Advertisement · 728 × 90
#
Hashtag
#sempozyum
Advertisement · 728 × 90
Post image

Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nda konuşan Emine Erdoğan:❗️👇

"Teknolojinin sunduğu imkanları, insani bir dokunuşla genişletecek her yaklaşım hem tıbbın hem de insanlığın geleceği için vazgeçilmezdir" dedi

#EmineErdoğan #TıpVeSanat #KültürSanat #Teknoloji #İnsanlık #Sağlık #Gelecek #Bilim #Sempozyum

0 0 0 0
Preview
Yapay zeka çağında aile: Tehditler ve fırsatlar Dünya Çocuk ve Aile Koruma Platformunca (ÇAKOP), "Yapay Zeka Çağında Aile: Tehditler ve Fırsatlar" temasıyla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde düzenlenen IV. Uluslararası Dünya ÇAKOP Sempozyumu'nda konuşan Sayan, dünya insanlık tarihinin bugünkü kadar derin bir dönüşümü geçirmediğini söyledi. Sayan, "Yapay zeka artık sadece araç değil. Kararlarımızı etkileyen, düşüncelerimize dokunan bir yol arkadaşı. Bir çocuk ödevini yaparken de yapay zevklerden yardım alıyor. Doktor tanı koyarken yapay zekadan destek alıyor." diye konuştu. Sanatçıların bestesini de onunla tamamlayabildiğini belirten Sayan, şöyle devam etti: "Yapay zeka, adeta insanın bir uzantısı haline geldi. Sormamız gereken bir soru var: Bu zeka bizi geliştiriyor mu? Yoksa biz yavaş yavaş bu zekaya teslim mi oluyoruz? Yapay zeka görebilene, fark edebilene bir ayna. Bu ayna yalnızca yüzümüzü değil, ruh halimizi, alışkanlıklarımızı ve ilişkilerimizi de yansıtıyor. Günlük hayatımızda fark etmeden yaptığımız her bir tıklama, her paylaşım, her tercih, o aynaya bizimle ilgili de yepyeni bir versiyonu da yüklüyor." Bakan Yardımcısı Sayan, bu çağın gerçeğini konuşmak, teknolojiyi reddetmeden onu insan ve aileyi güçlendiren bir bilince dönüştürebilmek için burada toplandıklarını dile getirdi. Küresel yapay zeka pazarının bugünkü değerinin yaklaşık 400 milyar dolar olduğuna dikkati çeken Sayan, bunun her geçen gün hızla arttığını vurguladı. Sayan, bugün bir çocuğun ilk kelimesini ekrandan duyar hale geldiğinin altını çizerek, "Aile çocuğun karakterinin ilk yazılımıdır. Bu yazılım, kodlarla değil, sevgiyle, ilgiyle, iletişimle yazılan bir koddur. Bu iletişim yapay zekayla değil, insan kaynaklı bir yazılım olmalıdır. Yapay zeka, çocuklarımızın, gençlerimizin zihin ve duygu gelişimini en derinden etkiliyor. Yapay zeka duyguları izliyor. Bir sonrasında neye tıklayacaklarını noktasında yönlendiriyor." ifadelerini kullandı. Dijital dönüşüm sürecinde teknolojiyi yerine insanı ele alan bir anlayışı tercih ettiklerinin, teknolojiyi bir araç olarak kullanacaklarının altını çizen Sayan, yerli ve milli birçok yazılım olduğuna işaret etti. Sayan, aileyi en güçlü tutmak zorunda oldukları bir zamanda olduklarına değinerek, "Teknolojinin en güçlü olduğu zaman, ailenin en güçlü olması gereken zamandır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde şekillenen 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu tam bu noktaya istikamet çiziyor. Bu vizyon teknolojiyi sadece üretim ya da kalkınma meselesi değil, insan merkezli bir medeniyet olarak görüyor. Milli teknoloji hamlesiyle artık sadece teknolojiyi kullanan değil, onu üreten, yöneten, koruyan ve ihraç eden bir Türkiye var. Bugün yapay zekadan 5G ve ulusal siber güvenliğine kadar her alanda yerli kabiliyetlerimizle ilerliyoruz." diye konuştu. "KİMSENİN ÇOCUKLARIMIZA EL UZATMASINI İSTEMİYORUZ" Dünya ÇAKOP Başkanı Zuhal Öztürk, dünyadaki küresel projeye karşı, çocukları ve gençleri korumak istediklerine söyledi. Öztürk, "Kimsenin çocuklarımıza el uzatmasını istemiyoruz. Birilerinin bir tuşa basarak çocuklarımızın farklı yerlere sürüklemesini istemiyoruz. Bu yüzden siz bu amaç için hep beraber işbirliği ve omuz omuza çalıştık." ifadelerine yer verdi. Çocukları evde ailelerin koruması, dijital çağda çocukların önlerine her şeyin gelmemesini istediklerini anlatan Öztürk, teknolojiye karşı olmadıklarını sözlerine ekledi. OTURUMLARDA YAPAY ZEKANIN AİLEYE ETKİLERİ KONUŞULACAK İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, Başakşehir Kaymakamı Cemil Özgür Öneği, çok sayıda psikiyatrist ve psikolog katıldığı sempozyum 65 sivil toplum kuruluşu, 42 bilim kurulu üyesi, 8 paydaş üniversite ve Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün işbirliğiyle yapıldı. Sempozyumda birinci oturumda, "Ailenin Sessiz Çözülmesi: Yapay Zeka ile Dağılan Bağlar", "Yapay Zeka Beyin Üzerindeki Yönetimi ve İşleyişi", "Yapay Zeka ve Robo-Chat’lerin Öğrenmeye Olumlu ve Olumsuz Etkileri", "Yapay Zekanın Çocuklarda ve Gençlerde Zihinsel ve Ruhsal İşgali", "Sanal Ebeveyn Yapay Zeka: Annelik ve Babalığın Devredilmesi", "Ebeveynlik Ekranın Arkasında" konuları ele alındı. Öğleden sonra gerçekleşecek ikinci oturumda, "Yapay Zekanın Çocukluktan İtibaren Kimlik ve Roller Üzerinde Bilinçli Bulanıklaştırma ve Bağımlılık Tasarımı", "Yapay Zekanın Duygu ve Zihin Üzerindeki Manipülasyonu" gibi konular uzmanlarca tartışılacak. Sempozyumun üçüncü oturumunda da "Yapay Zekanın Aile ve Günlük Yaşantımızda Avantaj ve Dezavantajları-Çözüm ve Öneriler" konusu masaya yatırılacak. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Yapay zeka çağında aile: Tehditler ve fırsatlar #YapayZeka #Aile #Sempozyum #ÇocukKoruma #DijitalDönüşüm

