haberlere göre, yenibir tütün kontrolü kanun teklifi hazırlandığı bilgisi almış bulunmaktayız. Meslekörgütlerinden, uzmanlık derneklerinden ve ilgili STK’lardan habersiz kanunhazırlanması ve basından paylaşılan haliyle bu kanun teklifinin ülkemizin tütünmücadelesine ciddi zarar verme olasılığı bu uğurda çalışan sivil toplumörgütlerini ve uzmanları haklı olarak kaygılandırmıştır. Tehditlerin başında, Türkiye’nin taraf olduğu Dünya SağlıkÖrgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi gereği 2008 yılından beri 4207 sayılıTütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun’da güvenci altına alınankapalı kamusal ortamlarda % 100 dumansız hava sahası ilkesini kadük eden sigaraiçme alanları tahsisi gelmektedir. Zaten 4207 sayılı Kanun’da tütün ürünü tüketimininyasaklanmış olduğu alan ve kurumlar, denetim ve ihlal hükümleri yeni kanundüzenlemesi olarak sunulmaktadır. 4207 sayılı Kanun’daki satış noktalarında mevcut tütün ürünüteşhir ve reklam yasaklarının giderek artan şekilde ihlal edildiği bilimselçalışmalarla ispat edilerek gösterilmesine rağmen, gerekli denetim veyaptırımlar uygulanmamaktadır. Bütün dünya gençliğinin sağlığını ciddi şekilde tehdit edenve ülkemizde bugüne kadar üretimi ve ticareti yasak olan elektronik sigara,ısıtılmış tütün ürünü ve nikotin poşetlerinin tütün ürünü kapsamına dahiledilmesinin serbestleştirme anlamına geldiğini görüyor ve itiraz ediyoruz. Sözkonusu yeni nesil ürünlerin üretilmesi, ithali, satışa sunumu ve kullanımımutlaka şimdiden yasaklanmalıdır. Eğer yeni kanunun amacı halk sağlığının iyileştirilmesi iseneden 2040’ın beklediği anlaşılmamaktadır.

Güncel News press Yeni Nesil Tütün Ürünlerine Hayır. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
CHP ve Zafer Partisi’nden Ortak Mesaj: “Sandıktan Kaçan İktidar, Halktan Kaçıyor” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Zafer Partisi arasında yapılan görüşmede, Türkiye’nin siyasi gündemi, ekonomik kriz ve yaklaşan ara seçim tartışmaları ele alındı. Görüşmede CHP’li yetkili, “Bizim tatilimiz yok, sandık gelene kadar durmayacağız.” diyerek kararlılık mesajı verdi. Ekleyen: BİROL ÖZ

Güncel News press CHP ve Zafer Partisi’nden Ortak Mesaj: “Sandıktan Kaçan İktidar, Halktan Kaçıyor” #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
CHP ve Zafer Partisi Arasında Kritik Görüşme: “Sandıktan Kaçan İktidar” Eleştirisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Zafer Partisi arasında yapılan görüşmede, Türkiye’nin siyasi atmosferi, ekonomik kriz ve yaklaşan ara seçim tartışmaları masaya yatırıldı. Görüşmede CHP’li yetkili, “Bizim pazarımız yok, tatilimiz yok. Sandık gelene kadar durmayacağız.” sözleriyle kararlılık mesajı verdi. CHP’li isim, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın geçmişte yaşadığı tutukluluk sürecine değinerek, bunun siyasi bir susturma girişimi olduğunu belirtti. “Erdoğan, siyasi rakiplerini cezalandırıyor. Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda belediye başkanımız cezaevinde. Buna rağmen mücadelemiz sürecek.” ifadelerini kullandı. Toplantıda İran’daki çatışmalar ve Türkiye’deki ekonomik sıkıntılar da gündeme geldi. CHP’nin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi tarafından hazırlanan raporun Zafer Partisi’ne sunulduğu belirtilerek, emeklilerden küçük esnafa, KOBİ’lerden sanayicilere kadar toplumun tüm kesimlerini korumaya yönelik öneriler paylaşıldı. Görüşmede ayrıca Siyasi Etik Yasası konusundaki kararlılık yinelendi. CHP, tüm siyasetçilerin mal varlıklarının açıklanması ve siyasetin finansmanının şeffaf hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. “Muhalefet partileri bu yasayı destekliyor, ancak Erdoğan sessiz. Çünkü açıklayamayacakları şeyler var.” denildi. Son olarak ara seçim tartışmalarına değinilerek, Anayasa’nın açık hükmüne rağmen seçimlerin yapılmadığına dikkat çekildi. CHP’li yetkili, “Eğer gücünden emin olsaydı, ‘Gelin yapalım ara seçimi’ derdi. Ama anketlerde hiçbir bölgede birinci parti değil. Erdoğan sandıktan korkuyor, milletten kaçıyor.” ifadelerini kullandı. Toplantı, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a teşekkür edilerek tamamlandı.

Güncel News press CHP ve Zafer Partisi Arasında Kritik Görüşme: “Sandıktan Kaçan İktidar” Eleştirisi #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
CHP ve Zafer Partisi Görüşmesinde Gündem: Siyasi Baskılar, Ekonomi ve Ara Seçim Konuşmada, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın geçmişte yaşadığı hukuki süreçlere değinilerek, bu durumun siyasi bir susturma girişimi olduğu ifade edildi. CHP’li yetkili, “Erdoğan’ın siyasi rakiplerini cezalandırdığı bir dönemdeyiz. Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda belediye başkanımız ile bürokratımız cezaevinde. Buna rağmen biz sandık gelene kadar durmayacağız.” dedi. Görüşmede İran’daki çatışmalar ve Türkiye’deki ekonomik kriz de gündeme geldi. CHP’nin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi tarafından hazırlanan raporun Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a sunulduğu belirtilerek, toplumun kırılgan kesimlerini, emeklileri, emekçileri, küçük esnafı ve sanayicileri korumaya yönelik öneriler paylaşıldı. Toplantının bir diğer başlığı ise uzun süredir gündemde olan Siyasi Etik Yasası oldu. CHP, tüm siyasetçilerin mal varlıklarının açıklanması ve siyasetin finansmanının şeffaflaştırılması gerektiğini vurguladı. Konuşmada, “Muhalefet partileri bu yasayı destekliyor, ancak Erdoğan ve AK Parti sessiz kalıyor.” ifadeleri kullanıldı. Son olarak ara seçim tartışmalarına değinildi. CHP’li yetkili, Anayasa gereği 30 ayın ardından boşalan milletvekili sandalyeleri için ara seçim yapılması gerektiğini hatırlatarak, “Erdoğan sandıktan korkuyor, milletten kaçıyor. Anayasa’nın zorunlu kıldığı bir ara seçimden kaçan lider olarak tarihe geçecektir.” dedi. Toplantı, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a ve parti kadrolarına teşekkür edilerek sona erdi.

