Advertisement · 728 × 90
#
Hashtag
#aktivizm
Advertisement · 728 × 90
Video

👉️ IPS İletişim Vakfı/bianet’in paydaşları arasında yer aldığı “Bizim Medyamız” projesi kapsamında hayata geçirilen bu çalışma, gençlerin medya okuryazarlığı ve aktivizm alanındaki üretimlerinin güçlü bir örneğini sunuyor.

#ourmedia #BizimMedyamız #bianet #MedyaOkuryazarlığı #Aktivizm

0 0 0 0
Preview
ABD'li 2 aktivist İsrail güçleri tarafından hapse atıldı ISM'den yapılan açıklamada, Ramallah'ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir köyünde yaşayan Abu Hamam ailesinin zorla yerinden edilmesine karşı çıkan gönüllüler Irene Cho ve Trudi Frost'un 12 Aralık'ta gözaltına alındığı belirtildi. Ailenin bir yılı aşkın süredir İsrailli yerleşimciler ve silahlı kuvvetler tarafından sürekli taciz ve saldırıya maruz kaldığı aktarılan açıklamada, geçen hafta bu saldırıların neredeyse her gün gerçekleştiğine dikkati çekildi. Açıklamada, İsrailli güçlerin "bir ay süreyle bölgeyi kapatma emri" çıkardığı ancak kapatma kararına eklenen haritada yasaklı bölge olarak işaretlenen alanda Abu Hamam ailesinin evinin yer almadığı kaydedildi. Buna rağmen İsrail güçlerinin aileyi rahatsız etmeye ve saldırılarına devam ettiğine işaret edilen açıklamada, aileyle dayanışma içinde olan aktivistlerin İsrail güçlerince gözaltına alındığı ifade edildi. ÜLKEDE BULUNMAİZİNLERİ İPTAL EDİLDİ Açıklamada, Cho ve Frost'un dün gece ülkede bulunma izinlerinin iptal edildiği ve Ramla kentindeki Givon Hapishanesi'ne gönderildikleri bilgisi paylaşıldı. İki aktivistin gözaltı sürelerinin yasal olan 24 saatlik sınırı aştığı ve hukuka aykırı şekilde alıkonulduğu vurgulanan açıklamada, gözaltı durumlarının 72 saat içinde incelenmesinin beklendiği belirtildi. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press ABD'li 2 aktivist İsrail güçleri tarafından hapse atıldı #İsrail #Filistin #Aktivizm #İnsanHakları #Adalet

0 0 0 0
Preview
Kraliyet tacına muhallebili saldırı! Grup üyeleri, öğle saatlerinde kraliyet tacı ve mücevherlerinin sergilendiği Londra Kulesi'ndeki salona girerek cam muhafazaya muhallebi attı. Güvenlik ekipleri kısa sürede müdahalede bulunurken, olayda tacın zarar görmediği bildirildi. Aşırı zenginlerden daha fazla vergi alınmasını ve "Halk Kamarası" adlı bir halk meclisi kurulmasını savunan grubun aktivistleri, tacın cam muhafazasına İngiltere'nin ünlü tatlısı apple crumble and custard sürdü. Aktivistler, tacın önünde "Demokrasi parçalanıyor, zenginleri vergilendir" yazılı pankart açtı. Take Back Power adına yapılan açıklamada, 2011'den bu yana en düşük gelir grubundaki yüzde 10'un gelirinin yüzde 44'ünü vergi olarak ödediği, en zenginlerden alınan verginin oranının ise yüzde 22 olduğu belirterek, siyasilerin süper zenginlere hizmet ettiği savunuldu. Açıklamada, çalışan sınıfın söz sahibi olacağı bir "Halk Kamarası" kurulması çağrısı yapıldı. Eylemcilerden Miriam Cranch, süper zenginlerin düşük vergi ödediğini, bunun da toplumsal adaletsizliğe yol açtığını ifade etti. Zahra Ali de ülkede boş konut sayısının evsiz sayısından fazla olduğunu belirterek, hükümeti sosyal sorunlara karşı duyarsız kalmakla eleştirdi. Eylemciler, hükümet tarafından somut bir adım atılana kadar şiddet içermeyen eylemlerin süreceğini ifade etti. Londra Metropolitan Polisi, 4 eylemcinin gözaltına alındığını, ayrıca kraliyet mücevherlerinin sergilendiği Londra Kulesi'nin geçici olarak ziyarete kapatıldığını açıkladı.   Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Kraliyet tacına muhallebili saldırı! #KraliyetTacı #MuhallebiSaldırı #LondraKulesi #Aktivizm #Demokrasi

0 0 0 0
Post image

İlham Aldıklarımız : John Perkins
#johnperkins #sürdürülebilirekonomi #bilinçlivekonomi #doğa #ekoloji #aktivizm #çevrebilinci #ekolojikevim #gününsözü #ilhamverensözler #sözler #ilhamverenler

0 0 0 0
Preview
İsrail'den Greta'ya! "Fahişe" yazıp erkek cinsel organı çizdiler İsrail'in ablukasını kırmak ve Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yol alan Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaşmıştı. Filoya saldıran İsrail ordusu, Küresel Sumud Filosu'na ait 42 gemiye yasa dışı şekilde el koymuş ve gemilerde bulunan yüzlerce uluslararası aktivisti de alıkoyarak ülkenin güneyindeki Ketziot Hapishanesi'ne nakletmişti. İsveçli çevre aktivisti Greta Thunberg, İsrail'de hapishanede kaldıkları sürece su verilmediğini, küfürlere ve tekmelere maruz kaldıklarını ve hapiste zehirli gaz verilerek öldürülmekle tehdit edildiklerini söyledi. "BANA TEKME ATIP 'FAHİŞE' DİYE HİTAP ETTİLER" Uluslararası sularda hukuksuzca alıkonulup İsrail'de hapishaneye atıldıktan sonra hiç kendisine su verilmediğini kaydeden Thunberg, "Beni yere yatırıp ellerimin arasına İsrail bayrağı bağladılar. İsrail bayrağı dalgalandığında, 'Bayrağa dokunma.' diye sırtıma her defasında tekme atıldı. Bana 'fahişe' diye hitap edildi ve zehirli gazla boğarak öldüreceklerini söylediler." diye konuştu. BAVULUNA DA "FAHİŞE YAZDILAR, ERKEK CİNSEL ORGANI ÇİZDİLER İsrailli yetkililerin bavulunun üzerine hakaret içeren ifadeler yazdığını söyleyen Thunberg, "Bavulumu teslim adlığımda, üzerinde 'Fahişe Greta' yazısı ve erkek cinsel organı çizilmiş figürlerle karşılaştım. Bunu 5 yaşındaki çocuklar bile yapmaz." dedi. "BANA BUNU YAPANLAR FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARA NELER YAPMAZ!" İsrail hapishanelerinde yargılamadan tutulan binlerce Filistinli ve yüzlerce çocuk olduğunu aktaran Thunberg, "Benim gibi İsveç pasaportu taşıyan beyaz bir kişiyi uluslararası sularda durdurup hapse atan ve işkence yapan İsrail, Filistinli tutsak ve çocuklara neler yapmaz ki." ifadelerini kullandı. KENDİ ÜLKESİNE DE YÜKLENDİ Kendisine sahip çıkmayan İsveç hükümetini "faşist" olarak suçlayan Thunberg, "İsrail bizi uluslararası sularda durdurdu ancak hükümetimiz sahip çıkmadı. Ukrayna'ya seyahat yasağı olan bölgelere yardım götüren İsveçliler ise hükümetimiz tarafından övüldü. Dolaysıyla bu iki karşılaştırma hükümetimizin faşist olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İsrail'den Greta'ya! "Fahişe" yazıp erkek cinsel organı çizdiler #GretaThunberg #İsrail #Gazze #İnsanHakları #Aktivizm

