Advertisement · 728 × 90
#
Hashtag
#KatolikKilisesi
Advertisement · 728 × 90
Preview
'Papa Kayserili' iddiası: Yöre halkı şaşkına döndü! Katolik Kilisesi'nin yeni lideri olarak seçilen Papa 14. Leo hakkında ortaya atılan iddia tartışma konusu oldu. Leo'nun büyük dedesi Setrak Parsehyan'ın 1915'li yıllarda Kayseri'nin Develi ilçesinden Arjantin'e göç ettiği iddia edildi. KAYSERİLİ OLDUĞU İDDİA EDİLDİ 14. Leo'nun aile geçmişiyle Kayserili olduğu iddia edilirken, bu haber Develileri şaşırttı.  Develi ilçesinde eski Ermeni evlerinin bulunduğu Reşadiye Mahallesi Muhtarı Yusuf Çelik, "Bizde Papa'nın Develili olduğunu sosyal medyadan öğrendik ve şaşırdık. Katolik Kilisesinin ruhani lideri 14. Leo'nun dedelerinin bu mahallede yaşadığı söyleniyor. Bizde "hayırlısı olsun" diyoruz" ifadelerini kullandı. DEVELİ'DE ERMENİ GEÇMİŞİ 20. yüzyılda Develi ve çevresindeki en önemli hadise Ermeni hadisesi ve buna bağlı olarak Haçin olayıdır. 1878 Osmanlı-Rus savaşı sonunda Rusların teşvik ve himayeleri ile kurulan Ermeni cemiyet ve komiteleri Osmanlı Devleti'ni içten yıkmak üzere görevlendirilmişlerdir. Bunların Anadolu'daki merkezlerinden bir tanesi de Develi'dir. Bunun sebebi Develi'nin hem Doğu Anadolu'ya hem de Güney Anadolu'ya yakın bir merkez olmasıdır. Ermeni ihtilal komitelerinden Hınçak ve Taşnak cemiyetleri, ileride Türklerle yapılacak çarpışmalarda kullanmak üzere büyük ihtiyaç duydukları bombaların üretimini Develi'de yapmayı uygun görmüşlerdir. Birkaç yıllığına Develi Ermenilerinden Amerika'ya bomba tahsiline gönderilen Kevork Elekçıyan, 1913 yılında Everek'e dönmüştür. Everek'te Kevork'un evinde bulunan imalathanede bomba üretimi esnasında Kevork'un yaptığı bir bomba elinde patlamış, bu hadisenin Kayseri'de duyulmasından sonra Ermeni evlerinde arama yapılmış ve birçok bomba ve bomba yapımında kullanılan teçhizat ele geçirilmiştir. Fakat Ermeniler böyle bir aramayı önceden tahmin ettikleri için birçok bombayı evlerinin gizli bölmelerine saklamayı başarmışlardır. Ermeniler Fransızlarla ortak hareket ediyorlardı. Fransız işgal kuvvetlerinin Develi'nin 20 km. kadar yakınına gelerek Zamantı suyunu sınır olarak ilan etmeleri Atatürk'ün dikkatini çekmişti. M. Kemal Paşa, Kılıç Ali Bey'i bu lüzum üzerine Develi'ye, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyet-i Heyeti Temsilcisi olarak göndermiştir. Develi'ye gelen Kılıç Ali Bey, Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararları anlatarak, Mustafa Kemal'in pek yakında bölgeye büyük bir askeri kuvvet yollayacağını bildirmiş, halktan bu harekete destek vermesini istemiştir.  Develi Kaymakamı'nın yardımları ile Kılıç Ali Bey halkı Ermenilere karşı teşkilatlandırmaya başlamıştır. Bu arada Ermeniler Haçin'de yedi Develiliyi boğazlarını keserek katletmişlerdir. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti daha fazla beklemenin oluşturacağı tehlike ve sakıncaları tahmin ederek Kilikya Kuva-i Milliye Kumandanı Doğan Bey'i harekete geçirme kararını almıştır. Gerekli asker ve silah toplandıktan sonra, Haçin'e taarruz emri 6 Nisan 1920 de verildi. Kayseri İntikam Alayı'nın da bölgeye gelmesi ile Haçın ele geçirildi. Haçın'de sağ kalan Ermeniler, Develi'ye gönderilmişler ve bunların korunmasını bizzat Develi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üstlenmiştir. Bu uygulamayla Türk milleti bir kez daha ne kadar aziz bir millet olduğunu ispatlamıştır. Develi'de Ermeniler dışında Rum azınlıklar da yer almaktaydı, fakat onlar Ermenilere karşı Türkleri desteklemişlerdir. Rumlar, 1920'de yapılan nüfus mübadeleleri ile Trakya Türkleriyle değiştirilerek Develi'den ayrılmışlardır. Develi'de bulunan Ermeni azınlık ise Halep, Suriye ve Şam'a gönderilmiştir. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press 'Papa Kayserili' iddiası: Yöre halkı şaşkına döndü! #PapaKayserili #Kayseri #Develi #KatolikKilisesi #ErmeniTarihi