0 0 0 0
Preview
İstanbul'da 'tarihi' buluşma! Erdoğan'dan mesaj: Yürekten tebrik ediyorum Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Sarayların Yüzyılı Uluslararası Sempozyumu'na video mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, Milli Sarayların Yüzyılı Uluslararası Sempozyumu'nun başarılı geçmesi temennisinde bulunarak, "Dünyanın dört bir yanından programa teşrif eden tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. 27 farklı ülkeden sahasında uzman onlarca katılımcının iştirak ettiği bu önemli sempozyumu tertip eden Milli Saraylar Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum" dedi. 'TÜRK MİLLETİNİN MİMARİDE ULAŞTIĞI SEVİYENİN ÖRNEĞİ' Üç kıtaya yayılmış muazzam bir coğrafyayı altı asır boyunca idare eden Osmanlı Devleti'nin hükmettiği toprakların her köşesine medeniyetin en seçkin eserlerini inşa ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Osmanlı şaheseri camilerimiz, köşklerimiz, medreselerimiz gibi bugün bütün ihtişamıyla ayakta duran saraylarımız da Türk milletinin mimaride ulaştığı seviyenin en güzide örnekleridir" açıklamasını yaptı. Yüksek bir sanat idrakinin ürünü olan Osmanlı saraylarının, farklı yollarla bir araya getirilmiş nadide eserleri bugün de bünyesinde barındırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı'dan miras kalan ilim, sanat ve kültür hazinelerini muhafaza ettiği gibi milli sarayların da titizlikle korunduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Saraylar Başkanlığının bir taraftan bakım ve restorasyon faaliyetlerini yürüttüğünü, diğer taraftan yeni müzeler açtığını ve muhafaza edilen eserleri ziyaretçilerin ilgisine sunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 100 yaşına giren Milli Sarayların düzenlediği Milli Sarayların Yüzyılı Uluslararası Sempozyumu'nda emeği geçenleri kutladı. Erdoğan, konuşmasının sonunda fikirleriyle sempozyuma katkı sunan isimlere de teşekkür etti. DÜNYANIN ZİRVESİ İSTANBUL'DA! SEMPOZYUM BAŞLADI Milli Saraylar Başkanlığı tarafından düzenlenen ve 3 gün sürecek "Uluslararası Sempozyum: Milli Sarayların Yüzyılı" programı, Dolmabahçe Sarayı'nda başladı. YASİN YILDIZ'DAN AÇIKLAMALAR Sempozyumun açılışında konuşan Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, emanetçisi olduğu miras eserlerinin yaşatılması yolunda bir asırlık deneyime sahip olan kurumun yıl dönümünü dünyadaki en saygın kuruluşlarla birlikte kutlamaktan onur duyduklarını söyledi. Yıldız, 1924 ve 1925 yıllarının, Türkiye kültürel mirasının "saray-müzeler" olarak tanımlayabilecekleri bölümü için çarpıcı bir dönüm noktası olduğunu vurgulamak istediğini belirterek, dünyada parlamenter sisteme geçen diğer ülkeler gibi 1924 yılından itibaren Türkiye'de de tarihi miras eserlerin, farklı kurumların idaresinde parçalı bir şekilde yönetilmeye başlandığını ifade etti. Topkapı, Dolmabahçe, Beylerbeyi, Yıldız, Edirne sarayları ile kasırlar, köşkler ve diğer miras eserlerinin, devredildikleri kurumlarda çoğunlukla müzecilik ve korumacılık faaliyeti dışında kullanıldığını söyleyen Yıldız, Milli Saraylar Müdürlüğünün 1925 yılının Ocak ayında, şu an bünyelerinde bulunan saray, köşk ve kasırlar ile taşınabilir sanatsal eserlerin bir kısmının muhafazası gayesiyle kurulduğunu anımsattı. Yıldız, 1960 ve 70'li yıllarda kısmen ziyaret edilen ve restorasyon faaliyeti gösteren Milli Saraylarla ilgili kapsamlı ilk dönüşümün TBMM Teşkilat Kanunu'nda 1983'te yapılan değişimle başladığını, bu dönemde müzecilik, restorasyon, kültürel etkinlikler alanında yeni düzenlemeler gerçekleştirildiğini ve kurumun saray-müze olarak yapılandırıldığını anlattı. 'ÖNEMLİ BİR DÖNÜŞÜM PROJESİ' Milli Saraylar Başkanlığının 2018 yılında Cumhurbaşkanlığına bağlı müstakil bir tarihi ve kültürel miras kurumu olarak dünyadaki eşdeğer kuruluşlar gibi yapılandırıldığını belirten Yıldız, şöyle konuştu: "Milli Saraylar bugün, önemli bir dönüşüm projesi ile 1924 yılında dağılan Türkiye tarihi mirasının 'saraylar-müzeler' bölümünü tek bir çatı altında topladı. Bu düzenleme ile gerek mimari eserler ve bahçeler, gerekse taşınır hazineler doğru bir sistematikle yapılandırıldı. Restorasyon ve koleksiyon yönetimi alanında geçmişte yaşanan uygulama farklılıkları ve sorunlar giderilerek, insan kaynakları alanında uzmanlaşma sağlandı. Aşinası olduğumuz, saray-müzelerin işletilmesi ve finansmanı konusundaki kadim sorunları aşan Milli Saraylar, restorasyon faaliyetlerinin tamamını, kamu bütçesine yük olmadan öz kaynaklarıyla karşılıyor." Saray-müze kurumlarının ortaya çıktıkları dönemin sosyal ve siyasi koşulları, mimari ve sanat akımları ve kültürel etkileşimlerin sonucu olarak bazı yerel farklılıklar taşımakla birlikte benzer bir dile sahip olduğunu ifade eden Yıldız, "İnşa edildikleri dönemlerde ülkelerin egemenliğinin sembol yapıları olan bu eserler, aynı zamanda temsil ettikleri toplumlar nezdinde hükümranlığın da belgesi konumunda olmuştur. Bu yönüyle dünya mirası olan saray-müze siteleri aynı zamanda ortak yaşanmışlığımızın da nişaneleridir. Koleksiyonlarımızı oluşturan birbirinden kıymetli eserlerin, yalnızca muhafazası değil, bunların başta ziyaretçilerimiz olmak üzere dünya kamuoyu ile buluşmalarını sağlamak temel vazifemizdir." diye konuştu. Yıldız, toplumların en kıymetli varlıklarının tarihi ve kültürel miras eserleri olduğuna dikkati çekerek, sanat ve mali değer açısından müstesna eserler olmaları nedeniyle kültürel miras eserlerinin sürdürülebilirliğinin ciddi bütçelere mal olduğunu vurguladı. ÖKTEM: MEDENİYETLER GEÇİRGEN OLMAZSA YAŞAYAMAZLAR Sempozyumun ilk oturumunun açılış konuşmasını yapan Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sadettin Öktem, Milli Sarayların 100'üncü yıl dönümü kutladıklarını kaydetti. Öktem, "Milli Saraylar idaresi, biraz evvel sözünü etmeye çalıştığım mekan, eşya ve sanat eserlerini koruyor, sunuyor ve yorumluyor, toplumsal yapı içinde ne anlama geldiğini söylüyor. Bu işi yaparken iki tane temel hedefi var. Birincisi kendi toplumuna, kendi toplumumuza, geçmişe ait yaşadığımız, var olduğumuz, eylem yaptığımız, birikim oluşturduğumuz büyük hazineyi kendi çerçevemiz içerisinde eşyalar, mekan ve sanat eseri üzerinden sunuyoruz. Milli Saraylar böylece kendi toplumumuzu hem zihinsel hem duygusal manada tatmin etmeye, zenginleştirmeye çalışıyor. Aynı zamanda uluslararası bir sunum da söz konusu. Çünkü medeniyetler geçirgen olmazsa yaşayamazlar. Geçirgenlik de iletişim ve etkileşim sayesinde söz konusu oluyor." dedi. Sempozyum, Dolmabahçe, Topkapı ve Yıldız Saraylarında üç gün boyunca diğer oturumlarla devam edecek. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İstanbul'da 'tarihi' buluşma! Erdoğan'dan mesaj: Yürekten tebrik ediyorum #İstanbul #Erdoğan #MilliSaraylar #Sempozyum #Tarih