0 0 0 0
Preview
Özgürlük Filosu aktivistleri İstanbul Havalimanı’nda karşılandı 20 yıla yakın süredir abluka altında olan Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için Akdeniz’e açılan ve uluslararası sularda İsrail’in engellemesiyle karşılaşan Özgürlük Filosu aktivistleri Türkiye’ye döndü. Aktivistler, havalimanında birçok siyasi parti ve STK temsilcisinin, ailelerinin ve basının yoğun ilgisiyle coşkuyla karşılandı. 'İNŞALLAH ABLUKAYI KIRACAK YENİ DALGALAR YOLDA' Burada yapılan basın açıklamasında konuşan Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür, aktivistlere teşekkür etti. Songür, “Arkadaşlarımız destansı bir mücadele verdiler. Fakat şunun bilinmesi gerekiyor, burada bulunan aktivistler dediler ki ‘Bizler kahraman değiliz, kahraman olan Gazze halkıdır. İnşallah ablukayı kıracak yeni dalgalar da yoldadır. Umuyoruz ki dünya vicdanı o sınırlara tekrardan dayanacak ve insani yardımlar Filistin’e ulaşacaktır. Bundan sonra bizim için bu filoların devamlılığı çok önemlidir” dedi. 'ATEŞKES KENDİLİĞİNDEN OLMADI' İHH Genel Başkanı Av. Bülent Yıldırım ise, Kudüs ve Filistin’in bir insanlık meselesi olduğunu söyledi. Yıldırım, “Netanyahu, siyonizm insanlığı öldürmeye kalktı. Dünyanın bütün liderlerine sesleniyorum, eğer halklar nezdinde kahraman olmak istiyorsanız işte size Gazze, işte size Akdeniz, işte size karayoluyla Filistin’e gitmek. İnşallah çok yakında karayoluyla da deniz yoluyla da Filistin’e akacağız. Allah’a şükürler olsun, Sumud Filosu yola çıktı. Bütün dünyaya kararlılığını gösterdi. Arkasından Özgürlük Filosu yola çıktı. Ve Filistin özgür oluncaya kadar bu gemilerin gideceğini söyledi. Devlet liderleri baktılar ki tahtları sallanıyor. Ve herkes masaya oturdu. Ateşkes kendiliğinden olmadı, içeride Filistinlilerin yaptığı mücadele, dışarıda halkların eylemleri... İnşallah şimdi de filoların üçüncü ve dördüncü dalgaları organize ediliyor” diye konuştu. 46 AKTİVİST HALA İSRAİL HAPİSHANELERİNDE Özgürlük Filosu'ndan 95 kişinin Türkiye'ye dönmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu Komite Üyesi ABD'li aktivist Ann Wright, hala 46 aktivistin işgal rejimi hapishanelerinde bulunduğunu, aynı hapishanelerde 10 binden fazla Filistinlinin de bulunduğunu hatırlattı. Aktivist Fethullah Kirenci de, Gazze'de ateşkesin gerçekleştiğini havalimanına gelince öğrendiklerini ve çok sevindiklerini söyledi. Kirenci, "Sakın Mescid-i Aksa davasından, Gazze'nin özgürleşmesi davasından vazgeçmeyelim. İnşallah bundan sonra da çalışmalar artarak devam edecek" dedi. 'ON BİNLERCE FİLİSTİNLİ CEZAEVİNDE' Sumud Filosu katılımcısı Dr. Aziz Gani ise, gönüllüler olarak insani yardım için Gazze'ye gittikleri halde günlerce hapishanede esir tutulduklarını belirtti. Gani, “Bizler belki birkaç gün kaldık ama orada on binlerce Filistinli hala cezaevinde. Mervan Berguti ise tam 45 yıldır aynı cezaevinde esir tutuluyor. Mutlaka bu filoları Gazze'ye ulaştırıncaya kadar devam etmeliyiz. Ateşkesin sağlanması, açlıktan ölümlerin durdurulması bizim hep birlikte vereceğimiz mücadele ile gerçekleşecektir. Son cümlem, nehirden denize özgür Filistin!” dedi. 'DÜNYA VİCDANININ SESİ OLMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK' Vicdan Gemisi Aktivisti Kasım Aktağ ise, "Biz dünyanın vicdanının sesi olmak için yola çıktık. Gazze'ye 130 mil kala İsrail tarafından alıkonulduk. Bizim yaşadığımız eziyetler Gazzelilerin yaşadıklarının yanında hiçbir şey. Biz mücadelemize devam edeceğiz, bundan vazgeçmeyeceğiz. Gazze yeniden inşa edilene kadar, Filistin özgür olana kadar yeni seferler düzenleyeceğiz" şeklinde konuştu. Havalimanındaki karşılama programının ardından aktivistler, sağlık kontrolü için Yenibosna’da bulunan Adli Tıp Kurumu’na gitti. Yabancı ülkelerden filoya katılan aktivistler de konaklama ve bilet işlemlerinin ardından ülkelerine dönecek. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Özgürlük Filosu aktivistleri İstanbul Havalimanı’nda karşılandı #ÖzgürlükFilosu #Gazze #İnsaniYardım #MaviMarmara #Aktivizm

0 0 0 0
Preview
İsrail tarafından esir alınmışlardı! 15 Türk aktivist İstanbul'da Gazze'de katliamı sürdüren İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp rehin alınan Küresel Sumud Filosu'nda yer alan 15 Türk vatandaşı aktivist, Ürdün'ün başkenti Amman'dan hareket eden uçak İstanbul'a döndü. AKTİVİSTLER ÖNCE ÜRDÜN ARDINDAN İSTANBUL'DA İsrail'in saldırısının ardından gözaltına alınan Türk aktivistler, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliği'nin koordinasyonunda Kraliçe Aliye Uluslararası Havalimanı'na getirildi. Buradaki işlemlerin ardından 15 Türk, İstanbul seferini yapan THY uçağına geçti. Aktivistler, Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Yakup Caymazoğlu ve büyükelçilik yetkilileri tarafından uğurlandı. Uçak, tüm yolcuların alınmasının ardından Amman'dan İstanbul'a doğru havalandı. Esir alınan 15 Türk aktivist yurda geri getirildi. İSRAİL, AKTİVİSTLERİN GAZZE'YE ULAŞMASINI ENGELLEDİ İsrail'in Gazze'de işlediği soykırıma sessiz kalmayarak insanlık adına bir araya gelen 50'den fazla ülkeden vatandaşlar, Küresel Sumud Filosu'nda birleşerek Gazze'ye ulaşmak üzere yola çıkmıştı. İnsani yardım, temizlik ve sağlık malzemelerinin bulunduğu filo, Gazze'ye son 30 mil kala işgalci İsrail deniz güçleri tarafından yasa dışı şekilde durduruldu ve içindeki aktivistler alıkoyulmuştu. Türkiye'nin girişimleri sonucunda, 36'sı Türk olmak üzere toplam 137 aktivist, THY uçağıyla İstanbul Havalimanı'na getirilmişti. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İsrail tarafından esir alınmışlardı! 15 Türk aktivist İstanbul'da #İsrail #aktivizm #TürkAktivistler #Gazze #KüreselSumud

0 0 0 0
Preview
Son dakika...Tel Aviv duyurdu: Greta Thunberg dahil 171 aktivist daha sınır dışı edildi! Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ne uygulanan yasa dışı ablukayı delmek ve insani yardım ulaştırmak isterken İsrail ordusunun saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu'ndan alıkonan 171 aktivisti daha sınır dışı etti. YUNANİSTAN VE SLOVAKYA'YA GÖNDERİLDİLER İsrail Dışişleri Bakanlığının, Amerikan X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan yazılı açıklamada, Küresel Sumud Filosu'ndan alıkonan 171 aktivistin Yunanistan ve Slovakya'ya gönderildiği belirtildi. Sınır dışı edilenler arasında İsveçli çevre aktivisti Greta Thunberg'in de bulunduğu kaydedildi. Açıklamada, Thunberg'in de yer aldığı bazı aktivistlerin hava limanında sınır dışı edilirken çekilen fotoğraflarına da yer verildi. Thunberg ve fotoğraflarda yer alan diğer aktivistlere tek renk elbise giydirilmiş olması dikkati çekti. KÜRESEL SUMUD FİLOSU İsrail'in ablukasını kırmak ve Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yol alan Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaşmıştı. Filoya saldıran İsrail ordusu, onlarca tekne ve gemiyi yasa dışı şekilde ele geçirerek yüzlerce yolcusunu alıkoymuştu. Küresel Sumud Filosu, bugüne kadar Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için toplu şekilde yola çıkan en büyük filo özelliği taşıyordu. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Son dakika...Tel Aviv duyurdu: Greta Thunberg dahil 171 aktivist daha sınır dışı edildi! #GretaThunberg #Aktivizm #İsrail #SınırDışı #KüreselSumud

0 0 0 0
Preview
İsrail'in acımasızlığı doğrulandı: Greta'ya uygulanan şiddeti İsveç hükümeti duyurdu! Haber7 Global Sumud Filosu’na katılan dünyaca ünlü İsveçli aktivist Greta Thunberg’in İsrail hapishanesi Ketziot’ta IDF askerleri tarafından şiddete maruz bırakıldığı iddia edilmişti. İspanya'dan yola çıkan 40'dan fazla ve 500 aktivist 1 Ekim günü İsrail'in uluslararası sularda filoya çıkarma yapmasıyla birlikte aktivistleri zorla alıkoymuş 137 aktivist ise Türkiye'ye getirilmişti. Aktivistler İsrail hükümetinin birebir zulmüne maruz kalmış ve yaşadıklarını tüm dünyaya haykırmışlardı. GRETA'YA İSRAİL'DEN ZULÜM: YERDE SÜRÜKLEYİP İSRAİL BAYRAĞINI ÖPTÜRDÜLER İsrail hükümeti tarafından yasa dışı şekilde tutulan aktivistlerin arasında yerini alan Greta’nın kötü muamele gördüğünü anlatan gazeteci Ersin Çelik, "Greta'ya çok ağır işkenceler yaptılar gözlerimizin önünde. Greta'ya zulmettiler, küçücük çocuk daha Greta. Onu süründürdüler, İsrail bayrağını öptürdüler. Naziler ne yaptıysa aynısını yaptılar" ifadelerini kullanmıştı. İSVEÇ DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI GRETA'YA YAPILANLARI DOĞRULADI Greta’ya yapılanlar dünya basınında geniş yankı bulurken, İsveç Dışişleri Bakanlığı ise Greta Thunberg’in İsrail’de kötü muamele gördüğünü doğruladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada; Thunberg’in susuz kaldığını, yeterli yiyecek ve içecek verilmediğini ve vücudunda muhtemelen tahtakurularından kaynaklanan kaşıntılı döküntüler oluştuğunu bildirdi. Ayrıca Thunberg’in, Gazze filosuna düzenlenen baskının ardından fotoğraf çektirilirken zorla İsrail bayrakları tutmaya mecbur bırakıldığı aktarıldı. "İSRAİL'DEN KORKMUYORUM, FİLİSTİN ÖZGÜR OLANA KADAR ÖZGÜR DEĞİLİZ" Global Sumud filosu ile yola çıkmadan önce açıklamalarda bulunan Greta, “İsrail’den korkmuyorum. İnsanlığını tamamen kaybetmiş bir dünyadan korkuyorum. Soykırım var. Bunu ifşa edecek dünya medyası nerede? Filistinli gazetecilerin öldürülmesini durduracak medya nerede? Dünya liderleri ve kurumları bir soykırıma olanak sağlıyor. Filistin özgür olana kadar hiçbirimiz özgür değiliz” demişti. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İsrail'in acımasızlığı doğrulandı: Greta'ya uygulanan şiddeti İsveç hükümeti duyurdu! #GretaThunberg #İsrail #Aktivizm #İnsanHakları #Şiddet

