Advertisement · 728 × 90
#
Hashtag
#hayataTutun
Advertisement · 728 × 90
Preview
Tek ayağı ile dimdik ayakta... Çabuk pes edenler ''imkansız'' diyenler bir kez daha düşündürecek Aydın'da tek ayağı ile hayata tutunan 85 yaşındaki Mehmet amca azmi ve çalışkanlığı ile çabuk pes edenlere, hemen hayata küsüp vazgeçenlere ders olacak bir hayatı yaşıyor...

Aydın'da tek ayağı ile hayata tutunan 85 yaşındaki Mehmet amca azmi ve çalışkanlığı ile çabuk pes edenlere, hemen hayata küsüp vazgeçenlere ders olacak bir hayatı yaşıyor... #azim #çalışkanlık #hayataTutun #ilhamVerici #motivasyon

0 0 0 0
Preview
3 yıl sonra evden çıkan Barış'tan ailelere tavsiye: Çocuklara telefon vermeyin Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden 50 yaşındaki anne Semra Özbay ve 23 yaşındaki oğlu Barış Özbay, yaşadıkları depremin ardından Defne ilçesinde hayata birlikte tutunuyorlar. Depremde hem evlerini hem yakınlarını kaybeden aile, üç yıldır zorlu bir süreçle mücadele ediyor. Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Barış Özbay, sanal dünyaya bağımlı hale gelerek hayat hikayesiyle Türkiye'nin dikkatini çekmişti. Hatay Valisi Mustafa Masatlı'nın talimatıyla harekete geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, Barış'ın yeni hayatına başlamasına yönelik ilk adımı atmıştı. Uzun bir aranın ardından duş alan, tıraş olan ve kişisel bakımları yapılan Barış'ın yaşadığı ev de temizlenerek boyandı. Sağlık kontrolleri yapılan Barış, günde 24 saat dahi telefonla oynayabileceğini belirterek gelecek nesillerin kendisi gibi telefon bağımlısı olmaması için ailelere tavsiyede bulundu. "24 SAAT TELEFONLA OYNAYABİLİRİM" Tüm gün yapacak bir şey yoksa 24 saat durmadan telefonla oynayabildiğini söyleyen Barış Özbay, "Sabah uyanıyorum, yemeğimi yiyorum, tuvalete gidiyorum ve sonra gelip oturuyorum. Bunları yapmam hızlı sürmüyor, yapana kadar 1 saat geçiyor. Uykum varsa uyuyorum. Telefonla oynuyorum. Ben de internet olmadığı için annem olmayınca ve telefonda da bir şeyler yoksa duvarları veya televizyonu izliyorum. Zamanın geçmesini bekliyorum. Akşam olduğunda annem geldiğinde geç saatlere kadar telefonla oynamaya başlıyorum. İnternet varsa sabaha kadar oturuyorum ve oynuyorum. Bu şekilde daha güzel oluyor. Ne kadar geç yatarsam o günü yaşamamış olurum. Bazen internet olmayınca oyun indirip akşama kadar oynuyorum. Yapacak bir şey olmadığı için durmadan oynuyorum ama hayvan gibi de bağımlı değilim. Yalnız olduğumda zaman geçsin diye telefonu elime alıyorum. Telefonda yapacak bir şey yoksa uyuyorum, duvarları, televizyon veya dışarıyı izliyorum. Sadece boş olduğumda telefonu elime alıyorum. Tüm gün boşsam 24 saat telefonla oynayabilirim. Telefonda şahsen güzel oyunlar yok. Hikayeli oyunları oynuyorum. Arkadaşımın bilgisayarı var, bilgisayarda tek kişilik oyunlar oynuyorum. Çevrimiçi oyunları sevmem, sosyallik hiç benlik değil. İnsanlarla uğraşmayı sevmiyorum. Oyunlarla uğraşmayı sevmediğim için hileli oyunlar oynuyorum. Benim sevdiğim şey, insanların