0 0 0 0
Preview
IV. Uluslararası Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Sempozyumu başladı "İslam Coğrafya ve Denizcilik Tarihi" temasıyla gerçekleştirilen sempozyumda iki gün boyunca 68 bildiri sunulacak. Bildiriler, sempozyum sonrası yayıma hazırlanarak kitaplaştırılacak. Sempozyum kapsamında üç farklı harita ve usturlab sergisi ile çeşitli atölye çalışmaları da ziyaretçilere açıldı. Sempozyumun açılış konuşmalarında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, Mütevelli Heyet Başkan Vekili Hamza Akbulut, İstanbul Valisi Davut Gül, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) Yönetim Kurulu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Mecit Çetinkaya, Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca ile Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker konuştu. “İSLAM BİLİM GELENEĞİNİN DERİNLİĞİ YENİDEN GÖRÜNÜR HALE GELİYOR” Sempozyumun açılışında konuşan FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, bu yılki temanın İslam bilim geleneğinin en güçlü yanlarından biri olan coğrafya ve denizcilik tarihinin yeniden kapsamlı biçimde ele alınmasına vesile olduğunu söyledi. Şimşek, İdrisî, Birûnî, İbn Hurdâzbih, Mes‘ûdî gibi Müslüman ilim adamlarının oluşturduğu zengin mirasa dikkat çekerek, bu isimlerin yeryüzü şekilleri, deniz yolları, rüzgâr ve akıntı sistemleri ile iklim kuşaklarına dair son derece rafine bilgiler ürettiğini vurguladı. Bu birikimin, İslam dünyasının bilimsel kapasitesini ve disiplinler arası yaklaşımını ortaya koyduğunu belirten Şimşek şöyle konuştu: “Prof. Dr. Fuat Sezgin Hoca’nın ömrünü adadığı çalışmalar, bu büyük mirasın insanlığın müşterek hafızasının temel unsurlarından biri olduğunu ortaya koymaktadır. Kendisi yalnızca tarihsel metin ve haritaları ele almakla kalmamış, bilimin toplumlar ve kültürler arasındaki devinimini büyük bir titizlikle analiz etmiştir. Bu nedenle bugün Avrupa bilim tarihindeki birçok dönüşümün öncülerinin İslam alimleri olduğunu daha açık biçimde görebiliyoruz.” “BİLİM TARİHİ VİZYONU KURUMSAL YAPIYA DÖNÜŞTÜ” Prof. Dr. Şimşek, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ilim vizyonunun yalnızca akademik metinlerde kalmadığını, kurduğu kurumlarla kalıcı bir yapıya dönüştüğünü hatırlattı. Bu kapsamda FSMVÜ Bilim Tarihi Bölümü’nün bizzat Prof. Dr. Fuat Sezgin hoca tarafından açıldığını ve müfredatının yazıldığını belirtti. Prof. Dr. Şimşek, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi kapsamında açılan Bilim Tarihi bölümünün Türkiye’de vakıf üniversiteleri arasında alanındaki ilk lisans programı olduğunu ve bugün hem teorik hem uygulamalı bilim tarihi araştırmaları için önemli bir merkez niteliği taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Şimşek sözlerini; “Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi olarak bilim tarihine olan ilgimiz, yalnızca akademik bir tercih değil, kurumsal kimliğimizin de önemli bir unsurudur. Adını taşıdığımız Fatih Sultan Mehmet’in kurduğu vakfın mirası doğrultusunda ilme ve bilginin serüvenine katkı sağlamayı asli bir sorumluluk olarak görüyoruz.” şeklinde devam ettirdi. “MÜSLÜMANLARIN KATKILARI YENİDEN GÖRÜNÜR HALE GELİYOR” İstanbul Valisi Davut Gül, bilim tarihinin medeniyetlerin şekillenmesindeki rolüne dikkat çekerek, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in Müslüman alimlerin ortaçağ bilim dünyasındaki katkılarını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. “SEMPOZYUM GELENEĞİNİ SÜRDÜRÜYORUZ” İBTAV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mecit Çetinkaya, Fuat Sezgin’in vefatından sonra her yıl sempozyum düzenleme kararı aldıklarını ve bu geleneğin üniversitelerin desteğiyle sürdürüldüğünü söyledi. 2019’un Fuat Sezgin Yılı ilan edilmesine katkı sağlayan kurumlara teşekkür etti. Açılış konuşmalarında hitap eden Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca ise Prof. Dr. Fuat Sezgin’le yapay zekâ tabanlı bir sohbeti mümkün kılacak bir robot geliştirdiklerini, projenin FSMVÜ ile yürütüldüğünü aktardı. TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, bilim tarihinin az talep gören ancak bir o kadar kıymetli bir alan olduğunu belirterek, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in çalışmalarının gelecek nesiller için kalıcı birer referans olduğunu söyledi. SEMPOZYUM İKİ GÜN SÜRECEK İslam coğrafya ve denizcilik tarihinin klasik kaynaklardan modern döneme uzanan çizgide ele alınacağı sempozyum, iki gün boyunca bildiri oturumları, sergiler ve atölyelerle devam edecek. Program sonunda değerlendirme toplantısı yapılacak ve bildirilerin kitaplaştırılması için süreç başlatılacak. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press IV. Uluslararası Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Sempozyumu başladı #İslamBilimTarihi #Sempozyum #FuatSezgin #CoğrafyaTarihi #DenizcilikTarihi