0 0 0 0
Preview
İsrailli hak örgütü, Tel Aviv'in Küresel Sumud Filosu aktivistlerine kötü muamelesini belgeledi. İsrail hak  örgütü , tel aviv 'in  Küresel  Sumud Filosu  aktivistlerde  kötü  muamele  belgedi . Adalah'tan yapılan açıklamada, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in İsrail Cezaevi İdaresi'ni övmesinin, filoya katılanlara yönelik kötü muamele ve baskı uygulayan devlet politikasını yansıttığı belirtildi. Tanıklıklara göre alıkonulan aktivistler, uluslararası hukukun öngördüğü haklarını açıkça ihlal eden koşullara maruz kaldı. Adalah avukatlarının duruşmalardaki ifadeler kapsamında paylaştığı bilgilere göre, aktivistlere hayati tehlike arz eden hastalıklar için dahi ilaç temini sağlanmadı. Yiyecek ve su temininin yetersiz olduğu hatta bazı aktivistlere hiç yiyecek verilmediği ifade edilirken aktivistlerin aşırı kalabalık hücrelerde tutuldukları ve sağlıksız koşullarda kalmak zorunda bırakıldıkları vurgulandı. Aktivistlerin İsrailli yetkililer tarafından maruz bırakıldığı şiddet ise şu şekilde aktarıldı: "Birkaç katılımcı, kimliği belirsiz personel tarafından sorgulandıklarını, diğerleri ise gardiyanlar tarafından kötü muamele ve istismara maruz kaldıklarını bildirdi. Yetkililer bazı tutuklulara fiziki şiddet uyguladı ve en az bir katılımcı ellerinden yaralandı. Diğer katılımcılar ise uzun süre gözleri bağlı ve kelepçeli tutuldu. Bir kadın, başörtüsünü çıkarmak zorunda bırakıldığını ve yerine sadece bir gömlek verildiğini söylerken, diğerleri namaz kılmalarının kısıtlandığını bildirdi." İsrail Dışişleri Bakanlığının aktivistlerin yasal haklarının korunduğunu iddia eden açıklamasına karşın, katılımcıların avukatlarla görüşmesine ciddi kısıtlamalar getirildiği kaydedildi. Filo aktivistlerinden 87'sinin hala avukatlarla görüşmesine izin verilmediği, aileleriyle telefonla görüşmelerinin engellendiği, Adalah'a sınır dışı etme veya uçuş düzenleme konusunda bilgi verilmediği belirtildi. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'in aktivistler aleyhine yaptığı açıklamaların, İsrail'in istismar ve sindirmeyi devlet politikası haline getirdiğinin kanıtı olduğuna dikkat çekildi. Aktivistler kendilerine kötü muamele yapıldığını açıklamıştı Türkiye'nin tahsis ettiği Türk Hava Yolları uçağıyla, cumartesi 36'sı Türk 137 aktivist İsrail'den tahliye edilmişti. Uçak İstanbul'a ulaştıktan sonra açıklamalarda bulunan aktivistler, İsrail'in kendilerine kötü muamelede bulunduğunu ve özellikle aktivist Greta Thunberg'in aşağılanmak istendiğini belirtmişti. Aktivistler, İsrail güvenlik güçlerinin Thunberg'i İsrail bayrağına sarılmaya, bayrağı öpmeye zorladıklarını anlatmıştı. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise sınır dışı edilen aktivistlerin ifadeleri ve Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'in Aşdod Limanı ve Ketziot Hapishanesi'ndeki eylem ve söylemlerine rağmen Küresel Sumud Filosu'ndan alıkonulan aktivistlere kötü davranıldığını inkar etmişti. Küresel Sumud Filosu. İsrail'in ablukasını kırmak ve Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yol alan Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaştı. Filoya saldıran İsrail ordusu, onlarca tekne ve gemiyi yasa dışı şekilde ele geçirerek yüzlerce yolcuyu alıkoydu. Küresel Sumud Filosu, bugüne kadar Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için toplu şekilde yola çıkan en büyük filo olma özelliğini taşıyor. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. Kaynak: AA #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İsrailli hak örgütü, Tel Aviv'in Küresel Sumud Filosu aktivistlerine kötü muamelesini belgeledi. #İnsanHakları #İsrail #TelAviv #Aktivizm #Adalah

0 0 0 0
Preview
Sumud dünyaya gerçekleri haykırdı: İsrail aklanma çabasına girdi: Kötü muamele yok Haber7 İsrail’in Gazze ablukasını delmek için bir araya gelen 500’den fazla aktivist uluslararası sularda İsrail hükümetinin saldırısına uğramış ve Ketziot Hapishanesine götürülerek alıkonulmuşlardı. Türkiye ise devreye girerek Türk Hava Yolları uçağı ile 36’sı Türk 137 aktivisti İsrail’den tahliye ederek İstanbul’a getirmişti. İSRAİL'DEN GRETA'YA "KÖTÜ MUAMELE" İDDİASI Aktivistleri karşılayan coşkulu kalabalık ile duygu dolu anlar yaşayan aktivistler yaşadıklarını bir bir anlatırken İsveçli aktivist Greata Thunberg’in kötü muamele ve şiddete maruz kaldığını açıklamıştı. Aktivistler, İsrail güvenlik güçlerinin Thunberg'i İsrail bayrağına sarılmaya, bayrağı öpmeye zorladıklarını anlatmıştı. İSRAİL DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI İNKAR ETTİ Aktivitelerin açıklaması sonrasında ise İsrail Dışişleri Bakanlığı iddiaları reddederek, aktivistlere kötü davranıldığını inkar etti. İsrail Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, aktivistlerin kötü muamele gördüğü söyleminin "yalan" olduğu iddia edildi. BEN-GVİR "TERÖRİST" OLARAK NİTELENDİRMİŞTİ Ancak İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in aktivistleri "terörist" diye niteleyerek aşağılamaya çalıştığı görüntülerde Ben-Gvir tarafından "aktivistlerin en kötü şartlarda tutulacağının" söylenmişti. Ancak İsrail Dışişleri Bakanlığı, aktivistlere kötü muamele yapıldığını yalanladı. Tüm alıkonulanların yasal haklarının korunduğu iddia edilen açıklamada, Thunberg ve sınır dışı edilmeyen diğer aktivistlerin sınır dışı belgesini imzalamayı reddederek "gözaltı sürelerini" kendilerinin uzattığı iddia edildi. İsrail, aktivistlerden "İsrail'e yasa dışı yollardan girdiklerini ve bunun sonucunda sınır dışı edilmeyi kabul ettiklerini" öne süren bir evrak imzalamalarını istiyor. The Guardian'ın cumartesi günkü haberine göre, Thunberg'i cezaevinde ziyaret eden bir yetkili, Thunberg'in çok az yiyecek ve suyla, tahtakurularıyla dolu bir hücrede tutulduğunu iddia etti. Gazeteci Ersin Çelik ise "(İsrailliler) Greta'ya çok ağır işkenceler yaptılar gözlerimizin önünde. Greta'ya zulmettiler, küçücük çocuk daha Greta. Onu süründürdüler, İsrail bayrağını öptürdüler. Naziler ne yaptıysa aynısını yaptılar." demişti. Bir aktivist de Thunberg'in yaşadıklarını şöyle anlattı: "Ona gerçekten çok kötü davrandılar. Sırada ondan üç kişi öndeydim; onu çok sert bir şekilde itip odaya soktular. Sonra İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir geldi ve onunla birlikte odaya girdi.ona bir çöp parçasıymış gibi davrandılar"  Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Sumud dünyaya gerçekleri haykırdı: İsrail aklanma çabasına girdi: Kötü muamele yok #İsrail #Gazze #aktivizm #GretaThunberg #insanhakları