0 0 0 0
Preview
Papa bugün de seçilemedi! 2. ve 3. tur oylamalar da sonuçsuz kaldı! Katoliklerin son ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus'un 21 Nisan'da vefat etmesinin ardından dünya genelinde 1,4 milyar mensubu olan Katolik Kilisesi'nin 267'nci Papasını belirlemek için bu sabah 2. ve 3. tur oylama yapıldı. 3'DE 2 ÇOĞUNLUK SAĞLANAMADI! Hristiyan ruhban sınıfında Papa'dan sonra gelen en üst düzey din adamı olan kardinaller, sabah saatlerinde bir kez daha Sistine Şapeli'ne girdi ve iki oylama birden yaptı. Her iki oylamadan da 3'te 2 çoğunluğu yani en az 89 oy alan bir kardinal çıkmayınca, papa seçilemedi ve Sistine Şapeli'nin bacasından dün olduğu gibi yine siyah duman yükseldi. 2 OTURUM DAHA YAPILACAK! Katolik Kilisesi'nin yaşı 80'in altında olan 133 kardinali, bugün öğleden sonra 2 oturum daha yapacak. Bu oylamaların sonuçları da bu akşam saatlerinde yine Sistine Şapeli'nin bacasından çıkacak dumanla duyurulacak. Siyah duman çıkarsa, oylamalarda papa seçilemediği, beyaz duman çıkarsa papa seçildiği anlamına gelecek. Bu arada, yaşı 80'in üzerinde olduğu için Sistine Şapeli'ndeki Konklav'a katılamayan Kardinaller Meclisi Dekanı Kardinal Giovanni Battista Re, Pompei kentinde yaptığı açıklamada, devam eden Konklav'da kısa sürede papa seçilebileceğine işaret ederek, "Bu akşam Roma'ya döndüğümde beyaz dumanı çoktan bulmuş olmayı umuyorum." dedi. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Papa bugün de seçilemedi! 2. ve 3. tur oylamalar da sonuçsuz kaldı! #Papa #Vatikan #Konklav #KatolikKilisesi #Hristiyanlık

0 0 0 0
Vatikan'da siyah duman: Yeni Papa seçilemedi Katoliklerin son ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus'un 21 Nisan'da vefat etmesinin ardından dünya genelinde 1,4 milyar mensubu olan Katolik Kilisesi'nin 267'nci Papasını belirlemek için bugün ilk tur oylama yapıldı. Hristiyan ilahileri eşliğinde Sistine Şapeli'ne giren seçici 133 kardinal, tek tek yemin etti. Ardından da Latince "Extra Omnes" yani "işi olmayanlar çıksın" anlamındaki komut verildi ve şapelin içinde sadece seçici kardinaller kaldı. Katolik Kilisesi'nde ruhban sınıfında Papa'dan sonra gelen en üst düzey din adamı olan kardinallerden 80 yaşın altındaki 133 kardinalin katıldığı oylamanın sonucu, Sistine Şapeli'nin bacasından yükselen dumanla duyuruldu. Bacadan yükselen siyah dumanla, bugün başlayan Konklav'ın ilk oturumunda yeni papanın seçilemediği dünyaya ilan edildi. 133 kardinal, yarından itibaren Papa seçilene dek sabah ve öğleden sonraları ikişer olmak üzere bir günde 4 oylama yapacak. Yeni papanın seçilmesi halinde Sistine Şapeli'nin bacasından beyaz duman yükselecek.   Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Vatikan'da siyah duman: Yeni Papa seçilemedi #Vatikan #YeniPapa #PapaFranciscus #KatolikKilisesi #Konklav