hayatlarını görmek. Benim hayatım yok diye seviyorum sanırım. Oyunlarda da oyuna odaklanmıyorum daha çok oyunun hikayelerine bakıyorum. Bu şekilde daha çok hoşuma gidiyor" dedi. ANNE VE BABALARA TAVSİYE Telefon bağımlılığıyla ilgili "Küçükken çocuklara telefon vermeyin, büyüyünce verin" sözleriyle ebeveynlere tavsiyede bulunan Barış Özbay, "Gençlere tavsiye vermeyeceğim. Şimdiden ellerinde telefon varsa bırakın diyemem, artık ellerinde telefon olduğu için geç oldu. Ailelere tavsiye verebilirim. Küçükken çocuklara telefon vermeyin, büyüdükten sonra verin. Arkadaşlarıyla çıkıp sokakta oynasın diyeceğim ama telefonu arkadaşlarına da veriyorlar. O zaman da oynayacak arkadaşları kalmıyor. Benim telefonum lise bittiğinde bile yoktu. Büyüyünce telefon aldım. Çocuklara kendi telefonlarınızı vermeyin. Bence böyle olması lazım. Ben dışarıya çıkıp sosyalleşmiyorum. Kafelere falan gitmiyorum. O yüzden yapacak bir şey yok. Duvarlara da bakacak halim yok. O yüzden telefonla oynuyorum. O zamanlarda başlıyor ve zamanla alışıyor. Hayat bana sıkıcı geliyor. Büyük ihtimalle; telefonda oyun, dizi ve filmlerin belirli senaryoları vardır. Bir dizi veya filmi izlediğimde sonrasında ne olacağını rahat şekilde tahmin edebiliyorum. Bu durum da çok hoşuma gidiyor. Gerçek hayat bu şekilde değil, ne olacağını tahmin edemiyorsun. Bu belirsizlik korkutuyor. Bir işe girmek veya insanla tanışmak hiç istemiyorum. İnsanlar çok korkunçlar. İnsanların ne olacağı belli değil ve kafaların içinde neler olduğunu bilemezsin. Yabancılarla tanışmak hiç istemiyorum" ifadelerini kullandı. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press 3 yıl sonra evden çıkan Barış'tan ailelere tavsiye: Çocuklara telefon vermeyin #Deprem #Aile #Çocuklar #TelefonBağımlılığı #HayataTutun

0 0 0 0
Preview
Türkiye'nin konuştuğu ve 3 yıldır tırnaklarını kesmeyen gencin eski hali ortaya çıktı Türkiye'nin konuştuğu telefon ve bilgisayar bağımlısı 23 yaşındaki Barış Özbay'ın eski hali ortaya çıktı. Kahramanmaraş merkezli depremlerde evlerini kaybeden ve Defne ilçesinde yaşamlarını sürdüren 50 yaşındaki Semra Özbay ve 23 yaşındaki oğlu Barış Özbay, depremin ardından hayata birlikte tutundu. Depremde hem evlerini hem yakınlarını kaybeden aile, 3 yıldır zorlu bir süreçle mücadele ediyor. DEPREMDEN SONRA YAŞAMA HEVESİNİ KAYBETMİŞ Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Barış Özbay'ın asrın felaketinin yaşandığı 6 Şubat gecesinde de telefonla oynadığı ortaya çıktı. "DEPREME TELEFONLA OYNARKEN YAKALANDIM" Asrın felaketinin yaşandığı 6 Şubat günü 04.17'de de telefonla oynarken depreme yakalandığını ve o esnada dahi telefonla oynamaya devam ettiğini ifade eden Barış Özbay, "Depremde uyumuyordum ve akşama kadar oturup telefonla oynadım. Depremde sallanmaya başladık, sonra ilk başta küçük bir deprem oluyor sandım ama hızlandı. Elektrik gidince ciddi bir şey olduğunu anladım ama telefonla oynamaya devam ettim. Deprem sırasında oyunumu kaydediyordum. Nenem ilk başta deprem olduğuna