Güncel News press CHP ve Zafer Partisi Görüşmesinde Gündem: Siyasi Baskılar, Ekonomi ve Ara Seçim #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Türkiye’nin İlk Parfüm Ödülleri Sahiplerini Buldu. Türkiye’nin İlk Parfüm Ödülleri Sahiplerini Buldu Parfüm dünyasının global ölçekte en saygın ödül törenlerinden biri olan Marie Claire Fragrance Awards, MG International Fragrance Company’nin platin sponsorluğunda bu yıl ilk kez Türkiye’de düzenlendi. İstanbul’un büyülü atmosferinde gerçekleşen Marie Claire Türkiye Parfüm Ödülleri, uluslararası standartlarla Türkiye’nin köklü koku kültürünü aynı sahnede buluşturan güçlü bir dönüm noktası oldu. Koku, hafızanın en güçlü taşıyıcısı… Ve bu hafıza, ilk kez bu ölçekte uluslararası bir platformda İstanbul’da sahneye taşındı. MG International’ın vizyoner desteğiyle gerçekleşen bu özel gece, Türkiye’nin koku alanındaki birikimini global ölçekte görünür kılarken, sektörde yeni bir çağın kapılarını araladı. İstanbul’da düzenlenen görkemli ödül töreni, geçmiş ile geleceğin, gelenek ile inovasyonun, yerel miras ile küresel vizyonun iç içe geçtiği çok katmanlı bir deneyim sundu. Türkiye’nin asırlık kolonya markalarından yükselen niş parfüm evlerine, yaratıcı parfümörlerden uluslararası koku otoritelerine kadar sektörün tüm aktörleri aynı sahnede buluşarak, adeta koku dünyasının kalbinin İstanbul’da attığını ilan etti. Bu eşsiz buluşma, Türkiye’yi global koku haritasında daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan simgesel bir an olarak hafızalara kazındı. “Türkiye’nin koku mirası artık küresel ölçekte daha güçlü bir anlatı buluyor” MG International Kurumsal İletişim Direktörü Duygu Beşbıçak, Marie Claire Türkiye Parfüm Ödülleri’nin Türkiye’de ilk kez düzenlenmesine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Marie Claire Türkiye Parfüm Ödülleri’nin ülkemizde ilk kez hayata geçirilmesi, Türkiye’nin köklü koku mirasının ve güçlü üretim kapasitesinin uluslararası alanda hak ettiği görünürlüğe ulaşması açısından son derece değerli ve stratejik bir adım. Bu organizasyon, koku kültürümüzü global ölçekte yeniden konumlandıran güçlü bir vitrin sunuyor. MG International olarak, bu zengin mirası global vizyonumuzla ileriye taşımayı önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu tür platformların, Türkiye’nin koku alanındaki benzersiz hikâyesini daha geniş kitlelere ulaştıracağına ve katma değer sağlayan yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz. Ayrıca birlikte çalıştığımız değerli markaların bu prestijli platformda ödüllendirilmesinden büyük mutluluk duyuyor, başarılarını tebrik ediyoruz. Bu buluşmanın Türkiye’yi dünya koku sahnesinde daha güçlü bir konuma taşıyacağına inanıyoruz.” Gecenin En Anlamlı ve Sembolik Anları Gecenin duygusal zirvesi, Fransız koku tarihinin en saygın isimlerinden, “Şövalye” nişanlarıyla onurlandırılmış tarihçi ve koku uzmanı Élisabeth de Feydeau’nun sahneye çıkmasıyla yaşandı. Feydeau, Türk parfüm sektörünün dönüşümünde öncü bir rol üstlenen, vizyoner bakışı ve yarım asrı aşan emeğiyle sektöre yön veren MG International Onursal Başkanı Mişel Gülçiçek’e takdim ettiği “Yaşam Boyu Hizmet Ödülü” ile yalnızca bir kariyeri değil; bir ekolü, bir kültürü ve Türkiye’nin koku hafızasını uluslararası arenaya taşıyan güçlü bir mirası onurlandırdı. Gülçiçek’in sektöre kazandırdığı değer, gecede en çok alkışlanan anlardan biri olarak hafızalara kazındı. Gecenin en dikkat çekici anlarından biri, MG International Fragrance Company’nin koku endüstrisine sunduğu uluslararası katkılar ve organizasyona verdiği güçlü desteğin, Genel Müdür Yardımcısı Bülent Konca’ya takdim edilen plaketle onurlandırılması oldu. Koku Dünyasının En Yetkin İsimleri Aynı Jüride Buluştu Değerlendirme sürecine yön veren jüri, alanında uluslararası saygınlığa sahip isimlerden oluştu. Parfümörlükten akademiye, tarih yazımından yayıncılığa uzanan geniş bir perspektifi temsil eden jüri üyeleri arasında; MG International Fragrance Company CEO’su ve Baş Parfümörü Aslan Gülçiçek, Medipol Üniversitesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Başkanı ve Isparta gülünün kültürel ve bilimsel temsilcisi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, tarihçi, yazar ve koku uzmanı Elisabeth de Feydeau, Marie Claire International Moda & Güzellik Yayın Yönetmeni Florence Deladrière, Dr. Hauschka’nın Master Parfümörü, Fransız Parfümörler Derneği üyesi ve Alman Parfümörler Derneği Başkan Yardımcısı Jörg Zimmermann, Alman Parfümörler Derneği Başkanı, uçucu yağlar alanında uzman eczacı ve akademisyen Dr. Maren Protzen, parfüm hammaddeleri ve uçucu yağ araştırmacısı Prof. Dr. Murat Kartal, moda yazarı ve influencer Rüya Büyüktetik, Marie Claire Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serli Gazer ve IFRA UK danışman üyesi, İngiliz Parfümörler Birliği Başkan Yardımcısı Virginie Daniau yer aldı. Marie Claire Türkiye Parfüm Ödülleri 2026 Kazananları Özel Ödüller: • Hayat Boyu Hizmet Ödülü: Mişel Gülçiçek. • En İyi Şişe Tasarımı (Onur Ödülü): Parfümane ve Puzzle Perfume. • Parfümde Sanat İşbirliği: Bvlgari x Refik Anadol: Tygar. • Kadın İstihdamında Öne Çıkan Marka: Homemade Aromaterapi. • En İyi Çıkış Yapan Parfüm Girişimi: Imprime. • Parfümeride Bilim ve Zanaat: Positive Zero. • Parfümeride Yeni Nesil Duyusal Tasarım: MAD Perfumer. Kategori Kazananları: • Beyond Bottle (Mum): Homemade Aromaterapi – Energy Cleaning • En İyi Ev Kokusu: Atelier Rebul – J.C.R. Reed Diffuser • En İyi Parfümlü Kolonya: Selin | Maison de Lumiere – Manolya Esintisi • En İyi Mekânsal Deneyim Kokusu: Atelier Rebul – J.C.R XXL Scented Candle • En İyi Ofis Parfümü: URANIA – Capricorn • En İyi Katı Parfüm: Puzzle Parfüm – Rayiha • En İyi Kış Parfümü: Atelier Rebul – J.C.R. • En İyi Yaz Parfümü: IMPRIME – Mer • En İyi First Date Parfümü: Atelier Rebul – Elixir 4 • En İyi Night Out Parfümü: Ashley Joy – LOVE • En İyi Designer Parfümü: Puzzle – Rayiha • En İyi Kadın Parfümü: Atelier Rebul – Elixir 4 • En İyi Erkek Parfümü: Atelier Rebul – J.C.R • En İyi Unisex Parfümü: Soul of Caria – Fig Royale • Türk Koku Mirası: Atelier Rebul – J.C.R. • En İyi Niş Parfüm: OJUVI – Gold