0 0 0 0
Preview
Balkanlarda göçün izleri: Türkçe ve Türkoloji Konya’da buluştu Türkiye Maarif Vakfı tarafından Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “4. Uluslararası Balkanlarda Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu” başladı. Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen sempozyumun açılışında konuşan New York Tiran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Güneş, göç olgusunun Hazreti Adem ile başladığını, Hazreti Muhammed ile devam ettiğini dile getirdi. İnsanların çeşitli nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kaldığını belirten Güneş, “Balkanlar, değişik göç hareketlerinin merkezi haline gelmiştir. Çünkü Balkanlar, Avrupa ile Asya arasında bir köprü vazifesi görmüştür. Günümüze baktığımızda ise Balkanlar'da çok ciddi bir şekilde göç olayına şahit oluyoruz. Dolayısıyla göç olayı incelendiğinde insanların bir kimlik ikilemiyle karşı karşıya olduğunu görmekteyiz” ifadelerini kullandı. Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu da üniversite olarak, maariften gelen hassasiyetten dolayı yurt dışı faaliyetlerine çok önem verdiklerini belirterek, “Yurtdışında her gittiğim üniversitede eğer Türkoloji bölümü varsa diyorum ki ‘gönderin öğrencilerinizi Konya’da ağırlayalım.’ Buna talep eden üniversiteler var. Bu sene Yunus Emre Enstitüsü ile organizasyonda bir ittifak sağladık. Konya tanıtılması gerekir. Herkes İstanbul’a geliyor. İstanbul birçok medeniyeti barındırıyor ama en az onun kadar da Konya birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir. Kazılınca altından Osmanlı, Selçuklu, Bizans, Roma, Frigya, Hitit ne isterseniz çıkıyor. Milattan önce 8 bin, 9 bin yıla kadar giden bir medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirden bahsediyoruz. Sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. AKADEMİK İŞ BİRLİKLERİ GERÇEKLEŞTİRİLİYOR Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Mustafa Özdil ise kurum olarak, Türkiye'nin eğitim alanındaki zengin tecrübesini dünyayla paylaşmak, bunu yaparken de zenginleştirmek amacıyla yola çıktıklarını söyledi. Bu kapsamda bazı çalışmalar yaptıklarını dile getiren Özdil, “Türk Maarif Ansiklopedisi'ni hazırladık. Bunun yanında yarı akademik diyebileceğimiz Maarif Uluslararası Eğitim Dergisi uzun zamandır yayın hayatına devam ediyor. Bir taraftan da çeşitli akademik iş birlikleri gerçekleştiriyoruz” dedi. “TÜRKİYE MAARİF VAKFI OLARAK 64 ÜLKEDE FAALİYET GÖSTERİYORUZ” Bu sempozyumda Afrika ile ilgili bir sunumun da olduğunu anlatan Özdil, şunları kaydetti: “Türkiye Maarif Vakfı olarak 64 ülkede faaliyet gösteriyoruz. Faaliyetimizin olmadığı bir coğrafyanın kalmadığını ifade edebilirim. 'Balkanlar'da Göç ve Göçün İzleri' paneli meselesi için Konya çok verimli bir toprak. Balkanlar'ın tarihi açısından, Türkiye'nin Balkanlar'daki tarihi açısından da çok önemli fırsatlar sunan bir şehir. Göç ve dil ilişkisi konuşulurken, genellikle hep göçmenin yaşadığı zorluklar, dilini koruması noktasında karşılaştığı tehditler, dilin değişimi gibi birlikte konuşulan meseleler... Ancak bizim meselemiz bu konunun sadece olumsuz gündemle konuşulmaması gerektiğini de gösteren bir meseledir. Bu toplantının yapılmasında emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma, toplantıya katılan akademisyen dostlarımıza ve bu toplantıyı gerçekleştirmemize imkan sağlayan Konya Büyükşehir Belediyesi’ne, Konya’daki üniversitelerimize, Sosyal İnovasyon Ajansı’na, emek veren tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” “KOMEK’LE ANADOLU’NUN İLİM, İRFAN VE SANAT GELENEĞİNİ BALKANLARA TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUZ” Konya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Uzbaş ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu ve Türkiye'nin son yıllarda artan siyasi, ekonomik ve insani gücüyle, Türkçe ve Türk kültürüne ilginin hızla arttığını belirtti. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak 2007’den bu yana Balkanlarda faaliyet gösteren KOMEK kurslarıyla gönül bağlarını güçlendirmeye devam ettiklerini aktaran Uzbaş, “Bugüne kadar 15 bine yakın kişiye eğitim imkanı sunarak Anadolu’nun ilim, irfan ve sanat geleneğini Balkanlara taşımaya çalıştık. 2025 yılı itibariyle ise Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Bosna Hersek’teki kurslarımızda eğitimlerimizi sürdürüyor, Türkçe’nin bir sevgi dili olarak yaşatılmasına katkı sunmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Daha sonra geçilen "Balkanlar'da Göçün İzleri" başlıklı panelin oturumunda, Türkiye Maarif Vakfı Başkanvekili Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili, yazar ve akademisyen Prof. Dr. Mustafa İsen, şair ve yazar Leyla Şerif Emin ve gazeteci yazar Mehmet Türker konuştu. Programa, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, Kızılay Konya Şube Başkanı Hüseyin Üzülmez, TİMAV Genel Başkanı Sami Bayrakçı, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “BALKANLARDA GÖÇ VE GÖÇÜN İZLERİ” TEMASIYLA 7 KASIM TARİHİNE KADAR SÜRECEK Çeşitli panellerle 7 Kasım'a Selçuklu Kongre Merkezi’nde devam edecek 4. Uluslararası Balkanlarda Türkçe Öğretimi ve Türkoloji Sempozyumu, Balkanlarda Türkçe öğretimi ve Türkoloji faaliyetleri başta olmak üzere sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında Balkanlara yönelik çalışan bilim insanlarını bir araya getirmek; kültürel bağlamda ortaya konulan eserleri, çalışmaları ve etkileşimleri tespit etmek ve yapılan araştırmaları değerlendirerek kamuoyunun istifadesine sunmak amacıyla düzenleniyor. “Balkanlarda Göç ve Göçün İzleri” temasıyla gerçekleşen sempozyumda Türkiye ile birlikte Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna Hersek, İran, Kosova, Makedonya, Mali, Romanya ve Sırbistan olmak üzere 10 ülke yer alıyor. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Balkanlarda göçün izleri: Türkçe ve Türkoloji Konya’da buluştu #Balkanlar #Göç #Türkçe #Türkoloji #Sempozyum