0 0 0 0
Preview
Sumud aktivistine işkence: Yerde sürüklendi, zorla İsrail bayrağı öptürüldü! Gazze ambargosunu delmek için yelken açan Küresel Sumud Filosu’na yapılan İsrail müdahalesinin ardından Türkiye’ye dönen aktivistler, maruz kaldıkları ve şahit oldukları işkenceyi anlattı. İsrail tarafından alıkonan aktivistlerden 36’sı Türk vatandaşı olmak üzere toplam 137 kişi, Türk Hava Yolları’na ait uçakla İstanbul Havalimanı’na indi. Türkiye’ye ulaşan aktivistler arasında ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, İtalya, Kuveyt, Libya, Malezya, Moritanya, İsviçre, Tunus ve Ürdün vatandaşları da yer aldı. Sumud Filosu’nda yer alan İsveçli çevre aktivisti Greta Thunberg’e İsrail askerlerinin işkence yaptığı belirtildi. Greta Thunberg’in yerde süründürüldüğü kaydedildi. Askerlerin ayrıca Thunberg’e zorla İsrail bayrağını öptürmeye çalıştırılğı ifade edildi. NAZİLER NE YAPTIYSA ONU YAPTILAR Türkiye’ye dönen aktivistlerden gazeteci Ersin Çelik, İstanbul Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, İsrail askerlerinin çevre aktivisti Greta Thunberg’e ağır işkencede bulunduğuna şahit olduklarını aktardı. Çelik, “Greta’ya çok ağır işkence yaptılar, zulmettiler. Onu süründürdüler İsrail bayrağını öptürdüler. Nazilerin yaptıklarını yaptılar. Onu ortada bir yerde sergilediler. Onlar henüz bırakılmadı.” dedi. DİRENECEKLER Çelik, Avrupa ülkelerinden gelen bazı aktivistlerin hala rehin tutulduğunu belirterek, “Avrupalılar 72 saat imzasını atmadı. ‘Burada kalıp diplomatik kriz çıkartacağız’ dediler. Bizim diplomatik ilişkimiz olmadığı için biz kaldık” ifadelerini kullandı. Avrupa İsrail'e karşı ayakta: Sumud Filosu'na destek gösterileri devam ediyor Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Sumud aktivistine işkence: Yerde sürüklendi, zorla İsrail bayrağı öptürüldü! #Sumud #İsrail #GretaThunberg #İnsanHakları #Aktivizm

0 0 0 0
Preview
AK Parti'den Sumud Filosu açıklaması: İnsanlığı yücelten asil yolcuları selamlıyoruz 44 farklı ülkeden sivil toplum kuruluşu temsilcileri, doktor, avukat, gazeteci, sanatçı, siyasetçi ve aktivistten oluşan Küresel Sumud Filosu, geçtiğimiz günlerde İsrail tarafından kuşatma altına alındı. Gazze'de soykırım yapan İsrail tarafından, Gazze'ye yardım götürmek için yola çıkan Sumud Filosu teknelerine uluslararası sularda el konuldu. Filoda yer alan 36'sı Türk vatandaşı, toplam 137 aktivisti taşıyan uçak, İstanbul'a geçtiğimiz dakikalarda iniş yaptı. "SUMUD FİLOSU'NUN ASİL YOLCULARINI SELAMLIYORUZ" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Sumud yolcularına 'hoş geldiniz' dedi. Ömer Çelik, paylaşımında ayrıca şu sözlere yer verdi: Sumud Filosu'nun insanlığı yücelten asil yolcularını selamlıyoruz. Yolculuğunuz mübarektir. Hoşgeldiniz… Sumud yolcuları "Gazze insanlığın evidir" mesajını tüm dünyaya ulaştırmıştır... Sumud Filosu insanlığın soykırım şebekesine teslim olmayacağını ispat etmiştir. Soykırım şebekesi bir kere daha insanlık ve hak divanında mahkum edilmiştir. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press AK Parti'den Sumud Filosu açıklaması: İnsanlığı yücelten asil yolcuları selamlıyoruz #SumudFilosu #Gazze #İsrail #İnsanlık #Aktivizm