0 0 0 0
Preview
Son üç papanın terzisi, dördüncüsünü giydirmeye hazırlanıyor Papa Franciscus'un 21 Nisan'da vefatının ardından Katolik Kilisesi, 9 günlük yas döneminin sonunda 7 Mayıs'ta başlayacak Papalık Seçimleri (Konklav) için hazırlıklarını sürdürüyor. Konklav'ın sonucuyla yakından ilgilenen Vatikan'a komşu Roma'nın Borgo Pio Caddesi'ndeki terzi dükkanı da son günlerde çalışmalarını hızlandırdı. Bu terzi dükkanının en önemli özelliği, Katoliklerin son üç liderini giydirmiş olması. "Ana parça cübbedir, sonra kuşak var" Yeni papanın giyeceği beyaz renkli birkaç parçadan oluşan kıyafetleri büyük, orta ve küçük olmak üzere 3 kalıpta hazırlayan terzi Mancinelli, AA muhabirine açıklamalarda bulundu. Bugüne kadar Papa 2. Ioannes Paulus, Papa 16. Benediktus ve son olarak da Papa Franciscus'u giydirdiğini belirten Mancinelli, aralarında kendisini en çok zorlayanın Papa 2. Ioannes Paulus olduğunu söyledi. Mancinelli, "Çünkü o biraz... Nasıl diyelim, hafifçe topluydu. Dolayısıyla kumaş, biraz daha ağır, biraz daha dayanıklı olmak durumundaydı." dedi. Papaların kıyafetlerinde genelde ipek kumaştan yararlandıklarını kaydeden Mancinelli, bunun zorlayıcı olduğuna çünkü ipeği işleme tekniğinin ve giysinin diğer parçalarının iyi şekilde bir araya getirilmesinin önemine dikkati çekti ve "Ana parça cübbedir, sonra kuşak var." dedi. Kuşağın armasız olduğunu çünkü Papa Franciscus'un kuşağında asla arma istemediğini dile getiren Mancinelli, önceki papaların ise hep arma koydurduklarını söyledi. Mancinelli, bunlardan sonra da başa takılan, "zucchetto" olarak da bilinen beyaz takkenin geldiği, bunun da ipek ve rayon kumaştan üretildiği bilgisini verdi. Papalık cübbelerinin de her mevsim yünden yapıldığını anlatan Mancinelli, papaların kışın giydikleri paltoları de özel diktiklerini, üç bedende her vücut yapısına uygun, büyük, orta, küçük olacak şekilde yaptıklarını anlattı. "Beyaz renk çok hassastır, çabuk kirlenir" Terzi Mancinelli, papalık cübbesini hazırlarken düğmelerin de sabırla dikilmesi gerektiğinin altını çizdi. Yakında başlayacak Papalık Seçimi'nde şimdiden kimin seçileceğini, dolayısıyla vücut ölçülerini tam bilmelerinin mümkün olmadığına işaret eden Mancinelli, bu nedenle ilk cübbeleri büyük, orta ve küçük kalıplarda çıkardıklarını dile getirdi. Mancinelli, "Tabii ki sonrasında doğrudan kişinin kendisine özel yapılır. Şimdiye kadar ürettiklerimiz aşağı yukarı genel kalıpta yani tam uyumlu olmayabilir ama olur. Yeni papa için özel olarak yenisini yapacağız." ifadelerini kullandı. İtalyan terzi, papaların adet üzere beyaz giydiğine ancak bunun çabuk kirlendiğine dikkati çekerek, "Beyaz renk çok hassastır, çabuk kirlenir. O yüzden fazla sayıda üretmek gerekir." dedi. "Papaya iyi bir cübbe dikmek kaç gün gerekir?" sorusu üzerine Mancinelli, "Güzel bir cübbe dikebilmek için dört gün gerekebilir." yanıtını verdi.    #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Son üç papanın terzisi, dördüncüsünü giydirmeye hazırlanıyor #Papa #Konklav #KatolikKilisesi #Vatikan #Giyim