0 0 0 0
Post image Post image Post image

#Sempozyum

“Tanpınar’dan Calvino’ya Kentler ve Kadınlar Sempozyumu”
31 Ekim - 1 Kasım 2025
Müze Gazhane / Kadıköy

Panzehir Dergi, Gazhane Çevre Gönüllüleri, İBB

1 1 0 0
Preview
ISCAT 2025 başarıyla tamamlandı “Birlikte Yaşama Kültürü ve Evrensel Barış” temasıyla 18–19 Ekim tarihlerinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilen sempozyum, 16 oturum ve 2 panelde 69 bildirinin sunulduğu yoğun bir akademik etkileşim ortamına ev sahipliği yaptı. Akademik Perspektif Derneği ve İbn Haldun Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kritik Analitik Düşünme Sempozyumu (ISCAT 2025) başarıyla tamamlandı. Bu yıl “Birlikte Yaşama Kültürü ve Evrensel Barış” temasıyla gerçekleştirilen etkinlik, dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenleri ve araştırmacıları çevrimiçi ortamda bir araya getirdi. Sempozyumun açılış konuşmasını, Sempozyum düzenleme komitesi başkanı Doç. Dr. Murat Makaracı, Akademik Perspektif Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. M. Tahir Güneşer ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan yaptı.  Makaracı, dünyada birlikte yaşama ile ilgili ciddi bir sorun olduğunu, geçmişimizde bunu yüzyıllarca başarmış olma tecrübesi ve Mevlana, Hacı Bektaş ve Yunus Emre gibi yol gösterici aydınların sunduğu modelle yeniden bu imkanı dünyaya sunabileceğimizi anlattı.  Güneşer ise; “Birleşmiş Milletler sözleşmelerinde de yer alan ancak daha özgün bir bakışa ihtiyaç duyulan iki kavramı “Birlikte Yaşama Kültürü ve Evrensel Barış” kavramlarını kritik analitik bakışla ele aldık. Amacımız; modern dünyanın zorladığı “gücünün yetmediğine tahammül etme” yerine, “ebediyet rotasında devam eden yolculuğumuzda” birbirimize yol arkadaşlığı yaparak zenginlik katacağımız bir “birlikte yaşam” ve birey ve toplumların iç huzurunu sağlayacak bir “Evrensel barış” yaklaşımı geliştirmek arzusundayız.” dedi. Arkan da konuşmasında, “Bir toplumda farklı düşünen topluluklar olabilir ama birbiri ile irtibat kurmamaları sağlıklı bir durum olarak görülemez, bir fikre sahip olmak zaten onun arkasında durmak demektir, İngilizce’de “understand” kelimesindeki “stand” bunu ifade eder, ama bu o fikri kabul etmeyen insanlarla birlikte yaşayabilmeyi ve konuşmayı engeller durumda olmamalıdır” dedi. Ardından çağrılı konuşmacı olarak Çad ve Senegal Eski Büyükelçisi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kavas; “Afrika’da birlikte yaşam geçmişi ve huzuru bozan etkenler” üzerine bir yaptı. Konuşmasında “Şu anda Afrika’da toplamda binden fazla çatışma noktası bulunuyor. Sanki, birlikte yaşamayı bilmeyen Müslümanlara, batı kültürü ile nasıl yaşanılacağını anlatıyormuş gibi bir algı oluşturuluyor, halbuki misyonerler ve batı Afrika’ya gelmeden, orada yapay sınırlar çizmeden önce çatışma yoktu. Bizim toplumumuza birlikte yaşamayı sabote eden değersizlikler dışarıdan taşınıyor. Biz tarihimizde, 3 kıtada, çeşitli farklı unsurların birlikte yaşamasını başarmış bir tecrübeye ve kültüre sahibiz” dedi.    Ardından iki gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda “Birlikte Yaşam ve Ahlak”, “İdealler ve Gerçekler Arasında Birlikte Yaşam”, “Bilim, Teknoloji ve Barış”, “Kültürel Çoğulluk, Kimlik ve Aidiyet” ve “Psikolojik ve Felsefî Yaklaşımlar” isimli oturumlarda 70ten fazla bildiri sunuldu. İKİ GÜN, ONLARCA ÜLKE, ORTAK BİR DÜŞÜNCE ZEMİNİ Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Kanada, Pakistan, Malezya, Arnavutluk, Yeni Zelanda ve Hindistan’dan katılımcıların yer aldığı sempozyumda, farklı kültürlerden akademisyenler barış, etik, inanç, kültür ve teknoloji ekseninde birlikte yaşamın teorik ve pratik boyutlarını tartıştı. Sempozyum, yapılan genel değerlendirme oturumuyla sona erdi. FİDANLARLA KALICI BİR TEŞEKKÜR Sempozyum kapsamında, davetli konuşmacılar, panelistler ve moderatörler adına, Akademik Perspektif Derneği tarafından Hacı Bektaş-ı Veli 4 Kapı Hatıra Ormanı’na beşer fidan dikildi. Bu anlamlı jest, etkinliğin “barış” ve “birlikte yaşama” vurgusunu doğaya da yansıtan kalıcı bir hatıraya dönüştürdü. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press ISCAT 2025 başarıyla tamamlandı #ISCAT2025 #BirlikteYaşama #EvrenselBarış #Sempozyum #KritikAnalitikDüşünme