0 0 0 0
Preview
İsrail korsanlığa da başladı: Dünya Sumud filosu baskınıyla gerçekleri gördü! Haber7-ÖZEL İsrail’in yıllardır Gazze halkına yönelik zulmüne dur demek için dünyanın birçok yerinden aktivistler Sumud filosuna katılarak ablukayı kırmak ve Gazze halkın yardım götürmek için mücadele etti. 50’den fazla gemi ve 200’den fazla aktivist ile birlikte İspanya’dan yola çıkan gemiler dün akşam saatlerinde İsrail askerlerinin düzenledikleri operasyonlar nedeniyle alıkonuldu. Toplamda 21 gemiye çıkartma yapan İsrail askerleri "Mikeno" gemisine engel olamadı ve Gazze ablukasını kırmayı başaran ilk gemi oldu ancak Gazze'ye ulaşamadığı duyuruldu. İsrail hükümeti gemideki aktivistleri alıkoymasının ardından Aşdod Limanına götürüleceklerini açıkladı. İnsan hakları uzmanları, akademisyenler, askeri uzmanlar, Ortadoğu uzmanları ve Filistinli araştırmacılar ise Haber7’ye özel değerlendirmelerde bulunarak Sumud filosunda yaşanan gelişmeler ve dünyadan tepkileri değerlendirdi. FENDİOĞLU: DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE GEÇERLİ OLMAYAN DAVRANIŞ Eski Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ulusal Komitesi Başkanı Hasan Tahsin Fendoğlu ise İsrail’in Sumud filosuna dair düzenlediği operasyona ilişkin ise, “Yaşananalar Uluslararası İnsancıl Hukuka aykırı. İngilizcesi International Humanitrain Law’dır ve böyle bir birim vardır. Ayrıca İsrail’in yaptıkları uluslararası deniz hukukuna da aykırıdır. Filoda birçok ülkeden insanlar var ve İsrail hukukun hiçbir yerinden geçerliliği olmayan davranışta bulunuyor.” dedi. “KÖTÜ MUAMELEYE CESARET EDEMEZLER” Fendoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düzenlediği soruşturmanın davaya dönüşebileceğini belirterek, alıkonulan aktivistlere sert müdahale etmeye cesaret edemeyeceğini belirterek, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma başlattı. Bu soruşturma davaya dönüşebilir. Daha önce Mavi Marmara olayı yaşamıştık ve 10 ‘a yakın insanımız şehit olmuştu. Türkiye bu konuda soruşturma açmıştı. Bunların sorumlularına karşı ceza davası için kanunumuz müsaittir. Tazminat davaları da açılabilir. Savcılık delilleri topluyor. Aktivistler muhtemelen birkaç gün sonra bırakacaktır. Aktivistlere kötü muamele yapmalarını düşünemiyorum. Cesaret edemez, ileri gidemezler. Kural tanımaz bir terör devleti ve soykırım işliyor ama ileri gitmezler.” dedi. ARSLAN: DÜNYA ORMAN KANUNLARI İLE KARŞI KARŞIYA Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanı Avukat Süleyman Arslan, İsrail’in orman kanunları da dahil hiçbir kurala ve kanuna uymadığını belirterek Gazze halkına yapılan zulümlerin tüm sorumlusu olarak İsrail ve destek veren ülkeler olduğunu belirtti. Arslan, Haber7’ye yaptığı açıklamada; “Burada artık bütün insan hakları kavramları çiğnendi. Bu haklar demokratik düzen içerisinde uyulması gereken kurallardır ancak savaş girildiğinde de savaş hukuku vardır. Hiçbir değerin tanınmadığı küresel bir orman kanunu ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. İsrail normalde kanunsuz bir çocuk bunun sahibi ve sorumlusu ABD ve diğer devletler. İnsan hakları ihlali az kalıyor burada tamamen suç niteliği var ve insan hakları ihlali var. Deniz hukukuna da uyulmuyor.” dedi. “KORSANLIK YAPARAK DENİZ HUKUKUNU İHLAL ETTİLER” Arslan, İsrail’in aktivistlerin, sivil insanlarının haklarını ve özgürlüklerini elinden aldığını belirterek, “Soykırımı engellemek için mağdur olanlara yardım etmek için giden filoya engel olunmaya çalışılması ve savaş alanı ilan etmeleri savaş hukukunu da ihlal etmiş oluyorlar. Sivil insanlara saldırma ve korsanlık yapmak açık denizde ihlale anlamına gelir. İnsan hakları terminoloji ile açıklamak zor insanların seyahat özgürlüğü var ve seyri seferden alıkoyuyorsunuz. Normal barış düzeni içerisinde konuşulan bir kavram ama savaş hukukunu çiğniyor.” dedi. “İSRAİL VE DESTEKÇİLERİ KÜRESEL SUÇA ORTAK OLUYOR” İsrail hükümetinin küresel bir suç işlediğini belirten Arslan, “Gazze’deki insanları açlığı kullanarak tehcire yönlendirmek işgalin bir parçasındır. Küresel bir olayla karşı karşıyayız. Küresel suç işleniyor. Sadece İsrail değil destek olan devleteler var ve gözaltı edilmemeli çünkü İsrail bunları tek başına yapmıyor. Şu andan itibaren telefonları yok belki hakaretlere tehditlere maruz kalabilirler, korkutmalar olabilir, her biri hak ihlalidir. Bundan sonra kayıtlar önemli. Uluslararası ceza mahkemesinde de gittiğinde ABD’nin vetosun uğruyor. Bütün bunlardan sorumlu BM’de veto yetkisi kullanan ve İsrail’i koruyan devletlerde olduğunu düşünüyorum.” İfadelerini kullandı. NAİM: İSRAİL'İN TEMELİNDE ULUSLARARASI YASALARIN İHLALİ VARDIR Filistinli araştırmacı ve yazar Muin Naim, İsrail’in hükümetinin Sumud filosuna karşı yapmış olduğu operasyon ile işgalci bir devlet olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini belirterek, “İsrail, kuruluşundan bu güne kadar zaten uluslararası yasları ve normları ihlal etmektedir. Varoluşu dahi başkalarının toprakları üzerinde inşa ettiği bir işgal rejimidir. Temelinde uluslararası yasalara ihlal vardır. Son 2 yıl içinde yapılan ve artık canlı yayında yapılmakta olan soykırıma artık mahal bırakmayacak kadar İsraillin bir savaş suçlusu ve uluslara hukuka aykırı davrandığının göstergesidir." dedi. "SUMUD FİLOSU İSRAİL ÇETEVARİ SALDIRISINA MARUZ KALDI" Çetevari tavırlarıyla kendisine karşı olan bütün devletlere aynı muameleyi yapacağını gösteren İsrail'in kanunları tanımadığını belirten Naim, "Aslında Sumud filosunun yalnızca Filistin’e karşı işlenen suç olmaktan çıktı ve İsrail tüm dünyaya kim olursa olsun ona muhalif olan herkese karşı suç işlemeye hatta insanlığa karşı suç işleyebileceğini göstermiştir. İnsani inisiyatif olan Sumud filosuna saldırısı da çetevari saldırıya maruz kalması İsrail işgal devletinin artık hiçbir yasa ve kanunu tanımadığını göstermektedir. İsrail devleti maalesef özellikle uluslararası sistemde ne kadar korunduğu ve ne kadar yasadışı eylemlerde bulunsa bile sorgulamadığını göstermektedir" dedi. "SOYKIRIM SUÇLARININ BEDELİNİ ÖDEMEKTEN KAÇAMAYACAK" Naim, İsrail'in Sumud operasyonu sonrasında birçok ülkenin dava açmaya hazırlandığını ve İsrail'in soykırımın bedelini ödeyeceğini belirterek, "Bugün Filistinlere yönelik yaptığı eylemler ve saldırılar yargılama aşamasındayken 49’a yakın ülkenin vatandaşlarına benzer suç işlemeye başladı. Kolombiya dava açmaya hazırlanıyor başka ülkenin vatandaşları da kendi ülkelerinde ve uluslararası mahkemelerde yüzlerce avukat ve hukukçular ile dava açmaya hazırlanıyorlar. İsrail’in artık kolay kolay yargılanmaktan ve soykırım suçlarının bedelini ödemekten kaçamayacağını göstermektedir." dedi. ŞAHİN: SUMUD OPERASYONU İLE ATEŞKES ANLAŞMASI SAMİMİYETİNİ YİTİRDİ Katar Lusail Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Ortadoğu Uzmanı Muhammed Mazhar Şahin ise, Sumud filosuna yönelik düzenlenen saldırılarda bölge ülkelerinin tepkisini ele aldı. Şahin, “Arap medyası Sumud filosunu canlı takip ederek bölgede İsrail’e yönelik sert tepkiler verdi.  Hamas’ın merkezinden biri Katar’da ve onlar da süreci yakından takip ederek Sumud’un ulaşmasını istiyorlar.” dedi. İsrail’in silahsız sivillerin yardımını engellemek için yapmış olduğu operasyonlar nedeniyle ABD’de yapılan ateşkes anlaşmasının samimi olmadığını belirten Şahin, “ABD’nin Hamas’a sunduğu barış anlaşmasına İsrail hiçbir önem göstermiyor. İsrail bu anlaşmaya yönelik içinde samimiyet olsaydı terör hedefi olmayan dünyanın her yerinden toplanan gruba engel olmazdı.” dedi.   KATAR GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYOR Şahin; Katar, bu müdahaleyi barışçıl aktivistlere yönelik bir saldırı olarak kınadı ve uluslararası hukukun açık ihlali olarak değerlendirdi. Ayrıca, bu tür eylemlerin uluslararası sularda seyreden sivil gemilere karşı hukuksuz müdahaleler olarak nitelendirildiği ve uluslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulandı. En Büyük Arap medya kuruluşu Katar Merkezli Al Jazeera’nın bu müdahaleye ilişkin yayınlarında genel itibarıyla şu beş noktaya temas ettiğini görüyoruz: Ciddi bir hukuk ihlali olduğunu, ablukanın gayrimeşruluğu ortaya çıkardığını, yeni aktivistleri dünyaya tanıttı ve filonun öneminden bahsettiğini, İsrail’in bu müdahaleyle uluslararası bir mesaj vererek Gazze ablukasının sürdüğünü gösterdi. Ayrıca bu saldırının ardından yalnızca Arap coğrafyasında değil, Batı’da da imajının geri dönülmez bir şekilde zedelendiğini belirtti. “ANLAŞMA YAPTIĞI ÜLKELERİ KARŞISINA ALDI” Şahin, İsrail bölgede iyi geçinmek için anlaşma yaptığı ülkeleri de karşısına aldığını belirterek, “İsrail anlaşma yapmış olduğu Ürdün, Mısır, BAE ile yakınlaşmaya başladığı dönemde tekrar karşısına alacak hareketlerde bulundu. Ortadoğu’da kendisine olumlu bakan ülkeleri de karşısına aldı ancak henüz sözlü tepki vermekten öteye geçmediler” dedi. ALTINSOY: AMERİKA İSRAİL'E DUR DEMEZ Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Zeynep Deniz Altınsoy Ülke TV canlı yayınına katılarak,  "Uluslararası hukukun birçok kaidesinin oluşmasında Yahudi hukukçularının etkisi çok yüksektir" diyerek; "Özellikle soykırım hukukunun BM tarafından kabul edilmesi soykırım tanımının kabul edilmesi deniz hukukunda bir takım kaidelerin oluşturulması deniz serbestliği gibi durumlar bugün o hukukçuların torunları ne yazık ki, kendilerinin çok ciddi dahli olan hukuku yerle bir ediyor. İsrail Uluslararası Adalet Divan karşısında bunun hesabını vermek zorunda. İsrail devlet olarak vermek zorunda. Diğer taraftan Uluslararası Ceza Mahkemesi kişileri yargılar; Netanyahu ve Gallant hakkında bi soruşturma başlatıldı." dedi. Altınsoy, ABD'nin İsrail'in saldırgan tutumuna karşı dur demeyeceğini belirterek, "İsrail'e sadece Amerika "dur" der. Amerika dur derse İsrail tüm bunları bir kenara bırakır. Hayır, İsrail'e Amerika dur demeyecek. Amerika'nın böyle bir derdi asla olmadı. Dolayısıyla İsrail'e dur diyecek olan BM'in kendi içerisinde güvenlik konseyi tarafından yapılacak." dedi. "İSRAİL HER YÖNE SALDIRABİLİR" İsrail 'in hukuk sınırlarını aştığı ve BM'nin müdahale etmesi gerektiğini vurgulayan Altınsoy, "Biliyorsunuz mevcut Sumud filosunu terörist bir yaklaşım olarak yorumluyor ama terörizmin bütün kaidelerini kendisi uyguluyor. Burada çok ciddi insanların hayatına yönelik eylemlerde bulunabilir. Hukuk tanımaz bir terör devletinden bahsediyoruz.  İsrail'in artık bu psikolojik eşiği aşarsa ve aştıktan sonra, kuduz bir varlık gibi her yöne saldırabileceğini düşünüyorum. İşte ondan sonra BM eliyle askeri müdahale artık kaçınılmaz olacaktır." ifadelerini kullandı. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İsrail korsanlığa da başladı: Dünya Sumud filosu baskınıyla gerçekleri gördü! #İsrail #Gazze #SumudFilosu #İnsanHakları #Aktivizm

0 0 0 0
Preview
ABD'de Filistinli aktivist Halil, serbest bırakıldı Newark Federal Mahkemesi Hakimi Michael Farbiarz'ın, dün hakkındaki iddiaların tutukluluğu haklı kılacak düzeyde olmadığına dikkati çekerek kefaletle serbest bırakılmasına hükmettiği Halil, özgürlüğüne kavuştu. 'ADALET GALİP GELDİ ANCAK GEÇ OLDU' Mart ayından bu yana tutulduğu Louisiana eyaletindeki gözaltı merkezinin çıkışında basın mensuplarına konuşan Halil, "Adalet galip geldi ancak geç oldu. Bunun 3 ay sürmemesi gerekirdi." ifadesini kullandı. Aynı yerde tutulan 1000'in üzerindeki kişiyi de anan Halil, onların da haksız yere tutulduğunu söyledi. Halil ayrıca, önceliğinin eşi ve kendisi tutukluyken doğan oğlunu görmek olduğunu söyledi. DAVA SÜRECİ ABD'de Columbia Üniversitesi protestolarına öncülük eden, aynı üniversitenin yüksek lisans öğrencisi Filistinli aktivist Mahmud Halil, 8 Mart'ta eşiyle evine giderken bina girişinde gözaltına alınmıştı. Avukatı Amy Greer, Halil'in "yeşil kartlı daimi ikametgah sahibi" olarak ABD'de bulunmasına ve eşi Amerikalı olmasına rağmen Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi yetkililerince tutuklandığını ve yeşil kartının iptal edildiğini belirtmişti. Halil'in, 11 Mart'ta New York'ta ön inceleme duruşması görülmüş, durum netleşene kadar Louisiana'daki gözaltı merkezinde kalmaya devam edeceği kaydedilmişti. Halil'in, 29 Mart'ta New Jersey eyaletinde yapılan duruşmasında Newark Federal Mahkemesi Yargıcı Michael Farbiarz, Filistinli aktivistin Louisiana'daki ICE'nin gözaltı merkezinde tutulmasının devamına hükmetmişti. ABD'de göçmenlik davalarına bakan Yargıç Jamee Comans, bir sonraki davada Filistin'e destek gösterilerine öncülük yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınan Halil'in sınır dışı edilmesinin uygun olduğuna karar vermişti. Newark Federal Mahkemesi Hakimi Michael Farbiarz, dün Halil'in hakkındaki iddiaların tutukluluğu haklı kılacak düzeyde olmadığına dikkati çekerek kefaletle serbest bırakılmasına hükmetmişti. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press ABD'de Filistinli aktivist Halil, serbest bırakıldı #Filistin #Aktivizm #Adalet #SerbestBırakma #MahmudHalil