0 0 0 0
Preview
Gözler Kardinaller Meclisi'nde: Yeni Papa nasıl seçilecek? 2013 yılında 266'ncı Papa olarak göreve gelen Papa Franciscus, zatürre nedeniyle ciddi tedaviler görüyordu. Papa 88 yaşında 21 Nisan 2025 günü hayatını kaybetti.  Papa'nın ölümünün ardından yeni Papa'nın kim olacağı ve nasıl seçileceği merak konusu oldu. Peki Kardinaller Meclisi'nde ne karar çıkacak? Yeni Papa ne zaman seçilecek? İşte merak edilenler... PAPA NASIL SEÇİLİR? Papa'nın ölümünün ardından 9 günlük yas ilan edilir ve ölümünden 5 gün sonra ise Kardinaller toplanır.  Papa öldüğünde, Camerlengo ve diğer iki kardinal yeni bir papa seçilene kadar Katolik Kilisesi'nin sorumluluğunu üstlenir. Bir sonraki Papa genellikle bir papanın ölümünden yaklaşık iki hafta sonra seçilmiş olur. Seçimin ilk gününde, 120 tane kardinal Sistine Şapeli'ne girmeden önce ayin yaparlar ve burada apostolik anayasaya yemin ederler.   Herhangi bir kardinalin yeni Papa olarak ilan edilebilmesi için, kardinalin oylarının en az üçte ikisini alması gerekir. Bu oy oranına ulaşılana kadar her gün Sistine Şapeli'nde buluşmaya devam edeceklerdir. Her oylamadan sonra tüm evraklar (oy pusulası, notlar gibi) yakılır. Şapel'den çıkan duman siyahsa henüz papa seçlmedi demek, beyaz dumansa yeni Papa'nın seçildiği bildirilir. Usüle göre seçilen kişi, şapelin önüne çağırılırken Papalık görevini kabul edip etmediği sorulur. Cevap evet ise, yeni Papa'dan Papalık ismini talep edilecek.#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Gözler Kardinaller Meclisi'nde: Yeni Papa nasıl seçilecek? #PapaSeçimi #KardinallerMeclisi #PapaFranciscus #KatolikKilisesi #YeniPapa

0 0 0 0
Post image

Fransa’da Paskalya Döneminde Rekor Sayıda Vaftiz

7400’ü  11 ila 17 yaş arasındaki genç olmak üzere toplam 17 bin 800 kişi kilisede vaftiz oldu.

