Çok meraklandım ve heyecanlandım dostum :) emeğinin karşılığını fazlasıyla alman dileğiyle.
Posts by N.Toygar Ateş
Goodbye bluesky...
Yine boş zamanımın 2 saati, kapitalizmi yeni eleştirmeye başlamış bir gencin sorularına tatmin edici yanıtlar vermeye çalışarak geçti. Bu da benim "ev içi görünmez emeğim."
Gezi'yi mayısın sonunda bi anda patlamış gibi algılamamak bugün önemli. 2013 1 Mayıs ve devam eden günleri hatırlayın/bakın. Şimdi de Mart Ayaklanması'nı ve bizi bekleyen 1 mayıs'ı düşünün. Ya orada son bulacak ya da daha büyük başlayacak.
Fabrikaya iki genç girince 3. kez komite kurmak üzere heveslendim, haftayı bitirmeden çıktılar...
Deniz, Mahir, İbo ve birçokları. Bir daha gelmeyecekler çünkü kahramanlar çağı sona erdi. Biz ölümlüleriz, onların anılarını rahat bırakmamız gerek. Omuz omuza vermek veya silinip gitmek dışında seçeneğimiz yok.
Sarhoşum daha ayar yapamadım, ilk bs tayfa ile paylaşıyorum, yarın kamuya açacağım. Gececilere gönderdim.
youtu.be/Ge2r-41wMF4
Gündemdeki eylemlere, eylemlerde olanlara dair ufak bir şey karaladım. Okumak isteyen, merak edenler için paylaşıyorum. Sevgiler. sentezfikir.wordpress.com/2025/04/05/y...
Sağ ol kardeşimmm sevgiler
3ay her pazar okuma-yazma, fabrikada çaktırmadan literatür tarayıp not alma, sonunda 20bin sözcük, 2saat 50dk video. Tatilin yarısı eşimi yalnız bırakıp metni düzenleme, video çekim ve edite gitti. Ve edit bitmedi, yarına kaldı. Hepsi 683 izlenme alacak bi video için ajshsahs Şimdilik iyi gecelerrr.
Vaaay ayda bir kontrol ediyordum burayı sonunda yeşillenmiş ortam. İyice doluşalım da dönüp hepinizi takip edicem. Türkiye İşçi Sınıfı videosunu editliyorum, görüşürüz.
Antep'te işçiler öyle büyük bir ateş yakmaya hazırlanıyor ki, dumanı patronları ve devleti rahatsız etmeye başladı. Bu ateş tüm şehirlerde işçiler, sendikalar, sosyalist partiler ve devrimci öğrenciler tarafından büyütülmelidir.
Hahahsa uyar ya hatırladım bu animasyonu.
Hala bu kitabı yazabilmiş olduğuma inanamıyorum. Heyecanımı da 1 yıldır içimde yaşıyorum. "Toygar yine bi şeyler yazdı işte" sanıyorlar. "Bi şeyleri" düşündükçe, hayatım ile eserim arasındaki düzey çatışması daha da artıyor. Basıldığında umarım ki arkadaşlar okura ulaşması için destek olur...
Yine tüm zihnim İlişkisel Perspektifler'e endekslenmiş halde. Hala Whitehead ve nöro-sosyoloji okumaları-düşünmeleri yapıyorum, hatta işten izin alarak. Muhtemelen Whitehead ile ilişkisel benlik bölümlerine toplam 7-8 sf ekleyeceğim. 1 yıl önce bitti ancak süreç küçük eklemeler yapmakla geçti.
Gelişince cellat baltasıyla girişmek çok fena. Tutuşur alevler yanar ali cabbar...
Predator hayranı sayılırım ve aynı bağlantıyı ben de hissettim. Bana hep posthümanizmi çağrıştırıyor nedenini düşünmedim ama ahahshd
Sentez'de olanaksız olmalıydı. Çünkü her yayında kitap ve yazarları da ekrana yansıtıyorum, ileri okumalar yapmaları için ve üstatlara duyduğum saygıdan dolayı. Kendi bacaklarına sıkıyorlar. Genelleştirmek kolaycılık olur, ama hatırı sayılır kesimin kanalın davasıyla alakası yok. Sağlık olsun.