Güncel News press Türkiye’nin İlk Parfüm Ödülleri Sahiplerini Buldu. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
TURGİD: Gastronomi Sektöründe Ortak Akıl ve Dayanışmanın Yeni Adresi. Türkiye’de gastronomi ve yeme-içme sektörü son yıllarda yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil; istihdam, kültürel temsil, turizm değeri, yerel üretim ilişkisi ve toplumsal etkisiyle de stratejik bir alan haline geldi. Ancak bu hızlı büyüme, beraberinde çözüm bekleyen çok katmanlı sorunları da taşıdı. Artan maliyet baskıları, nitelikli personel açığı, kayıtlı ve standartlı büyüme ihtiyacı, gıda güvenliği beklentisi, mevzuata uyum yükümlülükleri, fiyat şeffaflığına ilişkin hassasiyetler, tedarik zincirinde yaşanan kırılganlıklar ve sektör içi ortak hareket eksikliği; bugün gastronomi dünyasının en temel açmazları arasında yer alıyor.Türkiye’de gastronomi ve yeme-içme sektörü son yıllarda yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil; istihdam, kültürel temsil, turizm değeri, yerel üretim ilişkisi ve toplumsal etkisiyle de stratejik bir alan haline geldi. Ancak bu hızlı büyüme, beraberinde çözüm bekleyen çok katmanlı sorunları da taşıdı. Artan maliyet baskıları, nitelikli personel açığı, kayıtlı ve standartlı büyüme ihtiyacı, gıda güvenliği beklentisi, mevzuata uyum yükümlülükleri, fiyat şeffaflığına ilişkin hassasiyetler, tedarik zincirinde yaşanan kırılganlıklar ve sektör içi ortak hareket eksikliği; bugün gastronomi dünyasının en temel açmazları arasında yer alıyor. Tam da bu noktada, Tüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), yalnızca bir dernek değil; sektörün dağınık enerjisini ortak akılda buluşturmayı hedefleyen yeni nesil bir mesleki dayanışma ve temsil platformu olarak dikkat çekiyor. Gastronomi dünyası bugüne kadar farklı alanlarda önemli sorumluluklar üstlenen sivil yapılarla yol aldı. Yatırımcı, restoran ve gastronomi işletmeleri ölçeğinde önemli temsil görevleri üstlenen yapılar; sektörün sesini kamuoyuna ve karar alıcılara taşıma konusunda kıymetli katkılar sundu. Ancak gelinen aşamada, sektörün yalnızca belli bir segmentini değil; farklı ölçekteki işletmeleri, üretimle teması olan yapıları, yerel girişimleri, çok paydaşlı mutfak ekosistemini ve işletmecilik pratiğini aynı çatı altında daha güçlü biçimde buluşturacak yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu açık biçimde görülüyor. Çünkü bugün mesele yalnızca restoran açmak, menü oluşturmak ya da marka büyütmek değildir. Asıl mesele; gıda işletmeciliğinin etik, güvenilir, sürdürülebilir, şeffaf ve nitelikli bir zeminde geleceğe taşınmasıdır. Bu da ancak sektörün kendi içinde konuşabildiği, birbirini tamamlayan yapılar kurabildiği, sorunları yalnızca teşhis etmekle kalmayıp çözüm üretebildiği bir temsil anlayışıyla mümkündür. TURGİD’in ortaya çıkışı, işte bu ihtiyacın doğal sonucudur. Dernek; gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin haklarını korumayı, ortak sorunlarına çözüm üretmeyi, kalite standartlarını öncelemeyi, etik değerler etrafında yeni bir iş birliği kültürü inşa etmeyi ve sektörü sürdürülebilir bir geleceğe taşımayı hedeflemektedir. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün sorunlarına cevap vermeyi değil; yarının daha güçlü, daha saygın ve daha dirençli gastronomi ekosistemini kurmayı amaçlamaktadır. Sektörün bugün en çok ihtiyaç duyduğu başlıklardan biri, hiç kuşkusuz ortak temsil dilidir. Uzun yıllardır farklı platformlarda dile getirilen sorunların başında personel niteliği, eğitim, standartlaşma, maliyet yönetimi, işletme disiplini, mevzuat uyumu ve haksız rekabet gelmektedir. Özellikle küçük, orta ve büyüme aşamasındaki işletmeler; seslerini yeterince duyurabilecek, yaşadıkları sorunları kolektif zeminde taşıyabilecek, çözüm masalarında kendilerine yer bulabilecek daha güçlü bir yapıya ihtiyaç duymaktadır. TURGİD, bu boşluğu doldurmayı hedefleyen bir inisiyatif olarak öne çıkmaktadır. Bugün gastronomi yalnızca mutfakta üretilen bir lezzet değil; aynı zamanda şehir ekonomisinin, turizm hareketliliğinin, kültürel diplomasinin, yerel kalkınmanın ve toplumsal hafızanın önemli bir taşıyıcısıdır. Böyle bir alanda faaliyet gösteren işletmelerin, günü kurtaran reflekslerle değil; stratejik bakışla, veriyle, eğitimle, etik çerçeveyle ve güçlü kurumsal dayanışmayla yol alması gerekmektedir. TURGİD’in önerdiği zemin de tam olarak budur. Dernek; sektördeki rekabeti çatışma üzerinden değil, nitelik üzerinden büyütmeyi; işletmeciliği yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda kamusal sorumluluk taşıyan bir alan olarak görmeyi; gıda güvenliği, tüketici güveni, kalite standardı ve mesleki itibarı aynı cümlede kurabilmeyi esas almaktadır. Bu yönüyle TURGİD, yalnızca bir meslek örgütü değil; sektörün itibarını yükseltme iradesidir. TURGİD Kurucu Başkanı Şef Yunus Emre Akkor, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanmaktadır: “Türkiye’nin gastronomi gücü, yalnızca mutfak zenginliğinden değil; bu zenginliği ayakta tutan işletmecilerin emeğinden, disiplininden ve vizyonundan doğar. Bugün sektörümüzün ihtiyacı; daha yüksek sesle konuşmak değil, daha doğru zeminde birleşmektir. TURGİD, etik değerleri, dayanışmayı, kalite anlayışını ve ortak aklı önceleyen bir yapıyla bu sorumluluğu üstlenmek için yola çıkmıştır. Hedefimiz; Türk mutfağını ve gıda işletmeciliğini daha güçlü, daha güvenilir ve daha saygın bir geleceğe taşımaktır.” TURGİD’in yaklaşımı, mevcut yapıları dışlayan değil; sektörün büyüyen ihtiyaçları karşısında temsil kapasitesini genişleten bir anlayışa dayanmaktadır. Çünkü bugün ihtiyaç duyulan şey, tek seslilik değil; ortak hedeflerde buluşabilen çok paydaşlı bir güç birliğidir. Sektörün büyüklüğü, çeşitliliği ve dönüşüm hızı dikkate alındığında; daha kapsayıcı, daha yapısal ve daha çözüm odaklı yeni platformların doğması artık bir tercih değil, zorunluluktur. 5 Mayıs’ta gerçekleştirilecek lansmanla birlikte kamuoyuna daha kapsamlı biçimde tanıtılacak olan Tüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), gastronomi dünyasında sadece bugünü konuşan değil, geleceği kurmaya talip bir iradenin ifadesi olmayı hedeflemektedir. Türk gastronomisinin büyümesi için yalnızca iyi şeflere, iyi reçetelere ya da güçlü markalara değil; aynı zamanda güçlü kurumlara, ilkeli birlikteliklere ve sektörel hafızayı geleceğe taşıyacak yapısal dayanışmaya ihtiyaç vardır. TURGİD, tam da bu ihtiyaçtan doğmuştur. Tam da bu noktada, Tüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), yalnızca bir dernek değil; sektörün dağınık enerjisini ortak akılda buluşturmayı hedefleyen yeni nesil bir mesleki dayanışma ve temsil platformu olarak dikkat çekiyor. Gastronomi dünyası bugüne kadar farklı alanlarda önemli sorumluluklar üstlenen sivil yapılarla yol aldı. Yatırımcı, restoran ve gastronomi işletmeleri ölçeğinde önemli temsil görevleri üstlenen yapılar; sektörün sesini kamuoyuna ve karar alıcılara taşıma konusunda kıymetli katkılar sundu. Ancak gelinen aşamada, sektörün yalnızca belli bir segmentini değil; farklı ölçekteki işletmeleri, üretimle teması olan yapıları, yerel girişimleri, çok paydaşlı mutfak ekosistemini ve işletmecilik pratiğini aynı çatı altında daha güçlü biçimde buluşturacak yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu açık biçimde görülüyor. Çünkü bugün mesele yalnızca restoran açmak, menü oluşturmak ya da marka büyütmek değildir. Asıl mesele; gıda işletmeciliğinin etik, güvenilir, sürdürülebilir, şeffaf ve nitelikli bir zeminde geleceğe taşınmasıdır. Bu da ancak sektörün kendi içinde konuşabildiği, birbirini tamamlayan yapılar kurabildiği, sorunları yalnızca teşhis etmekle kalmayıp çözüm üretebildiği bir temsil anlayışıyla mümkündür. TURGİD’in ortaya çıkışı, işte bu ihtiyacın doğal sonucudur. Dernek; gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin haklarını korumayı, ortak sorunlarına çözüm üretmeyi, kalite standartlarını öncelemeyi, etik değerler etrafında yeni bir iş birliği kültürü inşa etmeyi ve sektörü sürdürülebilir bir geleceğe taşımayı hedeflemektedir. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün sorunlarına cevap vermeyi değil; yarının daha güçlü, daha saygın ve daha dirençli gastronomi ekosistemini kurmayı amaçlamaktadır. Sektörün bugün en çok ihtiyaç duyduğu başlıklardan biri, hiç kuşkusuz ortak temsil dilidir. Uzun yıllardır farklı platformlarda dile getirilen sorunların başında personel niteliği, eğitim, standartlaşma, maliyet yönetimi, işletme disiplini, mevzuat uyumu ve haksız rekabet gelmektedir. Özellikle küçük, orta ve büyüme aşamasındaki işletmeler; seslerini yeterince duyurabilecek, yaşadıkları sorunları kolektif zeminde taşıyabilecek, çözüm masalarında kendilerine yer bulabilecek daha güçlü bir yapıya ihtiyaç duymaktadır. TURGİD, bu boşluğu doldurmayı hedefleyen bir inisiyatif olarak öne çıkmaktadır. Bugün gastronomi yalnızca mutfakta üretilen bir lezzet değil; aynı zamanda şehir ekonomisinin, turizm hareketliliğinin, kültürel diplomasinin, yerel kalkınmanın ve toplumsal hafızanın önemli bir taşıyıcısıdır. Böyle bir alanda faaliyet gösteren işletmelerin, günü kurtaran reflekslerle değil; stratejik bakışla, veriyle, eğitimle, etik çerçeveyle ve güçlü kurumsal dayanışmayla yol alması gerekmektedir. TURGİD’in önerdiği zemin de tam olarak budur. Dernek; sektördeki rekabeti çatışma üzerinden değil, nitelik üzerinden büyütmeyi; işletmeciliği yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda kamusal sorumluluk taşıyan bir alan olarak görmeyi; gıda güvenliği, tüketici güveni, kalite standardı ve mesleki itibarı aynı cümlede kurabilmeyi esas almaktadır. Bu yönüyle TURGİD, yalnızca bir meslek örgütü değil; sektörün itibarını yükseltme iradesidir. TURGİD Kurucu Başkanı Şef Yunus Emre Akkor, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanmaktadır: “Türkiye’nin gastronomi gücü, yalnızca mutfak zenginliğinden değil; bu zenginliği ayakta tutan işletmecilerin emeğinden, disiplininden ve vizyonundan doğar. Bugün sektörümüzün ihtiyacı; daha yüksek sesle konuşmak değil, daha doğru zeminde birleşmektir. TURGİD, etik değerleri, dayanışmayı, kalite anlayışını ve ortak aklı önceleyen bir yapıyla bu sorumluluğu üstlenmek için yola çıkmıştır. Hedefimiz; Türk mutfağını ve gıda işletmeciliğini daha güçlü, daha güvenilir ve daha saygın bir geleceğe taşımaktır.” TURGİD’in yaklaşımı, mevcut yapıları dışlayan değil; sektörün büyüyen ihtiyaçları karşısında temsil kapasitesini genişleten bir anlayışa dayanmaktadır. Çünkü bugün ihtiyaç duyulan şey, tek seslilik değil; ortak hedeflerde buluşabilen çok paydaşlı bir güç birliğidir. Sektörün büyüklüğü, çeşitliliği ve dönüşüm hızı dikkate alındığında; daha kapsayıcı, daha yapısal ve daha çözüm odaklı yeni platformların doğması artık bir tercih değil, zorunluluktur. 5 Mayıs’ta gerçekleştirilecek lansmanla birlikte kamuoyuna daha kapsamlı biçimde tanıtılacak olan Tüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), gastronomi dünyasında sadece bugünü konuşan değil, geleceği kurmaya talip bir iradenin ifadesi olmayı hedeflemektedir. Türk gastronomisinin büyümesi için yalnızca iyi şeflere, iyi reçetelere ya da güçlü markalara değil; aynı zamanda güçlü kurumlara, ilkeli birlikteliklere ve sektörel hafızayı geleceğe taşıyacak yapısal dayanışmaya ihtiyaç vardır. TURGİD, tam da bu ihtiyaçtan doğmuştur.