0 1 0 0
Preview
Madleen'deki Fransız aktivist muhatap oldukları İsraillilerin çirkin hallerini anlattı Fransız aktivist Baptiste Andre, İsrail tarafından sınır dışı edilmesinden sonra Paris Charles de Gaulle Havalimanı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. MADLEEN'DEKİ BARIŞ TARAFTARLARINI İSRAİL HAZMEDEMEDİ Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından engellenen Madleen gemisindeki 12 aktivistten biri olan Andre, İsrailli yetkililerin kendilerine kötü muamelede bulunduğu anlattı. 12 BARIŞ ELÇİSİNİ 200 ASKERLE DURDURDULAR Andre, geminin durdurulmasının ardından İsrail’in Aşdod Limanı’na götürüldüklerini, burada “200 askerden oluşan bir komite” tarafından karşılandıklarını ve birkaç kez aramadan geçirildiklerini belirtti. Limandan bir minübüs ile göçmenlik hizmetlerine transfer edildiklerini kaydeden Andre, fiziksel şiddet olmasa da burada yetkililerin kötü muamelesine maruz kaldıklarını dile getirdi. 'UYKUYA DALINCA SON SES MÜZİKLE ÖNÜMÜZDE DANS ETTİLER' Andre, "(Greta Thunberg) Uykuya dalar dalmaz, göçmenlik (merkezi) yetkilileri onu uyandırmak için geldi. İçimizden biri uykuya dalınca, müzik son ses açıldı ve yetkililer önümüzde dans etti. Su ve yiyeceğe ulaşmakta zorluk çektik. Bir parça ekmek almak üç saatten fazla sürdü ve tabii ki tuvalete erişimimiz yoktu." dedi. 'YOLDAŞLARIMA NE OLDUĞUNU ANLATMAK İÇİN GELDİM' Göçmenlik merkezi yetkililerin kendilerine belgeler sunduğunu ve ülkesine geri dönebilmek için bu belgeleri imzalamayı kabul ettiğini dile getiren Andre, ancak belgelerin içeriğinin "tamamen yanlış" olduğunu vurguladı. Andre, şu ifadeleri kullandı: “Bu (belgelere) 'sınır dışı edilme talebi' deniyor. Bu, İsrail servisleri tarafından kullanılan terimdir. Bu belgeler, imzalamamız veya imzalamamamız konusunda bize özgürlük tanıyan Fransa konsolosu da dahil farklı konsoloslar tarafından bize sunuldu. Bu belgeler, imzalamamız halinde, birkaç saat içinde (ülkelerimize) geri dönebileceğimizi bildiriyordu. Ben de kişisel ve ailevi nedenlerle ama aynı zamanda sizin önünüzde şahitlik yapmak için de bunu yaptım. Gelen ilk Fransız olduğumu biliyorum ve bu yüzden yaptım, (geride kalan) yoldaşlarıma ne olduğunu anlatmak için.” 'İMZALAMAZSAN KAFANI DUVARA VURACAĞIM' Bu belgeleri imzalamayı reddeden aktivistlerin İsrailli yetkililer tarafından “tehdit edildiğini” söyleyen Andre, “Örneğin Milletvekili Rima Hassan. Bir polis memurunun “İmzalamazsan kafanı duvara çarpacağım ve bu işi kendi yöntemlerimizle halledeceğiz’ diyerek doğrudan tehdit ettiğini duydum.” diye konuştu. İsrail, alıkoyduğu Madleen gemisindeki 12 insan hakları aktivistinden aralarında Greta Thunberg'in de yer aldığı 4 kişiyi sınır dışı edeceğini, bunu reddeden 8 aktivistin ise mahkemeye çıkarılacağını duyurmuştu. Thunberg dün İsrail’den sınır dışı edildi. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Madleen'deki Fransız aktivist muhatap oldukları İsraillilerin çirkin hallerini anlattı #Filistin #İsrail #Barış #Aktivizm #Gazze

0 0 0 0
Preview
Dünyanın her bir köşesinden Kahire’ye... Aktivistler Gazze için buluşacak! Sivil toplum kuruluşları, diplomatlar ve insani yardım kuruluşlarıyla koordinasyon halinde 32 ülkeden binlerce aktivist, 15 Haziran'da Refah Sınır Kapısı'nda gösteri yapmayı planlıyor. Aktivistler, 12 Haziran'da Mısır'ın başkenti Kahire'de toplanmayı, ertesi gün Gazze sınırındaki Ariş kentine gitmeyi ve buradan da 3 gün sürecek 50 kilometrelik bir yürüyüşle Refah Sınır Kapısı'na ulaşmayı hedefliyor. Gösteriyi organize eden ana koalisyon, Filistin davasına verilen desteğin uluslararası alanda giderek güçlendiğini belirterek, Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika'nın birçok ülkesi ile Arap ve Asya ülkelerinde temsilcilerinin bulunduğunu aktardı. 'ACIMASIZ ABLUKANIN SONA ERMESİ İÇİN SES YÜKSELTİYORUZ' Filistin'in Zaferi ve Gazze'ye Yardım için Cezayir Girişimi Başkanı Yahya Sari, yaptığı açıklamada, "Kararlılık Kafilesi" isimli konvoylarının Tunus'a doğru yola çıktığını, burada Tunus konvoyuna katıldıktan sonra Libya'ya ve ardından Mısır'a geçeceğini aktardı. Cezayir Müslüman Alimler Cemiyetinin önde gelen üyelerinden Sari, konvoyun insani bir nitelik taşıdığını ve dünyanın özgür insanlarıyla birlikte Gazze halkına yönelik acımasız ablukanın sona ermesini talep etmek için sesini yükselttiğini belirtti. Sari, ülkesinin Filistin'i destekleyen duruşuna işaret ederek, "Konvoy, Gazze halkına karşı işlenen suçları reddetmek amacıyla kara, deniz ve havadan başlatılan uluslararası insani yardım hareketine katılıyor" ifadelerini kullandı. Gazze'deki Filistin halkına seslenen Sari, "Onlara yalnız olmadıklarını söylüyoruz. Acınızda ve sıkıntınızda sizinle birlikteyiz. Sesinizi dünyada duyurmak için yapabildiğimiz şey budur" açıklamasında bulundu. "BU EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR SUÇTUR" Fas'tan "Filistin için Ulusal Eylem Grubu" isimli sivil toplum kuruluşu koordinatörü Abdulhafiz es-Sariti, Küresel Gazze Yürüyüşü için Fas'tan Mısır'a havayoluyla ulaşacaklarını ve Kahire'den Refah Sınır Kapısı'na geçeceklerini söyledi. Sariti, Fas halkının İsrail'in Gazze'ye saldırılarını başlatmasının ardından sokak gösterileri düzenlediğine vurgu yaparak, Gazzelilere destek olmayı sürdüreceklerini belirtti. Yürüyüşü düzenleyen organizasyon yetkilileriyle gerekli koordinasyonun sağlandığını belirten Sariti, "Filistin halkı ABD bombaları ve silahlarıyla soykırıma uğruyor, kıtlığa ve hastalığa yol açan boğucu bir abluka altında. Bu eşi benzeri görülmemiş bir suçtur" dedi. Sariti, uluslararası topluma, "İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki soykırımını durdurmak ve Gazze'ye yardımların ulaşmasını sağlamak için acilen harekete geçme" çağrısı yaptı. Haaretz gazetesinin haberinde de Gazze Şeridi'ne girmek gibi bir amaçları olmadığına işaret edilen aktivistlerin sınırda bekleyecekleri ve satın aldıkları yaklaşık 300 çadırı Gazze'deki Filistinlilere bağışlayacakları belirtildi. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Dünyanın her bir köşesinden Kahire’ye... Aktivistler Gazze için buluşacak! #Gazze #Filistin #Kahire #Aktivizm #İnsaniYardım