0 0 0 0
Preview
Sempozyumda "Birlikte Yaşama Kültürü ve Evrensel Barış" masaya yatırılıyor İstanbul - Akademik Perspektif Derneği ve İbn Haldun Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenlediği sempozyum, çevrimiçi olarak gerçekleştiriliyor. DÜNYADAN AKADEMİSYENLER BİR ARAYA GELİYOR 18-19 Ekim tarihlerinde düzenlenecek sempozyuma Türkiye, İngiltere, Kanada, Pakistan, Malezya, Arnavutluk, Yeni Zelanda ve Hindistan'dan bilim insanları katılıyor. İki günlük yoğun programda 2 panel, 16 paralel oturum ve toplam 69 bildiri yer alacak. Sempozyumun açılış konuşmalarının ardından, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nden Büyükelçi (E.) Prof. Dr. Ahmet Kavas davetli konuşmacı olarak söz aldı. DİSİPLİNLERARASI BİR YAKLAŞIM Bugün "Birlikte Yaşam ve Ahlak", "İdealler ve Gerçekler Arasında Birlikte Yaşam", "Bilim, Teknoloji ve Barış", "Kültürel Çoğulluk, Kimlik ve Aidiyet" ile "Psikolojik ve Felsefî Yaklaşımlar" başlıkları altında düzenlenecek oturumlarda, birlikte yaşama fikrinin felsefî, etik, kültürel ve sosyal boyutları ele alınıyor. Yarın (Pazar) gerçekleştirilecek kapanış gününde ise İbn Haldun Üniversitesi'nden Prof. Dr. Enis Doko ve Prof. Dr. Halil Berktay'ın yöneteceği bir workshop ile "barış ve birlikte yaşamın entelektüel temelleri" üzerine interaktif bir değerlendirme yapılacak. HATIRA ORMANINA FİDANLAR DİKİLDİ Sempozyum organizatörleri, katılımcıların onuruna özel bir jest gerçekleştirdi. ÇEKÜD ve Akademik Perspektif Derneği iş birliğiyle Hacı Bektaş-ı Veli 4 Kapı Hatıra Ormanı'na fidanlar dikildi. Bu sembolik hareket, sempozyumun "barış ve birlikte yaşama" temasını doğaya ve geleceğe kalıcı bir katkıya dönüştürmeyi amaçlıyor. HERKESE AÇIK VE ÜCRETSİZ Sempozyuma katılım tamamen ücretsiz. İlgilenenler Zoom üzerinden etkileşimli katılım sağlayabileceği gibi, YouTube canlı yayını üzerinden de oturumları takip edebilir. Paralel oturumlar için Zoom'un ara odalar (breakout rooms) özelliği kullanılacak. KATILIM SEÇENEKLERİ: 1. Zoom Üzerinden Etkileşimli Katılım Soru-cevap bölümlerine katılmak ve oturumlarda aktif rol almak için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz: • 1. Gün (18 Ekim 2025 Cumartesi): https://us06web.zoom.us/j/83502853075 • 2. Gün (19 Ekim 2025 Pazar): https://us06web.zoom.us/j/85442811595 Not: Paralel oturumlar için Zoom içerisindeki 'Ara Odalar (Breakout Rooms)' sekmesini kullanabilirsiniz. 2. YouTube Canlı Yayını Sempozyumun tamamını canlı olarak izlemek için: https://www.youtube.com/@acaperspective   Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Sempozyumda "Birlikte Yaşama Kültürü ve Evrensel Barış" masaya yatırılıyor #Sempozyum #BirlikteYaşama #EvrenselBarış #AkademikPerspektif #İbnHaldunÜniversitesi

0 0 0 0
Post image

Ekim'25 Etkinlik Takvimimiz Yayınlandı!

#TKD #TürkKütüphanecilerDerneği #EkimEtkinlikleri #Kütüphanecilik #BilgiYönetimi #AçıkErişim #Seminer #Sempozyum #Kitap #Edebiyat

0 0 0 0
Preview
Bilim insanları Gökçeada'nın geleceği için bir arada Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Gökçeada, 2-3 Ekim tarihlerinde düzenlenen sempozyum kapsamında bilim insanları ve uzmanları ağırladı. Sempozyum Gökçeada Belediyesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi (İÜ), İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ve vakfın işbirliğiyle 100'ü aşkın kişinin katılımıyla yapıldı. TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, açılış konuşmasında, Vakfın 1999 yılında Gökçeada Sualtı Parkı'nı kurduğunu belirtti. Öztürk, buranın Türkiye'de bir sivil toplum kuruluşu tarafından kurulan ilk park olduğuna dikkati çekerek 25 yıl boyunca onlarca bilim insanının adada görev aldığını vurguladı. Gökçeada'nın her yönüyle incelenmesi gereken bir değer olduğunun altını çizen Öztürk, "Disiplinler arası bilimsel işbirliğinin Gökçeada ve benzeri ekosistemler için sürdürülebilir çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Gökçeada için çalışmaya devam edeceğiz. En büyük amacımız sonraki nesillere kristal parlaklığında, temiz, plastiksiz ve bol balıklı denizler bırakmak. Diğer kurumların da bu amaç doğrultusunda çalışmalarını sürdürmelerini temenni ediyoruz." ifadelerini kullandı. Sempozyumda, Gökçeada'da arkeolojik kazı çalışmaları başlatarak öncülük eden ve adada 28 yıl görev yapan Prof. Dr. Halime Hüryılmaz ile İÜ Su Ürünleri Fakültesi Gökçeada Deniz Araştırmaları Birimi'nde yöneticilik yapan Dr. Tuncer Ulutürk'e plaket takdim edildi. Ulutürk'ün plaketini, Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait Türk yolcu gemilerinde çalışan ilk Türk kadın denizci olan kızı, Esra Ulutürk Dinç teslim aldı. Sempozyumda arkeoloji, balıkçılık, deniz ekosistemleri, biyolojik çeşitlilik, tarım, turizm, kültürel miras ve toplumsal yaşam konuları ele alındı. Su sıkıntısının, ada yaşamı ve tarımsal üretim için kritik bir sorun olarak gündeme getirildiği sempozyumda, bilim insanları bu konuda sürdürülebilir çözümlerini önerdi. Bilim insanları, adanın organik tarım ve çevre dostu üretim potansiyeli, ekoturizme elverişli yapısı, çok kültürlü yaşam mirası, zengin deniz ve kara ekosistemlerini çeşitli sunumlarla aktarıp gelişim modellerini paylaştı. Sempozyumun ardından hazırlanacak sonuç bildirisi, ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılacak. Bildiri, hem mevcut sorunlara hem de sürdürülebilir gelişim fırsatlarına dair yol haritası sunacak. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Bilim insanları Gökçeada'nın geleceği için bir arada #Gökçeada #Bilim #Sempozyum #ÇevreBilimleri #Sürdürülebilirlik

0 0 0 0

... KERAMOPLASTiK SÜSLEME: TERRACOTTA QUATREFOILS" başlıklı bir sunum yapmıştır.

Başarılarınızın devamı dileği ile...
SDÜ Sanat Tarihi Bölümü

@sduniversitesi #sdünversitesi @karabukuniv #universite #safranbolu #sempozyum #ortaçağ #sanattarihi #türkdönemi #ercanverim

0 0 0 0
Post image

1997 yılından günümüze kadar her yıl düzenlenen “Orta Çağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Sempozyumu”nun 29.su, 24-27 Eylül 2025 tarihleri arasında Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir. /Karabük Üniversitesi

#karabüküniversitesi #sanattarihi #sempozyum

0 0 0 0
Preview
Sempozyum (1.Gün) | Bir Ruh Mimarı: Fethullah Gülen Hocaefendi YouTube video by Respect Türkçe

@RespectTurkce Sempozyum (1.Gün tek parça) | Bir Ruh Mimarı:Fethullah Gülen Hocaefendi
#BirRuhMimarı #fethullahgülenHocaefendi #sempozyum ...⤵️
www.youtube.com/live/rlWMKY4...