Güncel News press TURGİD: Gastronomi Sektöründe Ortak Akıl ve Dayanışmanın Yeni Adresi. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Düşüncenin Maddeye Dönüştüğü Nokta: Hakan Mustafa Çelik’ten “Potansiyel” Sergisi. Sanat, Teknoloji ve Düşüncenin Kesişimi: “Potansiyel” Sergisi Sanat dünyası, düşüncenin maddeye, imgenin nesneye dönüştüğü sıra dışı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Disiplinlerarası üretimleriyle tanınan sanatçı Hakan Mustafa Çelik, kişisel sergisi “Potansiyel” ile 4 Nisan 2026’da Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Yaklaşık 40 eserin yer aldığı sergi; resim, baskı, dijital üretim ve üç boyutlu uygulamaları bir araya getirerek insan zihninde beliren bir imgenin görünür hâle gelme ve form kazanma sürecine odaklanıyor. “Potansiyel”, düşünce ile madde, imge ile nesne ve tasarım ile varlık arasındaki geçirgen ilişkiyi araştırırken, bir imgenin teknolojik arayüzlerden geçerek ne ölçüde özerk bir yapıya dönüşebileceği sorusunu tartışmaya açıyor. Sanatçı Hakan Mustafa Çelik, sergiye ilişkin olarak şunları söylüyor: “Potansiyel, tamamlanmış bir sonuçtan çok, imgenin dönüşüm hâlini görünür kılan açık bir araştırma alanı olarak şekillendi.” Evrim Sanat Galerisi kurucusu Betül Ketenci, Hakan Mustafa Çelik gibi vizyoner bir sanatçıyı ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları ekledi: “Evrim Sanat Galerisi olarak, sanatın teknoloji ve felsefeyle kurduğu bu güçlü bağa tanıklık etmekten büyük heyecan duyuyoruz. Hakan Mustafa Çelik’in etkileyici seçkisini galerimizde sanatseverlerle buluşturmak bizim için çok kıymetli. Tüm sanat tutkunlarını bu potansiyeli keşfetmeye bekliyoruz.” Sanatseverler, Hakan Mustafa Çelik’in “Potansiyel” sergisini 15 Nisan 2026 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilir. Evrim Sanat Galerisi Adres: Caddebostan Mahallesi Bağdat Caddesi Ergun Apt. No: 244 Kat 2 Daire 8 Kadıköy İstanbul, Tel.: (0533) 237 59 06 Ziyaret Saatleri: Pzt-Çrş-Perş-Cuma-Cmt 11:00-19:00 Pazar 12:00-18:00, Salı günleri ziyarete kapalıdır.

Güncel News press Düşüncenin Maddeye Dönüştüğü Nokta: Hakan Mustafa Çelik’ten “Potansiyel” Sergisi. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Şehirlerde Sel Riski Artıyor, Altyapı Alarm Veriyor İklim krizi ve hızlı kentleşme nedeniyle aşırı hava olaylarının sayısı artıyor. Aşırı yağış da bu olayların önemli bir bölümünü oluşturuyor. Yağmur suyu ve kanalizasyon hatları geçmiş yılların nüfus ve iklim verilerine göre planlanan şehirler, yeni koşullara uyum sağlamakta zorlanıyor. Şiddetli yağışlarda suyun hızlı ve doğru bir şekilde yönetilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan İMPO Motor Pompa Türkiye Satış Müdürü Özlem Başlangıç, artan sel riskine karşı alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de aşırı hava olaylarının sayısı son yıllarda belirgin artış göstererek yıllık 1000’in üzerine çıktı. Bu olayların önemli bir bölümünü şiddetli yağış ve sel kaynaklı afetler oluşturuyor. Uzmanlara göre, aşırı hava olaylarında yaşanan bu artışın temel nedenleri arasında iklim krizi ve hızlı kentleşme yer alıyor. Küresel sıcaklık artışıyla birlikte atmosferin daha fazla nem tutması, ani ve şiddetli sağanakların sık görülmesine yol açarken; artan betonlaşma, yağmur suyunun toprağa süzülmesini engelleyerek yüzey akışını artırıyor. Ayrıca birçok şehirde yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının geçmiş yılların nüfus ve iklim verilerine göre planlanmış olması, mevcut sistemlerin günümüz koşullarında yetersiz kalmasına neden olabiliyor. “Ani ve şiddetli yağışların giderek daha sık yaşandığı günümüzde, suyun doğru ve hızlı bir şekilde yönetilmesi hayati önem taşıyor” diyen İMPO Motor Pompa Türkiye Satış Müdürü Özlem Başlangıç, artan sel riski karşısında yapılması gerekenleri paylaştı: Güvenli ve kesintisiz şehir hayatı için önlem şart! “Sürdürülebilir ve güvenli şehirler için su yönetimi artık bir tercih değil, zorunluluk. Kentlerin artan iklim risklerine karşı daha dirençli hale gelmesi için altyapı sistemlerinin güncel ihtiyaçlara göre yeniden planlanması gerekiyor; ancak bu çalışmalar kapsamlı bir planlama ve uzun vadeli stratejik yaklaşım gerektiriyor. Bu nedenle öncelikli olarak ani yağışlarda şehirlerde biriken suyun hızlı ve güvenli bir şekilde tahliyesini sağlayacak pratik önlemlerin hayata geçirilmesi şart. Bu kapsamda, doğru seçilmiş drenaj pompa sistemleriyle; binalarda, yollarda, köprülerde ve kanalizasyon altyapısında meydana gelebilecek yapısal hasarlar ile can ve mal kayıpları önlenebiliyor. Söz konusu sistemler, kamu hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi ve şehir yaşamının kısa sürede normale dönmesi açısından kritik önem taşıyor.” İMPO drenaj pompalarının projelere sağladığı katkıya da dikkat çeken Özlem Başlangıç, şunları söyledi: “Altyapı projelerine güçlü drenaj çözümleri sunuyoruz” “İMPO olarak, dayanıklılık, verimlilik ve güvenilirlik odaklı drenaj ve atık su pompa teknolojilerimiz ile atık su terfi istasyonlarından yağmur suyu hatlarına, alt geçitlerden arıtma tesislerine kadar geniş bir kullanım alanında altyapı projelerine güçlü çözümler sunuyoruz. İMPO drenaj pompalarının yüksek verimli çalışma prensibi, uzun ömürlü motor teknolojisi ve otomasyon sistemleriyle entegrasyon özelliği sayesinde; yerel idarelere, sanayi kuruluşlarına ve toplu konut yönetimlerine, operasyonel güvenlik ve maliyet avantajı sağlıyoruz.” dedi. İMPO Motor Pompa hakkında Temelleri 1969 yılında İzmir’de atılan İMPO Motor Pompa, faaliyetlerine Batı Anadolu illerinde ağırlıklı olarak zirai alanda hizmet vererek başlamış; bugün ise Türkiye’de dalgıç motor ve pompa sektöründe en kapsamlı üretimi gerçekleştiren firmalardan biri haline gelmiştir. İMPO; sarılabilir dalgıç motor, döküm, noril ve paslanmaz dalgıç pompa, hidrofor, santrifüj ve drenaj pompaları ile farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap vermektedir. İzmir’de 30.000 m2 alan üzerine kurulu üretim tesisinde, 400 çalışanı ve güçlü üretim altyapısı ile 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirirken İMPO, yurtiçinde de pazar payını her geçen gün artırmaya devam etmektedir. Kuruluşundan bu yana mevcut ürünlerinin kalitesini mükemmelleştirmek ve yeni ürünler geliştirmek amacıyla kalite ve Ar-Ge çalışmalarına aralıksız yatırım yapan İMPO, yıllar içinde oluşan bilgi birikimi ve “güvenilir marka” imajı sayesinde sektördeki global firmaların dikkatini çekmiştir. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, su teknolojileri sektöründe dünyanın lider şirketlerinden Franklin Electric, 2011 yılında şirketin ana ortağı olmuş, 2018 yılı itibarıyla da İMPO’nun tek hissedarı haline gelmiştir. İMPO; yüksek kalite standartları, geniş ürün yelpazesi, yaygın satış ağı ve hızlı teslimat gücüyle tüm ürün gruplarında mükemmelliği hedeflerken, müşterilerine maliyet avantajlı ve sürdürülebilir çözümler sunmaktadır