www.fransapostasi.fr/yasam/fransa...
#katolikkilisesi

0 0 0 0
Preview
Trump desteği ile biliniyordu... Kardinal Burke 'Papalık' için yeniden gündemde! ABD'nin Wisconsin eyaletinde 1948'de doğan Burke, Papa Franciscus'un şubatta hastaneye kaldırılması üzerine ana akım medyada papalığa aday kardinaller arasında yer aldı. Papa'nın 21 Nisan'da hayatını kaybetmesinin ardından Burke'ün ismi de tekrar gündeme geldi. Burke, Katolik Kilisesi'ndeki geleneksel öğretileri savunmasıyla öne çıkarken, ölen Papa Fraciscus'un reformist bulunan yaklaşımlarına karşı duruşuyla biliniyor. Papa'nın LGBT üyeleri hakkındaki görüşlerine karşı çıkan Burke, boşanmış ve yeniden evlenen Katoliklerin Kilise'nin tam haklarından yararlanmasına da karşı duruyor. Papa'nın liderliğini, 2014'te, "dümensiz gemiye" benzetmesinin ardından Burke, Papa Franciscus'un ABD'deki en büyük eleştirmeni olarak öne çıkmaya başladı. Bu yorumlarından bir süre sonra Papa, Kasım 2014'te, Burke'ü Vatikan'ın en yüksek yargı organı Kilise'deki tövbe, aforoz ve bağışlama süreçlerinden sorumlu görevinden alarak Malta Şövalyeleri'nin koruyucusu olarak atadı. 2023'te ise Papa, Burke'ün bu görevini başka bir kardinale devretti. Vatikan, Papa Franciscus döneminde, Aralık 2015'te, Yahudilerin din değiştirmeleri gerektiği düşüncesinden ve arayışından vazgeçip, iki inancın benzersiz bir ilişkiye sahip olduğunu ilan etti. Burke ise Kilisenin, "ilahi mesajı" Yahudiler de dahil olmak üzere tüm insanlarla paylaşma görevi olduğunu vurgulayarak, bu kararın kafa karışıklığı oluşturduğunu savundu. Yine 2023'te Vatikan, Burke'ün aylık maaşını, sağlık hizmetini ve kira ödemediği lojman ayrıcalıklarını iptal etti. Papa'nın bu kararı ayrıcalıkların yeniden düzenlenmesi olarak duyurulurken, basında "cezalandırma" olarak değerlendirildi. Bu mücadele sırasında Franciscus, bazı kapalı toplantılarda Burke'ü, Kilise'yi bölmekle suçladı. Burke ise 2019'da bir röportajında Papa'nın kendisini rakip olarak gördüğünü ve liderlik pozisyonunda istemediğini savundu. Halen, Wisconsin'de kurduğu Our Lady of Guadalupe Mabedi'nin yönetim kurulu başkanlığını yürüten Burke, geleneksel Katolik öğretileri üzerine vaazlar vermeye ve yazılar yayımlamaya devam ediyor. Trump için oy istedi Burke, 2016'da ABD başkanlık seçimleri için kampanya sürecinde kürtaj karşıtı görüşlerini desteklediği Donald Trump'ın aile, evlilik ve din gibi konularda "kilise değerlerini koruduğunu" dile getirdi. "Katoliklerin bu seçimlerde Trump'a oy verebileceğini" söyleyen Burke, göçmenler konusunda da "temkinli" davranılması gerektiğini belirtti. Burke, Trump'ın "iyi bir başkan olmasını ve ülkedeki ayrımları düzeltmesini" umduğunu dile getirerek, bu süreçte Trump'a destek verdi. Daha sonraki ABD başkanlık seçimlerinde Burke, Trump'ın adını vererek savunuculuk yapmasa da kürtaj karşıtlığı, geleneksel aile yapısı ve LGBT meselesi gibi konularda ortak görüşlere sahip olduğunu ortaya koydu. Öte yandan, Trump da Burke gibi Papa'nın yaklaşımlarına karşı eleştirel bir tutum sergiledi. Burke, bugüne kadar ABD'li bir Papa olmaması ve Trump'a yaklaşımı nedeniyle ilgi çekmeye devam ederken, bazı kardinaller tarafından fazla kutuplaştırıcı bir isim olarak eleştiriliyor. Burke'ün, Trump'ın eski sağ kolu Bannon'la ilişkileri The New York Times gazetesinin 2017'deki haberine göre, Trump'ın eski danışmanı Steve Bannon, Breitbart News adlı haber ağının yöneticiliğini sürdürürken, Vatikan'da Burke ile tanıştı. Bannon ve Burke, "İslam'ı, geleneksel Hristiyan değerlerinin aşınması sonucu zayıflayan Batı'yı istila etmekle tehdit eden bir unsur olarak gördükleri" için ortak paydada buluştu. Ancak Bannon'un Vatikan yönetimini sert şekilde hedef alan bazı yayın ve sivil örgütlenme arayışlarının basına yansıması üzerine ise Burke bu girişimlerde aktif rol almadığını açıklayıp daha geri planda görünmeyi tercih etti. Papa Franciscus'un çevresine göre, Trump ekibi "evanjelik köktencilik" yapıyor Trump ekibi ile Burke arasında gelişen ilişkiler, Papa Franciscus'un çevresini de rahatsız etti. Bannon-Burke trafiği sırasında Papa'ya yakınlığıyla bilinen editörlerden Antonio Spadaro ve Marcelo Figueroa'nın 2017'de Roma'da yayın yapan La Civilta Cattolica dergisinde "ABD'de Evanjelik Köktencilik ve Katolik İntegralizmi: Şaşırtıcı bir ekümenlik" başlıklı makalesi yayımlandı. O dönem Bannon ve Trump yönetiminin tutumu dahil ABD'deki "evanjelik köktenciliğin" sert bir dille eleştirildiği makalede, iklim değişikliği, göçmenler, Müslümanlar gibi konularda ABD'nin ideolojisinin, kutsal metin ve Eski Ahit'in çatışma ve savaşı teşvik edecek şekilde çarpıtan yorumlarını benimsediği vurgulandı. Hükümetin ve toplumun Hristiyanlarca yönetilmesini destekleyen "hakimiyetçi teolojinin", Hristiyan köktenciliğin vizyonunu belirlediği ifade edilen makalede, söz konusu yaklaşımın "Beyaz Saray'daki mevcut başstratejist ve apokaliptik jeopolitiğin destekçisi Steve Bannon gibi temsilcilerinin düşüncelerini besleyen doktrin" olduğu ifadesi yer aldı#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Trump desteği ile biliniyordu... Kardinal Burke 'Papalık' için yeniden gündemde! #KardinalBurke #PapaFranciscus #Papalik #KatolikKilisesi #TrumpDestegi