inanmadı ve benim salladığımı sandı. O esnada sallanmaya devam ederken telefonla oynamaya devam ettim. Deprem durdu ve bizimkileri evin dışına çıkardım" dedi. "ELİMDE OLSA YEMEK DE YEMEM TUVALETE DE GİTMEM" Evden pek çıkmadığını, tüm gün telefonla oynadığını anlatan Özbay, "Dışarı çıkmadığımızda iki arkadaşımın evine bakıyorum, evleri müsait değilse evden çıkmıyorum. O zamanlarda da yine telefonla oynuyordum. Eve gelince yine telefonla oynuyorum. Telefonda izlediğim videoların isimlerini pek bilmem. Müzik türü sorsan Allah bilir. Yine evde kalıp banyo yapabilirdim ama ben bir şey yapmak istemiyordum. Sadece yemek yiyorum ve tuvaletimi yapıyorum. Onları da mecbur olduğum için yapıyorum. Sedef hastalığı yüzünden banyo yapmam da zor oluyor ama sedef hastalığıyla alakası yok. Sedef hastalığı olmasa da banyo yapmazdım. Elimde olsa yemek de yemem ve tuvalete de kalkmam. Keşke tüm gün uyuyabilseydim" dedi. "DEPREMDEN ÖNCE HER ZAMAN BAKIMLIYDI" Barış'ın depremden sonra çok değiştiğini anlatan arkadaşı Furkan Çakmak, "Ben Barış'la ortaokul arkadaşıyım, birlikte büyüdük. Kendisinin derslerle arası iyi değildi ama her şeye kafası çalışıyordu. Kendisi daha çok bilgisayar ve telefon oyunları oynuyordu. İngilizce altyazılı filmler izleyerek biraz İngilizce de öğrenmişti. Hayata karşı neşesi ve heyecanı azalmıştı. Kendisinin psikolojik sorununun ötesinde sanki kendisiyle çözemediği sorunları vardı. Bu yüzden onu hiç yalnız bırakmadık ve arkadaşları olarak yanında olarak elimizden geleni yaptık. Üniversite sonrası bizler dağılınca kendisi yalnız kaldı. Yalnızlaşınca da kendisini daha fazla eve kapattı. Depremden önce her zaman bakımlıydı ve normal sıradan insanlar gibi duş alırdı ve duş almayı çok severdi. Bizler üniversiteye gidince kendisinin hayata bakış açısı çok değişti. Eskisi gibi duş almak istemiyor. Deprem de olunca tamamen kendisini kapattı. Bir şansının olamayacağını düşündüğü için hayata karşı kendini kapattı. Yaklaşık 3 yıldır tırnaklarını kesmiyor ve bakımını yapmıyor. Eski güzel günlere dönmeyi istiyoruz" şeklinde konuştu. "OĞLUM SAĞLIĞINA KAVUŞSUN BAŞKA BİR ŞEY İSTEMİYORUM" Anne Semra Özbay ise oğlunun depremden önce arkadaşlarıyla takılırken depremden sonra kendini eve kapatıp telefonla oynadığını söyleyerek, "Depremden önce oğlum arkadaşlarıyla takılıyordu. Arkadaşlarıyla parklarda gezip bir şeyler atıştırıyorlardı. Depremden önce oğlumun durumunu fark etmedim ama depremden sonra fark ettim. Depremden önce fark ettim ama geçici olduğunu düşündüm. Sürekli telefonda ne yaptığını bilmiyorum ama genelde video veya müzik dinliyor. Depremden önce tırnaklarını asla uzatmazdı ve kendi bakımına bakardı. Depremden sonra tamamen değişti. Banyo da yapmıyor. Oğlum sağlığına kavuşsun, başka bir şey istemiyorum" ifadelerini kullandı. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Türkiye'nin konuştuğu ve 3 yıldır tırnaklarını kesmeyen gencin eski hali ortaya çıktı #Türkiye #deprem #BarışÖzbay #hayataTutun #bilgisayarBağımlılığı

0 0 0 0