Ekonomik durumları benden iyi (veya olacak), aileden ya da geldikleri pozisyondan. Boş zamanları daha fazla, stresleri daha az. Ne ki yine işçi sınıfından, dipte hayatta kalmaya çalışan prekardan eleştirel teori öğrenebiliyorlar. Destek? Elbette yok. Çünkü bunlar aşağılık komplekslerini tetikliyor.
Bi yerde videolardan yararlanıp sunum yapanlar, makalesini tezini yazanlar, bi yerde sözlerimi kopyalayıp kendi yazısı gibi tvit atanlar, bi yerde giderayak "kanalı çok seviyorum" diye ortaya çıkanlar. Videoları paylaşmayı geç, yorum atma tenezzülünde bulunmadılar. Bunlar ülkenin aydınlık yüzleri.
Bu da kozmolojik bağlamın dışında, saat alanına içkin problemlerden biri.
Zaman yanılsama değil, aksine evrenin evriminin temel gerçekliği. Yanılsama olan, başta kendi saatimizi evrenin zamanına genişletmemizdi. Sonra da bu genişletmenin mümkün olmayışını zamansızlığa yormamızdı. Bunlar kozmolojik hata madalyonunun iki yüzü.
Matrix'i severler, müziğini dinlerler, hakkında konuşurlar, hatta kimisi ambiyansı dış görünüşüne yansıtır. Kendilerine Matrix'in içinde başka bir simülasyon yaratarak yaşarlar. Günün sonunda Matrix'teki mücadele, biz anti-kapitalistlerin kavgasında yaşar. Gerisi yeşil-siyahın içinde kalır.
İnsandaki her şeyi toplumsallaştırabilirsin. Ancak bu ilişkiselliğin gereğidir, tek bağı mutlak hakikat ilan edemezsin. Her zaman uzaksama ve yakınsama dereceleri vardır. İlişkiselliği göremeyen, kendi davası adına indirger. Çoğunlukla dindar akıldan veya hayat tecrübesizliğinden kaynaklanır.
Ruhsal durumları, yeni yabancılaşma süreçleri ve akışkan kültür gereği, bence günümüzde beyaz yaka ve alt sınıf prekaryayı psikolojiye dayanan bir kaynak gerçekten harekete geçirebilir, tek aday da eleştirel psikoloji. Alanın prekarya için Komünist Manifesto etkisi yaratma potansiyeli var.
Entelektüel, umutsuz vakalar için umudunu ve zihnini yıpratamaz. El uzatarak ulaştırılmak istenen basit düzeyden katbekat üstte olanların yitip gittiğini gördüm. Bizim işimiz kıvılcımlar yaratmak ve mevcut potansiyelleri ateşlemek. Umutsuz vakalar ancak böyle değişebilir, ateş yolunu bulur.
Eleştirel psikolojiyi pratikte, anti-kapitalizmi pratik-teorik bireysel ve toplumsal düzlemlerde, ilişkisel ontolojiyi de teoride yaşayıp yaşattım. İlişkisel Perspektifler basılırsa ister istemez yolun kendisine dönüşeceğim ve dönüp yola bakabileceğim. Üçgenin dışına ihtiyacım yok, artık bitti.
Eleştirel-radikal psikoloji ile birlikte SentezFikir misyonunu tamamlamış olacak aslında. Çünkü ben Sentez'i de kapsayan uzun ve yorucu yolumu tamamladım. Anti-kapitalizm, ilişkisel ontoloji ve eleştirel psikoloji. Tüm kavga bu üçgene ulaşmak içinmiş. Ne harika ve acı verici bir serüvendi!
500 kez tıklanacak ve 50 kişinin tamamını dinleyeceği bir içerik için tahmin edilenden çok daha fazla emek harcıyor, hatta bazen bedel ödüyorum. Kuşkusuz bu delilik, belki de budalalık. Ama o 50 kişinin, toplumsal değişim bağlamında, hemen her kanaldaki 5 bin kişiye bedel olduğunu da biliyorum.