0 0 0 0
Preview
İsrail'den Madleen gemisine müdahale hazırlığı! Yanlış alarm verildi Kısa bir süre önce gemide alarm veren aktivistler, sosyal medya hesaplarından yaşananlara ilişkin paylaşımlar yaptı. Brezilyalı aktivisit Thiago Avila, "Aynı anda birçok ışık tarafından kuşatıldık ve teknemizin etrafında dönüyorlardı." ifadesini kullandı. YANLIŞ ALARM VERİLDİ Yaklaşan teknelerin, daha sonra kendi rotalarında devam ettiğini bildiren Avila, etraflarını saran teknelerin ayrıldığını ve kim olduklarını bilmediklerini aktardı. Avila, bu olay üzerine yanlış alarm verdiklerini belirtti. AKTİVİSTLER İSRAİL ORDUSUNUN MADLEEN'E BASKIN DÜZENLENDİĞİNİ BELİRTEREK ALARM VERMİŞTİ Gemideki Türk aktivist Şuayb Ordu da etraflarında çok fazla gemi ışığının belirmesi ve mavi ışıklı bir teknenin kendilerine yaklaşması nedeniyle paniğe kapılarak, İsrail ordusunun müdahale ettiği düşüncesiyle yanlış alarm verdiklerini kaydetti. Ordu, Madleen gemisine yaklaşan teknenin, İsrail ordusuna ait olabileceğini ve taciz etmek amacıyla bunu yapmış olabileceğini vurguladı. Yelkenlide bulunan aktivistler, İsrail ordusunun Madleen'e baskın düzenlediğini belirterek alarm vermişti. TÜRK AKTİVİST ORDU TÜRK HALKINA SESLENDİ İsrail'in insani felakete yol açtığı ve sıkı abluka uyguladığı Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Madleen yelkenlisindeki Türk Şuayb Ordu, İsrail'in gemiye müdahale etmesi durumunda hiçbir direnişte bulunmayacaklarını ve barışçıl tutumlarını sürdüreceklerini belirterek, "canlarına zarar gelmesine karşı" uyarıda bulundu. Şuayb Ordu, Instagram hesabından paylaştığı videoda, İsrail'in Madleen yelkenlisine müdahaleye hazırlandığı yönündeki haberlere ilişkin açıklamada bulundu. Basında çıkan ve "İsrail ordusunun gemiye müdahale edeceğini, gemideki aktivistleri sınır dışı edeceğini, ancak direniş sergilenirse ateş açacaklarını" kapsayan haberlere ilişkin Ordu, İsrail ordusunun, saldırı düzenlemek için gemiden birini "günah keçisi" seçebileceğine dikkati çekti. "TÜRK OLDUĞUM İÇİN BU GÜNAH KEÇİSİ SEÇİLEBİLME POTANSİYELİNE SAHİBİM" Ordu, "Türk olduğum için bu günah keçisi seçilebilme potansiyeline sahibim. Bu noktada İsrail'e cesaretleri varsa kameralarla gelip baskın sürecini çekmelerini teklif ediyorum ve dünyayla paylaşsınlar." dedi. "BİZ BARIŞÇIL BİR ŞEKİLDE İLERLİYORUZ" Türk aktivist, gemiye baskın yapması durumunda hiçbir eylemde bulunmayacağını belirterek, şunları söyledi: "Eğer benim canıma bir zarar gelirse ve beni katletseler ve bunu görsel bir belgeyle ispatlayamazlarsa herkes şunu bilsin ki ben hiçbir eylemde bulunmadım. Kafama silah dayayıp ateş edebilirler elimi bile kaldırmam. Tek kelime etmem, yüzlerine bile bakmam. Biz barışçıl bir şekilde ilerliyoruz ve buradaki arkadaşlarımın canını korumak için onlara sonsuz saygım var." "BİRİMİZE ZARAR VERİRLERSE BİLİN Kİ İFTİARA ATIYORLARDIR" Ordu, bir yıldır barışçıl eylemler yaptığını hatırlatarak, "Bu gemiye baskın yapmaya geliyorlarsa, can yeleklerimizi giyeceğiz, oturacağız ellerimiz boş bir şekilde bekleyeceğiz. Tahrik edici hiçbir eylemde bulunmayacağız. Hiçbir tepki vermeyeceğiz. Buna rağmen birimize zarar verirlerse bilin ki iftira atıyorlardır." diye konuştu. Türk Aktivist, "Bütün dünyanın şunu duymasını istiyorum ki hiçbir direniş göstermeyeceğim, hiçbir yüz ifadesinde bile bulunmayacağım, ne yaparlarsa yapsınlar. Birimizin canına gelecek herhangi bir zarardan tamamen iftira atıyorlardır, bunun adı katilliktir." şeklinde sözlerine son verdi.   Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İsrail'den Madleen gemisine müdahale hazırlığı! Yanlış alarm verildi #İsrail #MadleenGemisi #Aktivizm #Gazze #İnsanHakları

0 0 0 0
Preview
Hem efsane hem aktivist! Spor dünyası Müslüman boksör Muhammed Ali'yi anıyor Spor dünyasında "tüm zamanların en büyüğü" olarak anılan, ömrünü ırkçılık ile ayrımcılıkla mücadeleye adayan unutulmaz boksör ve Müslüman aktivist Muhammed Ali vefatının 9. yılında anılıyor. ABD'nin Kentucky eyaletinin Louisville kentinde 17 Ocak 1942'de dünyaya gelen Muhammed Ali, İslam dinini seçmeden önce Cassius Marcellus Clay Jr. adını taşıyordu. HIRSIZLIK OLAYI SONRASI BOKSLA TANIŞTI Orta sınıf Afro-Amerikan bir ailenin 6 çocuğundan biri olan Ali'nin boksla tanışması, hırsızlık olayıyla başladı. 12 yaşındaki Muhammed Ali, bisikletinin çalınmasının ardından karakola başvurdu. Karakolda, sinirlerini kontrol altına almakta zorlanan Ali'ye boks yapması tavsiyesinde bulunuldu. Sonraki 4 yıl boyunca boks antrenörü Chuck Bodak tarafından çalıştırılan Muhammed Ali, bu süre zarfında bölgesel birçok turnuvada "Altın Eldiven" kazandı. Ali, amatör olarak çıktığı 100 maçın 95'ini aldı. Birçok otorite tarafından tüm zamanların en iyi ağır sıklet boks şampiyonu olarak kabul edilen Muhammed Ali, asıl çıkışını 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklette altın madalyaya ulaşarak yaptı. Zaferinin ardından gittiği bir restorana ten rengi nedeniyle alınmamasına kızan Ali, kazandığı altın madalyayı Ohio Nehri'ne fırlattı. ABD'li boksör, emekliye ayrılmasından yıllar sonra olimpiyat ateşini taşıdığı 1996'da Atlanta'da düzenlenen oyunlarda aldığı ödülle, kaybettiği madalyaya yeniden kavuştu. 4 YILDA ALTIN KEMERE ULAŞTI İlk profesyonel maçında 29 Ekim 1960'ta Tunney Hunsaker'ı yenen Muhammed Ali, aralarında döneminin önemli boksörleri Tony Esperti, Jim Robinson, Donnie Fleeman, Alonzo Johnson, George Logan, Willi Besmanoff, Lamar Clark, Doug Jones ve Henry Cooper'ın da yer aldığı rakiplerini de mağlup etti. Profesyonel boks hayatının ilk üç yılı boyunca ringde çıktığı 19 maçın 15'ini nakavtla kazanan Ali, hızlı yükselişiyle boks camiasının da dikkatini çekti. SONY LİSTON'U PERİŞAN EDEREK ALTIN KEMERE UZANDI Müsabakalarda alaycı ifadeler kullanarak psikolojik açıdan rakiplerinin üzerinde baskı kurmasıyla ünlenen Muhammed Ali, dönemin ağır sıklet boks şampiyonu Sonny Liston ile unvan maçına 25 Şubat 1964'te Miami'de çıktı. Karşılaşma öncesinde düzenlediği basın toplantısında ünlü "Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım" ifadesini kullanan Ali'nin performansı, kesin favori olarak gösterilen ABD'li Liston karşısında büyük heyecan uyandırdı. Liston'un 7. rauntta aldığı darbelerin ardından devam edememesi üzerine galip ilan edilen Muhammed Ali, böylece ilk altın kemerine henüz 22 yaşında uzandı. EN KISA RÖVANŞ Liston ile 1965'in mayıs ayında rövanş maçına çıkan Muhammed Ali, ilk rauntta yaklaşık 2 dakika içinde rakibini devirerek unvanını korudu. Muhammed Ali'nin rakibinin devrilmesine yol açan darbesi o kadar hızlıydı ki boks tarihine "hayalet yumruk" olarak geçti. Muhammed Ali, amatör olarak katıldığı 167 maçın 161'ini kazanarak bu alanda bir rekora imza attı. Profesyonel döneminde yaptığı 61 maçta sadece 5 kez yenilen, olimpiyat ve dünya şampiyonu olan Muhammed Ali, 37'si nakavt olmak üzere 56 maçını kazandı. 22 YAŞINDA MÜSLÜMAN OLDU Henüz 22 yaşındayken 1964'te Sonny Liston'u yenip en genç dünya ağır sıklet boks şampiyonu olan Muhammed Ali, zaferinin ardından İslam dinini seçti. Ali'nin İslam dinine ilgisi, Wallace D. Fard Muhammad tarafından ABD'de kurulan "İslam Milleti" adlı siyahi harekete 1964'te katılmasıyla ortaya çıktı. İlk olarak kendisine "Cassius X" adını veren ünlü boksör, daha sonra ise Muhammed Ali adını seçerek Müslüman olduğunu açıkladı. Ali, dönemin Afro-Amerikan Müslüman siyasi temsilci ve insan hakları savunucusu Malcom X ile yakın ilişkiler kurarken, İslamiyet'in doğru tanınması ve yaygınlaşması amacıyla çeşitli çalışmalarda bulundu. Siyahilerin birçok temel haktan mahrum olduğu 1960'ların ABD'sinde aynı zamanda Müslüman da olan Muhammed Ali, ABD hükümeti tarafından 1966'da acil koduyla Vietnam Savaşı'na çağrıldı. VİETNAM SAVAŞINA KATILMADI HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI "Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım." diyerek Vietnam Savaşı'na gitmeyi reddeden Ali, 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı, lisansı, pasaportu ve unvanları elinden alındı. Kararı ABD Yüksek Mahkemesinde temyiz eden Ali, 3,5 yıl boyunca bokstan uzak kaldı ve dava süresince ciddi maddi sıkıntı içine girdi. 1971'de Yüksek Mahkeme'deki temyiz davasını kazandı. Muhammed Ali, 1972 ve 1988 yıllarında iki kez Hacca gitti. ÜÇ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNA ULAŞAN TEK İSİM 1971'de Joe Frazier ile "asrın maçı" olarak adlandırılan müsabakaya çıkan Muhammed Ali, profesyonel boks kariyerinde ilk defa bir maçı kaybetti. Ali, aynı yıl bir kez daha karşılaştığı Joe Fraizer'ı bu sefer yenerek dünya ağır sıklet boks şampiyonu unvanını geri aldı. Muhammed Ali, 1977'de Leon Spinks'e yenildi ancak bir yıl sonra rakibini yenerek dünya şampiyonluğunu 3 kez elde eden ilk boksör olarak tarihe geçti. Unutulmaz boksör, 1978'de boksu bıraktığında dünya şampiyonu unvanına sahipti. 1984 yılında Parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen bunu gizleyip büyük para karşılığı iki maç daha yapan Muhammed Ali, bunları kaybetti. BOKSTAN SONRA HAYATINI IRKÇILIKLA MÜCADELEYE ADADI 1984 yılında, dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan'ın yeniden seçilebilmesi için kendisine destek verdiğini açıkladı. 1991 yılında Körfez Savaşı sırasında Irak'a gitti ve Amerikalı rehinelerin serbest bırakılmasını müzakere etmek amacıyla Saddam Hüseyin ile bir araya geldi. 17 Kasım 2002'de, "Birleşmiş Milletler (BM) Barış Elçisi" olarak Afganistan'a gitti. BM özel konuğu olarak üç günlük bir iyi niyet misyonu kapsamında Kabil'de bulundu. 27 Temmuz 2012 tarihinde ise Londra'da, 2012 Yaz Olimpiyatları açılış töreninde olimpiyat bayrağını taşıdı. Parkinson hastalığından dolayı stadyumda bayrağı taşıyamayacak hale gelince eşi Lonnie, ayakta durmasına yardımcı oldu. 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda da olimpiyat ateşini yaktı ve aynı olimpiyatlarda, 1960 yılında kazandığı ve nehre attığı altın madalyası düzenlenen bir törenle kendisine tekrar verildi. Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan'daki çiftliğinde gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği "Bütün zamanların en iyisiyim" lafını ispatlayarak bir efsane olarak tarihe geçti. Ünlü boksörün hayatı, Hollywood tarafından 2001 yılında beyaz perdeye de uyarlandı. ABD'li ünlü aktör Will Smith'in başrolünde oynadığı "Ali" adlı yapım, büyük ses getirmişti. Uzun süre Parkinson hastalığı ile mücadele eden Muhammed Ali, solunum yolu rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü Arizona'nın Phoenix kentindeki bir hastanede 3 Haziran 2016 günü hayata gözlerini yumdu. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Hem efsane hem aktivist! Spor dünyası Müslüman boksör Muhammed Ali'yi anıyor #MuhammedAli #Boks #Spor #Aktivizm #IrkçılıkKarşıtı