Güncel News press Şehirlerde Sel Riski Artıyor, Altyapı Alarm Veriyor #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Advertisement
Preview
Gençler Runtalya’da “Kömürden Adil Çıkış” Talebiyle Koştu Gençler Runtalya’da Kömürden Adil Çıkış Talebiyle Koştu Değişim Elçileri Antalya ekibi, 5 Nisan günü Antalya’da düzenlenen Runtalya kapsamında bir araya gelerek, Türkiye’nin kömürden çıkmasına yönelik taleplerini kamuoyuna duyurdu. 6 Nisan 2026 “Gençlik Kömürden Adil Çıkış İstiyor” mesajıyla seslerini yükselten gençler, Türkiye’nin bu yıl ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde karar alıcılara çağrıda bulundu. Açıklamada, COP31’in yalnızca taahhütlerin verildiği bir zirve değil, somut uygulamaların hayata geçirildiği bir dönüm noktası olması gerektiği vurgulandı. Gençler, kömür başta olmak üzere tüm fosil yakıtlardan çıkış için net ve takvimlendirilmiş bir ulusal plan açıklanmasını talep etti. Bu sürecin, toplumun tüm kesimlerini kapsayan adil geçiş politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtirken; iklim krizinden en fazla etkilenen topluluklar için kayıp ve zarar mekanizmalarının güçlendirilmesini, enerji, su ve gıda politikalarının doğayla uyumlu ve kamusal yararı gözeten bir çerçevede yeniden düzenlenmesini istedi. Antalya’daki farklı üniversite öğrencilerinden oluşan Değişim Elçileri Antalya ekibi, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan çevresel ve toplumsal etkilerin de altını çizdiler. Muğla Akbelen’de kömür madenciliği uğruna ağaçların yok edildiği ve köylülerin yerinden edildiği; Kahramanmaraş Afşin’de termik santraller nedeniyle halkın ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı; Manisa Soma’da ise enerji politikalarının işçiler üzerinde yarattığı güvencesizlik vurgulandı. Gençler, “Biz kömürü terk etmesek de kömür bizi zaten terk ediyor” diyerek, bu dönüşümün planlı ve adil bir şekilde yapılması gerektiğinin altını çizdi. “Türkiye COP31’e Kömürsüz Gitsin”, “İklim Adaleti İstiyoruz”, “Adil Bir Gelecek için Kömürsüz Türkiye”, “Kömürden Adil Çıkış” pankartlarıyla maratonu tamamlayan Değişim Elçileri Antalya ekibi, gençlerin iklim adaleti mücadelesindeki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Türetim Ekonomisi Derneği Hakkında Türetim Ekonomisi Derneği sosyal girişimciler, sivil toplum uzmanları, araştırmacılar, bilim insanları, ekoloji ve insan hakları aktivistleri, finansal teknolojiler ve sürdürülebilirlik yatırımcıları tarafından Aralık 2015’te, ekolojik ve sosyal açıdan adil iş modellerine yönelik araştırmalar yapmak; iyi uygulamaları güçlendirerek yaygınlaştırmak ve toplumu türetim ekonomisinin doğanın korunması ile sürdürülebilir bir toplum inşası üzerindeki olumlu etkileri hakkında bilgilendirmek amacıyla kurulmuştur. Kurulduğu günden beri Türkiye’nin farklı bölgelerinde yer alan, ekolojik ve sosyal açıdan adil üreticiler ile türeticiler arasında doğrudan bir ilişki kurmak ve sürdürülebilir, döngüsel ve adil bir ekonominin tesisi için çeşitli faaliyetler yürütmektedir. Bugün derneğin etki alanı içerisinde 770’in üzerinde üretici ve 25 binin üzerinde türetici bulunmaktadır.

Güncel News press Gençler Runtalya’da “Kömürden Adil Çıkış” Talebiyle Koştu #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Lipödem: Kadın Bedeni Üzerindeki Evrimsel Miras ve Görünmeyen Hastalık. PROF. DR. AHMET KARACALAR UYARDI: BU BİR OBEZİTE DEĞİL, İLKEL ÇAĞLARDAN KALAN 'EVRİMSEL' BİR MİRASI. KİLO VEREMİYORSANIZ SUÇLU İRADENİZ DEĞİL, LİPÖDEM OLABİLİR Diyete ve spora rağmen bacaklarınız, kollarınız veya basen bölgeniz incelmiyor mu? Tartıda kilo verseniz bile vücudunuzdaki orantısızlık düzelmiyor mu? Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu durumun irade zayıflığı değil, genetik kodlarımızda saklı "Lipödem Hastalığı" olabileceğini açıkladı. “Hatta mide küçültme operasyonu sonrası bile hastanın bedeni incelirken, lipödemli yağın gitmediğini görüyoruz.” İlkel çağlardan gelen "Hayatta Kalma" geni lipödemin kökenine dair çarpıcı bir tespitte bulunan Prof. Dr. Karacalar, hastalığı evrimsel bir bakış açısıyla şöyle değerlendirdi: "Lipödem , ilkel çağlarda yiyeceğin yeterince bulunamadığı dönemlerde, bazı yağları aşırı dirençli hale getiren bir genin sonucudur. O dönemde bu mekanizma, kadının zayıflamasını engelleyerek çocuğun bakımı için dirençli bir bedene sahip olmasını sağlıyordu. Ancak modern dünyada bu genetik miras, karşımıza ciddi bir sağlık ve estetik sorunu olarak çıkıyor." Hormonal Kilit ve Lenfatik Durgunluk Bu yağ birikiminin kaloriye değil hormonlara bağlı olduğunu belirten Karacalar, sürecin biyolojik mekanizmasını şöyle açıkladı: "Yağ dokusu dolaşımın kötü olduğu bölgelere yerleştiği için kolay cevap vermez. Ayrıca büyüyen yağ hücreleri lenfatik durgunluğa neden olabilir. Protein açısından zengin doku sıvısının birikmesi, drenajı daha da kötüleştirir ve kısır döngü yeniden başlar Yeme Bozukluklarına Yol Açabilir Tanı konulmamış hastalarda sürekli yeni diyet denemeleri ve başarısızlıkların büyük bir psikolojik yıkım yarattığını belirten Prof. Dr. Ahmet Karacalar, "Bu durum hastalarda başta yeme bozuklukları (tepkisel yeme atakları) olmak üzere ciddi psikolojik sorunlara, hatta ileri durumlarda anoreksiya bozukluğuna neden olabilmektedir" uyarısında bulundu. Kronik İltihaplanma ve Tiroid İlişkisi Prof. Dr. Karacalar, lipödemli kişilerin yağ dokusunda kronik iltihaplanma yaşandığını, bunun da vücudun yağ yakma yeteneğini etkilediğini belirtti. Karacalar ayrıca, yağ metabolizmasını etkileyen tiroid sorunlarının lipödem hastalarında sıklıkla görüldüğünü ve sorunu ciddileştirdiğini ifade etti.