3 1 0 0
Preview
SETA’dan 'Dokuzuncu Yılında 15 Temmuz' Sempozyumu SETA Vakfı'nın "Dokuzuncu Yılında 15 Temmuz" başlıklı sempozyumu, 14 Temmuz pazartesi günü saat 10.30'da SETA Ankara binasında gerçekleştirilecek. Programın açılış konuşmalarını, SETA Vakfı Genel Koordinatörü Nebi Miş ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala yapacak. Sempozyum, 15 Temmuz'un toplumsal, siyasal ve uluslararası etkilerini ele alan sunumlara sahne olacak. Etkinlik, SETA'nın resmi internet sitesi ile YouTube, Facebook, X (Twitter) ve Instagram platformlarından da canlı olarak izlenebilecek. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press SETA’dan 'Dokuzuncu Yılında 15 Temmuz' Sempozyumu #15Temmuz #SETA #Sempozyum #Haber #Gündem

0 0 0 0
Preview
İktisat Öğrenci Sempozyumu İstanbul’da düzenlendi Bulls Yatırım’ın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen sempozyum; projelerini akademik zeminde sunmak isteyen gençler için fırsat sundu. Katılımcılar, güncel toplumsal dönüşümlerden kültürel çeşitliliğe, ekonomik eşitsizliklerden dijitalleşmeye, finansal piyasalardan işgücüne kadar geniş bir konu yelpazesinde projelerini paylaşma imkanı buldu. Etkinliğin açılış konuşmalarını İKDER adına Dr. Halil İbrahim AKPINAR ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Cüneyt Yenigün gerçekleştirdi. Yenigün, “Gençler yenilikçi fikirler geliştirme kapasitesine sahipler. Bu da akademik üretime dinamizm katıyor. Sempozyumlar, sadece projelerin sergilendiği platformlar değil; aynı zamanda karşılıklı öğrenmenin ve geleceğe yatırım yapmanın da aracıdır” dedi. Yenigün, gençlerin çağın teknolojilerine daha hâkim olduklarına işaret ederek bunun da projelere güncel bir bakış kazandırdığını anlattı. Prof. Dr. Yenigün, “ O taze akıllar, taze beyinler, o kıvrak zekalarıyla herşeyi görebiliyor. Deneyimli akademisyenlerle genç öğrencilerin etkileşimi, çift yönlü bir öğrenme süreci yaratıyor. Üniversite hayatından profesyonel dünyaya geçişte sempozyumlar önemli bir köprü görevi görüyor” diye konuştu. ‘İKTİSADIN VİCDANI, BÜYÜMEDEN ÖNCE ADALETE ODAKLANMAYI GEREKTİRİR’ Sempozyumun ‘Keynote’ konuşmasını ise Bulls Yatırım Yurtdışı Piyasalar Direktörü Cenk Akyoldaş gerçekleştirdi. Konuşmasında sermaye piyasalarının dönüşümüne, dijitalleşmenin etkilerine ve yapay zekâ çağında iktisatçıların rolüne odaklandı. Akyoldaş, “Bugün dünyanın birçok yerinde büyüme verileri artıyor olabilir. Ancak gelir dağılımı bozuluyor, konut erişimi azalıyor, gıda enflasyonu yoksulları daha da derinden etkiliyor. Bu tablo bize ekonomi politikalarının amacının yalnızca büyümek değil, aynı zamanda adil bölüşmek olduğunu gösteriyor. Eğer büyüme eşitsizlikleri artırıyorsa, iktisatçı buna karşı durmalıdır. Eğer politika kararları çevresel yıkımı hızlandırıyorsa, iktisatçı uyarı görevini üstlenmelidir” dedi. Akyoldaş ayrıca, sermaye piyasalarının yalnızca sayılardan ibaret olmadığını belirterek, “Bugün yatırım kararları algoritmalarla şekillense de, etik, sorumluluk ve adalet hâlâ insana düşüyor. Sermaye piyasaları sadece finansal değil; aynı zamanda toplumsal bir organizmadır. Bu organizmayı daha adil kılmak sizin kuşağınızın elindedir” ifadelerini kullandı. ‘GENÇ İKTİSATÇILAR, SORGULAMALI, DÜŞÜNMELİ, DÖNÜŞTÜRMELİ’ Akyoldaş ayrıca yapay zekanın iktisatçıların yerini alamayacağını belirterek şunları söyledi: “Yapay zeka hesap yapabilir ama anlayamaz; tahmin edebilir ama vicdan sahibi olamaz. Bu yüzden anlam kurmak, etik tartışmak ve sorumluluk almak hâlâ insanın görevidir.” Konuşmasının sonunda genç iktisatçılara çağrıda bulunan Akyoldaş, “Sorgulayın, düşünün ve dönüştürün. Bugünkü oturumlarda yapay zekâdan sürdürülebilirliğe, toplumsal cinsiyete kadar çok değerli başlıklar var. Her biri, iktisadın geleceğine ışık tutacak nitelikte” ifadelerini kullandı. Başkanlığını Doç. Dr. Osman Akgül’ün üstelendiği sempozyumun iki paralel oturumunda, lisans öğrencileri tarafından hazırlanan özgün çalışmalar sunuldu. İktisat, finans, kalkınma, işgücü piyasaları ve sürdürülebilirlik gibi çeşitli alanlardaki sunumlar, akademisyenler ve diğer katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sempozyum sonunda düzenlenen ödül töreninde, başarılı sunumlar onurlandırıldı. Bilimsel hakem değerlendirmeleri sonucunda; Birincilik Ödülünü Yusuf Örnek, ikincilik ödülünü Burak Kutlu, üçüncülük ödülünü Mustafa Feza Tahmaz ve mansiyon ödülünü ise Melike Erdamak aldı. Kaynak: DHA #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press İktisat Öğrenci Sempozyumu İstanbul’da düzenlendi #İktisat #Sempozyum #İstanbul #GençGirişimciler #Eğitim

0 0 0 0

13. Uluslararası Türkiye Muhasebe Denetimi Sempozyumu

“Sürdürülebilir Kalkınma: Denetim ve Güvence Hizmetlerinin Rolü” temasıyla başlayan sempozyumda Sürdürülebilirlik, Teknoloji ve Yeşil Geçiş, Yapay Zeka gibi birçok konu konuşuldu.