0 0 0 0
Preview
İsrail askeri, Filistinli sivile kurşun yağdırdı İsrail özel kuvvetleri, Batı Şeria’nın Nablus şehrinde Perşembe günü Filistinli aktiviste yönelik planlı bir saldırı düzenledi. Silahlı saldırıda, 30 yaşındaki Filistinli aktivist Rami El-Kahhin hayatını kaybetti. Filistinli aktivistlerin bugün paylaştığı güvenlik kamerası görüntülerinde saldırının planlı bir şekilde gerçekleştirildiği ve kılık değiştirerek kendilerini Filistinli gibi gösteren İsrail Özel Kuvvetleri askerinin soğukkanlı şekilde El-Kahhin’in yanına gelerek kurşun yağdırdığı görüldü. Dehşet dolu anların ardından İsrailli görevlilerin El-Kahhin’in cansız bedenine de el koyduğu aktarıldı. Filistin Sağlık Bakanlığı ise, El-Kahhin’in ölümünü doğruladı ve olayın ardından bölgedeki tansiyonun daha da yükseldiği bildirdi. ÇATIŞMALAR YAŞANDI Nablus’un dar sokaklarında El-Kahhin’in öldürülmesinin ardından bölgede gerginlik artarken, İsrail askerleri ile Filistinli siviller arasında çatışmalar yaşandı. Çatışmalarda 9 kişi yaralanırken, 35 kişi de göz yaşartıcı gazdan etkilendi. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İsrail askeri, Filistinli sivile kurşun yağdırdı #İsrail #Filistin #Haberler #Nablus #Aktivizm

0 0 0 0
Preview
ABD'de Filistin destekçileri, haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle UCLA'ya dava açtı. ABD 'de Filistin destekçilere , haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle UCLA'ya dava açtı. NBC News'ün haberine göre, Filistin destekçisi 30'dan fazla aktivist, Los Angeles Yüksek Mahkemesine sundukları dava dilekçesinde, göstericilerin UCLA'daki protestolar sırasında özgürce toplanma, konuşma ve öğrenme gibi haklarının ihlal edildiği, "hayatlarını değiştiren yaralanmalar" ve travma sonrası stres bozukluğu yaşadığını beyan etti. Davacılar ayrıca, Los Angeles Polis Departmanı (LAPD) ve California Otoyol Devriyesi ekiplerinin Filistin'e destek için toplanan göstericilere karşı "aşırı güç kullandığını" ve hukuksuz gözaltı yaptığını öne sürdü. UCLA kampüsünde 2 Mayıs 2024'te en az 200 göstericinin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan baskın sırasında polisin göstericilerin "kafasına plastik mermi sıktığını" belirten davacılar, göstericilerin maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik yaralanmalar için maddi tazminat talep etti. Davacılar, İsrail yanlısı maskeli grubun 30 Nisan 2024'te göstericilerin bulunduğu kampüsteki çadır alanına saldırarak insanların "kemiklerini kırdığını ve onlara cinsel saldırıda bulunduğunu", polis ve üniversite güvenliğinin ise bu olayları "sadece birkaç metre uzaktan izlediğini" aktardı. UCLA Rektörlük Ofisi Sözcüsü Stett Holbrook yaptığı açıklamada, üniversitenin dava hakkında bilgilendirildiğini ve "daha fazla bilgi toplamakla" meşgul olduklarını ifade etti. UCLA'daki olaylar: Columbia Üniversitesi'nde başlayan Filistin'e destek gösterileri, ülkede UCLA da dahil 50'den fazla diğer üniversiteye yayılmış, gösterilerde polis, çoğu öğrenci ve fakülte görevlisi 3 bin 100'den fazla kişiyi gözaltına almıştı. UCLA'da 30 Nisan 2024'te İsrail yanlısı bir grup kesici alet, çekiç ve taşlarla kampüste Filistin'e destek için toplanan öğrencilere saldırmıştı. Öğrenciler bunun üzerine tepki göstermiş, polis ekiplerine olay sırasında nerede oldukları sorusunu yöneltmişti. Üniversitede 2 Mayıs 2024'te de özel polis birliklerinin öğrencilere müdahalesinde "kaotik sahneler" yaşanmış en az 200 kişi gözaltına alınmıştı. Kaynak: AA #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press ABD'de Filistin destekçileri, haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle UCLA'ya dava açtı.: ABD 'de Filistin destekçilere , haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle UCLA'ya dava açtı.




NBC News'ün haberine göre, Filistin destekçisi 30'dan… #Filistin #UCLA #Haklar #Protesto #Aktivizm

0 0 0 0
Preview
İsrail askerlerince öldürülen aktivist Eygi'nin ailesi ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile görüşec Ankara Eygi ailesinden alınan bilgiye göre, aile üyeleri, ABD Dışişleri Bakanı Blinken ve Kongre üyeleriyle bir araya gelmek üzere 15 ila 20 Aralık'ta Washington'ı ziyaret edecek. Eygi ailesinin Blinken ile görüşmesinin 16 Aralık'ta yapılmasının…

İsrail askerlerince öldürülen aktivist Eygi'nin ailesi ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile görüşec: Ankara



Eygi ailesinden alınan bilgiye göre, aile üyeleri, ABD Dışişleri Bakanı Blinken ve Kongre üyeleriyle bir araya gelmek üzere 15 ila 20 Aralık'ta… #İsrail #Filistin #Aktivizm #Barış #Eygi

0 0 0 0

İnsan hakları aktivistleri burada mı?

Sind Menschenrechtsaktivisten hier ?

#insanhakları #aktivizm #menschenrechte

0 0 0 0