Güncel News press Lipödem: Kadın Bedeni Üzerindeki Evrimsel Miras ve Görünmeyen Hastalık. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Ümit Özdağ–CHP Görüşmesi: “Ara Seçim Yapılsın, Türk Siyaseti Tavrını Koyacaktır” Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve beraberindeki heyeti Zafer Partisi Genel Merkezi’nde ağırladı. Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özdağ, üç temel konuda fikir alışverişinde bulunduklarını belirterek, CHP’ye yönelik yürütülen süreci “düşman ceza hukuku” olarak nitelendirdi. Özdağ, “Cumhuriyet Halk Partisi anayasal hakları ihlal edilerek, Anayasa’nın 10. maddesinde ifade edilen eşitlik ilkesine aykırı biçimde baskı altında tutuluyor. Aynı süreç daha önce Zafer Partisi’ne ve şahsıma da uygulandı. Türk demokrasi tarihine bugün yaşananlar övünç değil, utanç vesilesi olarak geçecektir.” dedi. Açıklamasında ara seçim konusuna da değinen Özdağ, “Bahsedilen illerdeki toplam seçmen sayısı tüm seçmenlerin yüzde 12-13’üne yaklaşıyor. Gelin bu illerde Anayasa’nın öngördüğü şekilde ara seçimler gerçekleştirilsin. Bu illerde son seçimlerde de AK Parti önde çıkmışken çekinmek için bir gerekçe yok. Gerçek anketi sandıkta görelim.” ifadelerini kullandı. İktidarın seçim döneminde muhalefeti terör örgütleriyle ilişkilendirdiğini, ancak bugün Abdullah Öcalan’la müzakereler yürütüldüğüne dair iddiaların gündeme geldiğini belirten Özdağ, “Bir terörist mahkûma yeni statü arandığı, PKK’lılara af çıkarılması için çalışmalar yapıldığı söyleniyor. Bunu gelin seçmene soralım. Bakalım seçmen bu politikanıza ne diyor?” dedi. İsrail Savunma Bakanı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik açıklamalarına da tepki gösteren Özdağ, “İsrail’i Netenyahu’nun başında olduğu soykırımcı bir çete yönetiyor. Bu çetenin İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye geleceğine dair açıklamaları var. İran’dan iyi bir dayak yediler, Lübnan’da da Hizbullah’tan ağır darbeler alıyorlar. Böyle bir ortamda yapılan terbiyesizliğin karşısında Türk siyaseti bir bütün olarak tavrını ortaya koyacaktır.” ifadelerini kullandı. Olası bir ara seçimde Zafer Partisi ile CHP arasında ittifak olup olmayacağı sorusuna ise Özdağ, “Sayın Genel Başkan gayet doğru bir şekilde genel çerçeveyi koydu. Önce kararın ortaya çıkmasını bekleyelim. Karar ortaya çıktıktan sonra siyaset kendi gerçekliği içerisinde şekillenir.” yanıtını verdi.

Güncel News press Ümit Özdağ–CHP Görüşmesi: “Ara Seçim Yapılsın, Türk Siyaseti Tavrını Koyacaktır” #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Semra ve Özcan Uygur’a 2026 Mimar Sinan Büyük Ödülü Mimarlar Odası’nın 2026 Mimar Sinan Büyük Ödülü, kamusal mimarlık alanındaki uzun soluklu katkıları nedeniyle Semra Uygur ve Özcan Uygur’a verildi. TMMOB Mimarlar Odası tarafından iki yılda bir verilen Mimar Sinan Büyük Ödülü, 2026 yılında mimarlar Semra Uygur ve Özcan Uygur’a verildi. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında düzenlenen tören, 10 Nisan 2026 Cuma günü Ankara’daki Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde gerçekleştirildi. Uygur çifti, ödülü Mimarlar Odası Başkanı Zeynep Erez’in elinden aldı. Kamusal mimarlık ve süreklilik Mimarlar Odası tarafından yapılan değerlendirmede, Semra ve Özcan Uygur’un çağdaş mimarlık üretimleri, kamusal yapılara odaklanan tasarım anlayışları ve meslek pratiğine uzun yıllara yayılan katkıları nedeniyle ödüle layık görüldüğü belirtildi. Uygur çiftinin özellikle kamusal, kültürel ve eğitim yapıları alanındaki üretimlerinin; işlevsellik, çevresel duyarlılık ve mekânsal kaliteyi bir arada ele alan bir yaklaşımı yansıttığı ifade edildi. Mesleki birikim ve etki alanı Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu olan Semra ve Özcan Uygur, Türkiye’de çağdaş kamusal mimarlığın gelişimine katkı sunan isimler arasında değerlendiriliyor. Mimar Sinan Büyük Ödülü hakkında 1988 yılından bu yana verilen Mimar Sinan Büyük Ödülü, mimarlık alanında kalıcı eserler ortaya koyan ve mesleğin gelişimine katkı sağlayan mimarlara takdim ediliyor.

Güncel News press Semra ve Özcan Uygur’a 2026 Mimar Sinan Büyük Ödülü #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Yeşil Alanlarda Bahar Temizliği Sürüyor. YEŞİL ALANLARDA TEMİZLİK ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR. Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki yeşil alanlarda temizlik ve bakım çalışmalarını sürdürüyor.    Mevsimsel geçişle birlikte çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler; şehir estetiğine katkı sağlamak amacıyla parklar başta olmak üzere orta refüjler ve yeşil alanlarda kapsamlı bakım faaliyetleri gerçekleştiriyor. Bu kapsamda çim biçme, bitki diplerinin çapalanması ve dip sürgünlerinin temizliği gibi periyodik çalışmalar aralıksız devam ediyor. Özellikle Hazardağlı Kavşağı, Atatürk Bulvarı ve İmam Efendi Bulvarı başta olmak üzere şehrin ana arterlerindeki orta refüjlerde yürütülen çalışmalarla, yeşil alanların daha düzenli ve estetik bir görünüme kavuşması hedefleniyor. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise kent estetiğine değer katan bu çalışmaların, şehrin dört bir yanında kesintisiz şekilde sürdürüleceği ifade edildi.

Güncel News press Yeşil Alanlarda Bahar Temizliği Sürüyor. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Çanakkale'de çarpışan Leh askerleri Dünyanın dört bir yanından gelen askerlerin çarpıştığı Çanakkale Kara Savaşları sırasında, Polonyalılar da gerek Osmanlı, gerekse müttefik ordusunda görev aldı. HİBYA muhabirinin ulaştığı, Polonya'nın Jagiellon Üniversitesi Şarkiyat Enstitüsü Türkoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Piotr Nykiel, yaptığı açıklamada, dünyanın her köşesinde patlak veren savaşlara en az birkaç Polonyalının katıldığını söyleyenlerin abartmış sayılamayacağını bildirdi. Polonya'nın 1772 ile 1795 yılları arasında bağımsızlığını yitirip, onu ancak 1918'de yeniden kazandığı dönem için bu sözlerin geçerli olduğunun söylenebileceğine işaret eden Nykiel, ''19. asırda kah kendi topraklarında, kah Avrupa'nın başka yerlerinde, işgalci devletler, üstelik Rusya ve Avusturya-Macaristan'a karşı başka milletlerle kol kola savaşan Polonyalı ayaklanmacılar, 1. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla çok zor duruma düştü. Zira Polonya'yı işgal eden Alman, Rus ve Avusturya-Macaristan ordularına zorunlu asker olarak katılıp, büyük harbin çeşitli cephelerinde ve çoğu zaman habersiz birbirlerine ateş etmek durumunda kaldı.'' dedi. Nykiel, söz konusu 3 büyük orduda Polonya kökenli subayların da bulunduğunu ifade ederek, ''Bazıları atalarından feragat edip yeni vatanlarına sadık oldu, ama büyük bir kısmı savaş bittikten sonra ülkelerinin dirileceğini umut ederek, cephede kazanacakları tecrübeleri yeniden kurulacak Polonya ordusunda kullanabileceklerini düşündü.'' diye konuştu. Hibya Haber Ajansı

Güncel News press Çanakkale'de çarpışan Leh askerleri #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
23. Ankara Kitap Fuarı Kapılarını Açtı: Onur Konuğu Ayla Kutlu, Konuk Ülke Kırgızistan Ankara’nın kültür ve edebiyat dünyasındaki en önemli etkinliklerinden biri olan 23. Ankara Kitap Fuarı, 3-12 Nisan 2026 tarihleri arasında ATO Congresium’da kitapseverlerle buluşuyor. Bu yılın onur konuğu usta yazar Ayla Kutlu, fuar boyunca düzenlenecek söyleşi ve imza günlerinde okurlarıyla bir araya gelecek. Fuarın uluslararası onur konuğu ise Kırgız yazar Sultan Raev oldu. Etkinliğin konuk ülkesi Kırgızistan, kültürel etkinlikler, edebiyat panelleri ve sergilerle fuara renk katacak. Her gün 10.00 – 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilen fuar, yüzlerce yayınevi, yazar ve sanatçıyı aynı çatı altında buluşturuyor. İşler Kitabevleri ana sponsorluğunda düzenlenen etkinlik, T.C. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştiriliyor. Ankara Kitap Fuarı, yalnızca kitap satışlarının değil, aynı zamanda kültürel etkileşimin, fikir alışverişinin ve edebiyatın bir araya geldiği büyük bir buluşma noktası olarak başkentte edebiyatseverleri ağırlamaya devam ediyor.