0 0 0 0
Preview
Papa'nın görevine gölge düşüren skandallar zinciri Papa Francis’in vefatının ardından yapılan övgü dolu yorumların yanı sıra, mağdurlardan gelen tepkiler dikkat çekti. Papa’nın, suistimalleri örtbas eden yapıyı kökten değiştiremediğini belirten mağdurlar, bu durumun "papalığının trajedisi" olduğunu dile getirdi. 2002 yılında Boston Globe gazetesinin yaptığı haberlerle ortaya çıkan sistematik istismar vakaları, yıllar içinde Vatikan’ın kapısına kadar ulaştı. Papa Francis, 2013 yılında göreve geldiğinde, Kilise içindeki istismar suçları hâlâ güncelliğini koruyordu. Ancak Papa, konunun sistematik boyutunu kavramakta geç kaldı ve failler ile onları koruyanlara karşı net bir tutum sergilemekte yetersiz bulundu. SKANDALLAR ZİNCİRİ Papa Francis’in papalığının ilk yıllarında yaşanan bazı gelişmeler kamuoyunun tepkisini çekti. ABD’nin Pennsylvania eyaletinde binlerce çocuğun din görevlileri tarafından istismar edildiği ortaya çıkmış, Washington Başpiskoposu Theodore McCarrick’in istismar suçlamaları sonrası görevden alınması ve daha sonra kardinalliğinin düşürülmesi süreci yaşanmıştı. Şili’deki Katolik Kilisesi merkezine yapılan polis baskını ve Avustralya’da bir başpiskoposun istismarı örtbas etmekten mahkûm edilmesi de gündeme oturmuştu. 2018 yılında ise Papa’nın yakın çevresinden Kardinal George Pell, çocuk istismarı suçlamasıyla hüküm giyen en üst düzey Katolik yetkili oldu. Pell’in mahkûmiyeti daha sonra bozuldu, ancak olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Francis, Şili’de istismarla suçlanan Piskopos Juan Barros’u uzun süre savunmuş, ancak 2018’deki Şili ziyaretinin ardından tutumunu değiştirmiş ve ülkedeki tüm piskoposların istifasını almıştı. REFORM GİRİŞİMLERİ YETERSİZ KALDI Papa Francis, istismar vakalarına karşı Kilise içi reformları hayata geçirmeye çalıştı. 2019 yılında tüm din görevlilerine cinsel istismar ve üstünün örtülmesini kilise yetkililerine bildirme zorunluluğu getiren bir kararname yayımladı. Ancak bu düzenleme, yetkililerin hukuki makamlara bildirimde bulunmalarını zorunlu kılmıyor, sadece kilise içi mekanizmaları öne çıkarıyordu. Mağdur temsilcileri, bu adımları yetersiz buldu. Ending Clergy Abuse (ECA) adlı kuruluş, Francis’in papalığını "kararlı bir mücadele verilmediği" gerekçesiyle eleştirdi. SNAP (Din Adamları Tarafından İstismara Uğrayanlar Ağı) da “çocuklar ve savunmasız yetişkinlerin korunmasında başarısızlık” vurgusu yaptı. YENİ PAPA NE YAPMALI? Papa Francis’in vefatının ardından toplanacak kardinaller meclisi, yeni papa seçimine hazırlanırken, gözler bu süreçte de mağdurların beklentilerine çevrildi. ECA, yeni papanın “sıfır tolerans politikası” uygulaması, istismarın üstünü örten kişilerin görevden alınması ve kamuoyuna açık hesap verilmesini sağlayacak adımlar atması gerektiğini belirtti. SNAP Başkanı Shaun Dougherty ise “Bir sonraki papa, verilen sözlerin yerine getirileceği bir dönemin kapılarını açmalıdır” dedi. Katolik Kilisesi’nde çocuklara yönelik istismar skandallarının oluşturduğu travma hâlâ etkisini sürdürürken, Papa Francis’in ardından göreve gelecek yeni liderin bu sorunla nasıl mücadele edeceği merakla bekleniyor.  #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Papa'nın görevine gölge düşüren skandallar zinciri #PapaFrancis #KatolikKilisesi #İstismar #Skandallar #Cinselİstismar

0 0 0 0