#İÇDMB #BizYarınız #Sempozyum

1 0 0 0
Post image

13. Uluslararası Türkiye Muhasebe Denetimi Sempozyumu

“Sürdürülebilir Kalkınma: Denetim ve Güvence Hizmetlerinin Rolü” temasıyla başlayan sempozyumda Sürdürülebilirlik, Teknoloji ve Yeşil Geçiş, Yapay Zeka gibi birçok konu konuşuldu.

#İÇDMB #BizYarınız #Sempozyum

0 0 0 0
Post image

13. Uluslararası Türkiye Muhasebe Denetimi Sempozyumu

“Sürdürülebilir Kalkınma: Denetim ve Güvence Hizmetlerinin Rolü” temasıyla başlayan sempozyumda Sürdürülebilirlik, Teknoloji ve Yeşil Geçiş, Yapay Zeka gibi birçok konu konuşuldu.

#İÇDMB #BizYarınız #Sempozyum

1 0 0 0
Post image

13. Uluslararası Türkiye Muhasebe Denetimi Sempozyumu

“Sürdürülebilir Kalkınma: Denetim ve Güvence Hizmetlerinin Rolü” temasıyla başlayan sempozyumda Sürdürülebilirlik, Teknoloji ve Yeşil Geçiş, Yapay Zeka gibi birçok konu konuşuldu.

#İÇDMB #BizYarınız #Sempozyum

10 6 0 2
ETÜ'de gerçekleşen II. Sosyal Bilimler Lisansüstü Sempozyumu'nda hangi konular öne çıktı? ETÜ'de II. Sosyal Bilimler Lisansüstü Öğrenci Sempozyumu yapıldı. Rektör Yardımcısı Ürkmez, bu tür etkinliklerin öğrencilerin gelişimine katkı sağladığını belirtti. Peki, sempozyumda neler konuşuldu? İşte detaylar...

ETÜ'de gerçekleşen II. Sosyal Bilimler Lisansüstü Sempozyumu'nda hangi konular öne çıktı? #SosyalBilimler #Eğitim #Sempozyum

0 0 0 0
Video

ÇAĞLAYAN SEMPOZYUMU-2 BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

İç Huzurdan Sosyal Barışa: Birlikte Yaşama Kültürünün Manevi ve Ahlaki Temelleri

Dr. Lyndsey Eksili

caglayansempozyum.com caglayandergisi.com

#caglayandergisi #sempozyum #caglayansempozyum2 #birlikteyasamakulturu #2025

1 0 0 0
Video

ÇAĞLAYAN SEMPOZYUMU-2

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

Gelenekten Geleceğe Birlikte Yaşama Kültürü: Osmanlı Döneminde Yanya Örneği

Dr. Yüksel Nizamoğlu

caglayansempozyum.com caglayandergisi.com

#caglayandergisi #sempozyum #caglayansempozyum2 #birlikteyasamakulturu #2025

0 0 0 0
Preview
Çağlayan Sempozyum Program Çağlayan Sempozyumu: Birlikte Yaşama Kültürü Nijmegen, Hollanda- 17 Mayıs 2025 DAHA FAZLA Bizimle İletişime Geçin Bu ve buna benzer etkinliklerden haberdar olmak için bizleri takip ede...

ÇAĞLAYAN SEMPOZYUMU-2 BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

Fethullah Gülen’in Birlikte Yaşama Kültürü Öğretisi

Prof. Dr. Sotiris Livas

caglayansempozyum.com caglayandergisi.com

#caglayandergisi #sempozyum #caglayansempozyum2 #birlikteyasamakulturu

1 0 0 0
Video

ÇAĞLAYAN SEMPOZYUMU-2
BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

"Göç, Güç ve Buluşmalar:
Kadınlardan Hikayeler"

Hilal Nesin

Nijmegen, Hollanda-17 Mayıs 2025

caglayansempozyum.com caglayandergisi.com

#caglayandergisi #sempozyum #caglayansempozyum2 #birlikteyasamakulturu #2025 #hollanda

1 1 0 0
Video

ÇAĞLAYAN SEMPOZYUMU-2

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

Medine Vesikası Özelinde Birlikte Yaşama Kültürü

Dr. Süleyman Sertkaya

Nijmegen, Hollanda-17 Mayıs 2025

caglayansempozyum.com caglayandergisi.com

#caglayandergisi #sempozyum #caglayansempozyum2 #birlikteyasamakulturu #2025 #hollanda

1 1 0 0
Video

ÇAĞLAYAN SEMPOZYUMU-2

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

Entegrasyon Sürecinde Eş ve Çocuklar Arası İletişim Becerileri

Prof. Dr. Ramazan Abacı

caglayansempozyum.com caglayandergisi.com

#caglayandergisi #sempozyum #caglayansempozyum2 #birlikteyasamakulturu #2025 #hollanda

0 0 0 0
Video

ÇAĞLAYAN SEMPOZYUMU-2

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

Birlikte Yaşama Sanatının Teorisi ve Pratiği

Dr. Alp Aslandoğan

caglayansempozyum.com caglayandergisi.com

#caglayandergisi #sempozyum #caglayansempozyum2 #birlikteyasamakulturu #2025 #hollanda

0 0 0 0
Preview
ETÜ'de Nurettin Topçu'nun 50. yılı anma sempozyumu: Düşünce dünyası tartışıldı Erzurum Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Nurettin Topçu'nun vefatının 50. yılında anma sempozyumu düzenledi. Sempozyumda Topçu'nun düşünce dünyası ve Türkiye'ye katkıları konuşuldu. İşte detaylar...

ETÜ'de Nurettin Topçu'nun 50. yılı anma sempozyumu: Düşünce dünyası tartışıldı #NurettinTopçu #EdebiyatFakültesi #Sempozyum

0 0 0 0
Preview
Kütahya'da Şair Şeyhi Sempozyumu: 3-4 Mayıs'ta neler tartışılacak konular Kütahya'da Şair Şeyhi Sempozyumu düzenlenecek. DPÜ İlahiyat Fakültesi'nin ev sahipliğindeki sempozyum, 3-4 Mayıs'ta yapılacak. Peki, sempozyumda neler konuşulacak? İşte detaylar...

Kütahya'da Şair Şeyhi Sempozyumu: 3-4 Mayıs'ta neler tartışılacak konular #Kütahya #ŞairŞeyhi #Sempozyum

0 0 0 0
Post image

NİSAN AYININ SON ETKİNLİKLERİ..
dd-platform.com 'u takip et.
Etkinliklerden haberdar ol -kaçırma..
olumhaberi.com ve dd-platformcom kardeş yayıncılıktır
www.dd-platform.com/ajanda/ #entech #fuar #sempozyum #kongre #aydin #Ankara #bursa #zirve #etkinlik #YapayZeka #hemşire #enerji

1 0 0 0