Güncel News press 23. Ankara Kitap Fuarı Kapılarını Açtı: Onur Konuğu Ayla Kutlu, Konuk Ülke Kırgızistan #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Ümit Özdağ’dan “Ordu ve Siyaset” Söyleşisi Ankara’da Gerçekleşti Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Ankara’da düzenlenen “Ordu ve Siyaset” konulu söyleşide vatandaşlarla buluştu. ATO Congresium Ankyra Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, yoğun bir katılımla gerçekleşti. Prof. Dr. Özdağ, konuşmasında Türk ordusunun tarihsel rolü, milli güvenlik politikaları ve Türkiye’nin güncel siyasi gündemi üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Cumhuriyet’in temel direklerinden biri olduğunu vurgulayarak, ordunun milletin bağımsızlık mücadelesindeki önemine dikkat çekti. Etkinlik boyunca katılımcılar, Özdağ’ın konuşmasını ilgiyle takip etti. Söyleşi, planlanan program çerçevesinde yalnızca Ümit Özdağ’ın sunumuyla tamamlandı; soru-cevap bölümü yapılmadı. Söyleşinin ardından imza programına geçilerek, katılımcılar Prof. Dr. Ümit Özdağ ile bir araya geldi.

Güncel News press Ümit Özdağ’dan “Ordu ve Siyaset” Söyleşisi Ankara’da Gerçekleşti #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Advertisement
Preview
Elazığ Belediyesi’nden Halk Sağlığı İçin Bahar Dönemi Yoğun İlaçlama Çalışması. Elazığ Belediyesi, halk sağlığını korumak ve zararlı haşerelerin üremesini engellemek amacıyla yıl boyunca sürdürdüğü ilaçlama çalışmalarını bahar aylarında yoğunlaştırdı. Elazığ Belediyesi, toplum sağlığını koruyarak yaşam kalitesini yükseltmek adına içinde bulunduğumuz bahar döneminde de yoğun çalışmalarını sürdürüyor.  Elazığ Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri; kent genelinde karasinek, sivrisinek, fare, tahtakurusu, pire ve hamamböceği gibi zararlıların çoğalmasını önlemek amacıyla yağmur suyu hatları, sulak alanlar, su birikintileri ve gündelik alanlarda düzenli ilaçlama çalışmaları yürütüyor. Bu çalışmalarda özellikle zararlıların üreme alanlarına yoğunluk veriliyor.   Yapılan ilaçlama çalışmalarıyla, haşerelerin yol açabileceği çeşitli sağlık risklerinin önlenmesi amaçlanıyor. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, vatandaşların sağlığına gösterilen hassasiyetin her zaman öncelikli olduğu ifade edilerek ilaçlama çalışmalarının düzenli aralıklarla sürdürüleceği vurgulandı.

Güncel News press Elazığ Belediyesi’nden Halk Sağlığı İçin Bahar Dönemi Yoğun İlaçlama Çalışması. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Elazığ Belediyesi’nden Gençlere Sanat Fırsatı: Gençlik Korosu Kuruluyor. Elazığ Belediyesi bünyesinde, şehrin kültür-sanat yaşamını desteklemek ve gençlerin sanatsal gelişimine katkı sağlamak amacıyla Gençlik Korosu kuruluyor. Koroda yer almak isteyenler için başvuru süreci başladı. Elazığ Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde yer alan Kürsübaşı Korosu, Mehteran Takımı, Halkoyunları, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Tasavvuf Musikisi korosundan oluşan Elazığ Belediyesi Musiki Toplulukları, şehrin kültürel ve sanatsal yönüne değer katan faaliyetlerini sürdürüyor. Şehrin köklü kültürel mirasını gençlerin enerjisiyle birleştirmek hedefiyle Elazığ Belediyesi Musiki Toplulukları bünyesinde Gençlik Korosu kurulacak.  Elazığ Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde kurulacak olan Gençlik Korosu için başvurular başladı. Projeyle müziği seven ve sesine güvenen gençler profesyonel bir çatı altında yeteneklerini geliştirme fırsatı bulacak.  Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamada, 15-25 yaş arasındaki gençlerin koro seçmelerine başvuruda bulunabilecekleri belirtilerek; “Yeteneklerine güvenen gençlerimizin 22 Nisan 2026 tarihine kadar Elazığ Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Engelsiz Yaşam Merkezine şahsen başvuruda bulunmaları gerekiyor.” denildi.

Güncel News press Elazığ Belediyesi’nden Gençlere Sanat Fırsatı: Gençlik Korosu Kuruluyor. #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
Ümit Özdağ’dan Ekonomi, Savunma ve Dış Politika Değerlendirmesi “Üretim batıyor, işsizlik patlıyor” Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Özdağ, kur baskısının ihracatçının üretim gücünü felç ettiğini belirterek, “İhracat kan kaybediyor, ithalat patlıyor. Fabrikalar üretimi durduruyor, işsizlik patlıyor” dedi. Mart ayı dış ticaret verilerinin alarm verdiğini ifade eden Özdağ, “İhracat yüzde 6,4 düşerken ithalat yüzde 8,4 arttı. Aylık dış ticaret açığı yüzde 56,6 artarak 11,2 milyar dolara ulaştı” diye konuştu. Motorin fiyatlarındaki artışın tüm sistemi altüst ettiğini belirten Özdağ, “Motorin 85 TL’yi aşacak. Bu durum tarladan sofraya kadar her şeyi etkileyecek” dedi. “Kamyoncular terk edilmiş durumda” Konya Ziraat Fuarı’nda üreticiler ve şoförlerle bir araya geldiğini belirten Özdağ, “Kamyoncular Türkiye ekonomisinin kan damarlarıdır. Şu anda bu ülkenin en çalışkan insanları tam bir terk edilmişlik yaşıyor” ifadelerini kullandı. “Halk fakirleşirken kamu israfı hız kesmiyor” “TÜİK milletle dalga geçiyor” Ümit Özdağ, kamu borcunun 15 trilyon TL’ye dayandığını, vatandaşın borç yükünün 8 trilyon TL’yi aştığını belirterek, “Her şeye zam yapılırken TÜİK milletle dalga geçen sonuçlar açıklıyor” dedi. Özdağ, “Haziranda zam zamanı geldiğinde ücretlere daha az zam yapabilmek için fiyat artışlarını olduğundan az gösteriyorlar” ifadelerini kullandı. “Karadeniz gazı nerede?” Özdağ, 2020’de açıklanan Karadeniz doğalgaz müjdesini hatırlatarak, “Keşke o gaz bugün evlerimizde olsaydı. Hamasetle siyaset vatandaşın karnını doyurmuyor, evini ısıtmıyor” dedi. Zafer Partisi’nin güçlü ekonomi kadrosuna dikkat çeken Özdağ, “Ekonomiyi izleyen, planlayan ve çözüm üreten bir kadroya sahibiz” diye konuştu. “Enerji zamları fırtınaya dönüştü” “Dağıtım bedeli yüzde 880 arttı” Ümit Özdağ, Ankara’da doğalgaz fiyatlarının 2020-2026 arasında yüzde 875 arttığını belirterek, “Elektrikte de durum farklı değil. Enerji bedeli yüzde 25 artarken dağıtım bedeli yüzde 880 arttı” dedi. “Türkiye kırılgan ekonomiler arasında” Özdağ, Türkiye’nin jeopolitik riskler ve enerji maliyetleri kıskacında dünyanın en kırılgan ekonomileri arasında yer aldığını belirtti. “Sistemin sürdürülebilirliği ancak milli ve planlı bir karma ekonomiyle mümkündür” dedi. “Orta Doğu’da kalkınma hamlesi başlatılmalı” “Türkiye önderlik etmeli” Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, hükümetin Orta Doğu Bölgesel Kalkınma ve Ekonomik Entegrasyon Projesi başlatması gerektiğini vurguladı. “Kuzey Afrika’dan Pakistan’a uzanan bir kalkınma hamlesinin zamanı geldi. Türkiye buna önderlik etmelidir” dedi. “İsrail normal bir devlet olmayı kabul etmeli” Özdağ, “İsrail bugün normal bir devlet değildir. Çevresine kan ve gözyaşı saçan bir zihniyet tarafından yönetilmektedir. Bu zihniyetin iktidardan uzaklaştırılması İsrail halkı için de en iyi sonuç olacaktır” ifadelerini kullandı. “Savunma sanayisi rant alanı olmaktan çıkarılacak” “Altay tankı hâlâ envanterde yok” Ümit Özdağ, Roketsan töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını değerlendirerek, “Altay tankları hâlâ TSK envanterinde yok. Milli muharip uçak yapılmadı. Türkiye böyle norm belirleyen bir ülke olamaz” dedi. “Savunma tesisleri dağların altına taşınmalı” Özdağ, “Savunma sanayi tesislerini ovaların ortasında yapamayız. Bu tesislerin Karadeniz’in dağlarının altına taşınması zorunluluktur” dedi. Zafer Partisi’nin hedefini açıklayan Özdağ, “Milli füze sistemini kuracağız, balistik füze programını hayata geçireceğiz. TSK’nın caydırıcılığını yeniden inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Şam ziyaretinde Türk bayrağı olmalıydı” “Zelenski Şam’da neyi kurtarmaya geldi?” Ümit Özdağ, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile Şam’a yaptığı ziyareti eleştirerek, “Keşke o salonda Türk bayrağı da asılı olsaydı. Zelenski’nin Şam’da ne işi var?” dedi. “Hizb-ut Tahrir eylemleri endişe verici” Özdağ, “Türk bayrağı açan gençler gözaltına alınırken Hizb-ut Tahrir’in 10 şehirde rahatça eylem yapabilmesi endişe verici” ifadelerini kullandı. “Polis haftası kutlanacak durumda değil” Ümit Özdağ, Türk Emniyet Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümünde polislerin sorunlarına dikkat çekti. “Polis ihmal ediliyor, siyasi mobbinge maruz bırakılıyor. Yeni bir Emniyet Teşkilatı Kanunu’na acilen ihtiyaç var” dedi. Ümit Özdağ’dan İran–ABD Ateşkesi ve Gözaltı Yorumu “Ateşkes kırılgan, Netanyahu gerçeklikten kopmuş” Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İran–ABD ateşkesiyle ilgili, “Çok kırılgan bir ateşkes. İran ve ABD farklı yorumlar yapıyor. Netanyahu bu ateşkesi istemiyor, gerçeklikten kopmuş bir şekilde Tevrat ekseninde dış politika yapıyor” dedi. “CHP İl Başkanı gözaltına alınmak zorunda değil” Özdağ, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un gözaltına alınmasına ilişkin, “Hakkında suçlama varsa davet edilir, gider ifadesini verir. Adalet mekanizması böyle kullanılmamalı. Kaçan yok, ortadan kaybolan yok. Polisle gözaltı yapmak aşağılamaya dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

Güncel News press Ümit Özdağ’dan Ekonomi, Savunma ve Dış Politika Değerlendirmesi #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
İSTAHED’DEN HYP KILAVUZUNA TEPKİ: “AYNI İŞE DAHA AZ MAAŞ” İstanbul – İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan yeni “Hastalık Yönetim Platformu (HYP) Tarama ve Takip Kılavuzu”na tepki gösterdi. Dernek, yeni düzenlemenin aile hekimlerine ek iş yükü getirdiğini, buna karşın gelir kaybına yol açtığını açıkladı. “Başarı Yine Cezalandırılmıştır” İSTAHED Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, yeni sistemin “negatif performans” esasına dayandığı ve hekimlerin başarılarının cezalandırıldığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Katsayı Değişikliği Maaşları Düşürecek İSTAHED, yeni kılavuzun aile hekimlerinin maaşlarında yüzde 15’i aşan kayıplara neden olacağını belirtti. Dernek, katsayı değişikliklerini şu şekilde açıkladı: Tarama ve İzlemler: DM, HT, Obezite, KVR ve yaşlı izlemlerinin maksimum katsayılarındaki düşüş, katsayı çarpanlarına 0,8778 olarak yansıyacak. Süreç Yönetimi: Önceden 1,03 olan katsayı, yeni kılavuzda 1 olarak belirlendi; bu da 0,9708’lik bir kayıp anlamına geliyor. Negatif Performans: Yeni getirilen izlemlerin toplam negatif performans değeri 0,9645 olarak hesaplandı. Kanser Taramaları: Kanser taramalarını tam yapabilen hekimler 1,0147 ek katsayı kazanabilecek. Ancak bu durum, hekimin çabasından çok, kit temini, hasta onayı ve mamografi imkânı gibi dış etkenlere bağlı olacak. Açıklamada, bu katsayıların çarpımıyla 0,8339 sonucuna ulaşıldığı belirtilerek şu değerlendirme yapıldı: “Eziyet Yönetmeliği Geri Çekilene Kadar Mücadele Edeceğiz” İSTAHED, yeni düzenlemenin “aynı işe daha az maaş, fazla işe aynı maaş” anlamına geldiğini vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Güncel News press İSTAHED’DEN HYP KILAVUZUNA TEPKİ: “AYNI İŞE DAHA AZ MAAŞ” #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0
Preview
YENİ PERFORMANS KILAVUZU İŞ YÜKÜNÜ ARTTIRIP, MAAŞLARI DÜŞÜRÜYOR! AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir: “Yeni performans kılavuzu aile hekimlerini hastaya değil, bilgisayar ekranına bakmaya zorluyor.” Aile hekimliği sisteminde uygulanması planlanan yeni performans kılavuzu, sağlık çalışanlarının tepkisini çekti. Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı yeni düzenlemenin aile hekimlerinin hem iş yükünü artıracağını hem de maaşlarında ciddi kayıplara yol açacağını belirtti. Kandemir, mevcut sistemde aile hekimleri, ebe ve hemşirelerin hak ettikleri ücreti alamadığını, yeni performans kriterleriyle mevcut maaşlarını korumanın dahi zorlaştığını ifade etti. “Yeni kılavuz, sağlık çalışanlarını daha fazla bürokratik işlem ve veri girişine zorlayarak hekimlerin hastaya ayırdığı zamanı azaltacak, birinci basamak sağlık hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkileyecek.” dedi. Ekrana Değil, Hastaya Bakmak İstiyoruz Yeni sistemin hekimleri sağlık hizmetinden uzaklaştırarak veri girişine zorladığını vurgulayan Dr. Kandemir, performans değerlendirmesinin büyük ölçüde veri girişine dayandırılmasının ciddi bir sorun olduğunu söyledi. “Dayatılan kriterler nedeniyle hekimler hastaya bakmaktan çok bilgisayar ekranına bakmak zorunda kalacak. Hastaya dokunmak yerine klavyeye dokunmaya zorlanıyoruz. Bu sistem hekimi, ebe ve hemşireyi sağlık çalışanı olmaktan çıkarıp veri giriş elemanına dönüştürüyor.” ifadelerini kullandı. Performans Sistemi Maaş Kaybına Yol Açıyor Yeni kılavuzun yalnızca iş yükünü artırmadığını, aynı zamanda gelir kaybına da neden olduğunu belirten Kandemir, katsayı değişikliklerinin aile hekimlerinin gelirlerinde ciddi düşüş anlamına geldiğini söyledi. Tarama ve takipleri eksiksiz yapan bir aile hekimi Nisan ayında 1,5 katsayı alırken, yeni kılavuzda aynı hizmet karşılığında 1,259 katsayı elde edecek. Bu değişiklik, yüzde 15’i aşan bir katsayı kaybı anlamına geliyor. Ayrıca diyabet, hipertansiyon, obezite, kardiyovasküler risk ve yaşlı izlem programları gibi temel halk sağlığı hizmetlerinin katsayılarının da düşürüldüğü belirtildi. “Angarya Suçtur” Aile hekimliği çalışanlarının yıllardır artan yük altında hizmet verdiğini belirten Dr. Kandemir, yeni düzenlemelerin çalışanları tükenmişliğe sürüklediğini söyledi. “Angarya suçtur” diyen Kandemir, şu ifadeleri kullandı: “Birinci basamak sağlık hizmetini sunan meslektaşlarımıza uygulanan bu baskı ve angarya düzeni hem çalışanları yıpratıyor hem de vatandaşın nitelikli sağlık hizmetine erişimini zorlaştırıyor. Bu durum, ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşların aile hekimliğine erişimini zorlaştırarak özel hastanelere yönelmesine neden olabilir.” Temeli Sorunlu Sisteme Vitrin Düzenlemesi Kandemir, aile hekimliği sisteminin yıllardır ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, yeni düzenlemelerin bu sorunları çözmek yerine daha da büyüttüğünü dile getirdi. Aile sağlığı merkezlerinin bina sorunlarının devam ettiğini, sağlıkta şiddetin hâlâ çözülemediğini ve tarama merkezlerinin yetersiz olduğunu vurgulayan Kandemir, “Sağlık Bakanlığı temeli oturmayan bir binaya ışıklı tabela koymaya çalışıyor.” dedi. Aile Hekimliği Güçlenmeden Sağlık Sistemi Çalışmaz Birinci basamak sağlık hizmetlerinin, sağlık sisteminin temelini oluşturduğunu hatırlatan Dr. Ahmet Kandemir, aile hekimliği sisteminin zayıflamasının tüm sağlık yapısını olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Kandemir, “Aile hekimliği iyi işlemeden ne devlet hastaneleri ne de üniversite hastaneleri verimli çalışabilir. Sağlık Bakanlığı, meslektaşlarımıza, vatandaşlara ve ülke sağlığına zarar verecek bu düzenlemelerden bir an önce vazgeçmelidir.” çağrısında bulundu.

Güncel News press YENİ PERFORMANS KILAVUZU İŞ YÜKÜNÜ ARTTIRIP, MAAŞLARI DÜŞÜRÜYOR! #sondakika #news #gündem

1 week ago 0 0 0 0