Advertisement · 728 × 90
#
Hashtag
#Tarabya
Advertisement · 728 × 90
Video

Tarabya, Tarabya Bayırı Caddesi (Tarabya Yokuşu), 1966

#Tarabya #JUVEvGS #NiceYıllaraReis #Okan #Osimhen #tekhabermerkezi

4 0 0 0
Preview
Hülya Avşar ölümden döndü! Tarabya’da lüks otomobiliyle kaza yaptı Uzun bir aranın ardından setlere dönmeye hazırlanan ünlü oyuncu ve şarkıcı Hülya Avşar, İstanbul Tarabya Sahili’nde geçirdiği trafik kazasıyla gündeme geldi. Edinilen bilgilere göre Avşar, 62’nci yaş gününde kendisine hediye olarak aldığı yaklaşık 10 milyon TL değerindeki lüks otomobiliyle seyir halindeyken fren yerine gaza bastı. Kontrolden çıkan araç, sahil yolunda bulunan duvara çarptı. Kazanın meydana geldiği noktada duvarın hemen arkasında denizin bulunması, olayın boyutunu gözler önüne serdi. Büyük bir tehlike atlatan Avşar, aracının denize uçmasını son anda engelledi. Kazada can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, otomobilde ciddi maddi hasar oluştuğu öğrenildi. Araç, olayın ardından servise götürülerek tamir edildi. Hülya Avşar’ın sağlık durumunun iyi olduğu ve set çalışmalarına devam edeceği belirtildi.

Hülya Avşar ölümden döndü! Tarabya’da lüks otomobiliyle kaza yaptı #HülyaAvşar #trafikkazası #Tarabya

0 0 0 0
Preview
Tarabya’daki 200 yıllık yalı Nikola İsveç'in soyundan gelenlere verildi - ekovizyon.com.tr Mahkeme kararında, Osmanlı fermanlarından tapu ve kadastro kayıtlarına, uluslararası yazışmalardan şahıs kayıtlarına kadar yüzlerce belge değerlendirildi. 1868’de Landevoisin Ailesi’nden Nikola İsveçi...

Tarabya’daki 200 yıllık yalı Nikola İsveç’in soyundan gelenlere verildi

www.ekovizyon.com.tr/tarabyadaki-...

#tarabya #yalı #nikola

0 0 0 0
Preview
Tarabya’daki 200 yıllık yalı Nikola İsveç'in soyundan gelenlere verildi - ekovizyon.com.tr Mahkeme kararında, Osmanlı fermanlarından tapu ve kadastro kayıtlarına, uluslararası yazışmalardan şahıs kayıtlarına kadar yüzlerce belge değerlendirildi. 1868’de Landevoisin Ailesi’nden Nikola İsveçi...

Tarabya’daki 200 yıllık yalı Nikola İsveç’in soyundan gelenlere verildi

www.ekovizyon.com.tr/tarabyadaki-...

#tarabya #yalı #nikola

0 0 0 0
Preview
17 yıllık dava sonuçlandı! Boğaz'daki 200 yıllık yalı mirasçılara kaldı! Değeri 1,5 milyar İstanbul Boğazı'nın en gözde noktalarından Tarabya sahilinde bulunan yaklaşık 10 dönümlük arazi ve üzerindeki yalıya ilişkin 17 yıldır süren dava sonuçlandı. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, Çarlık Rusya'dan Sovyetler Birliği'ne ve oradan Rusya Federasyonu'na kadar uzanan bu mülkiyet hikâyesinde mahkeme, yaklaşık 200 yıllık taşınmazla ilgili belgeleri, fermanları, diplomatik yazışmaları ve uluslararası hukuku birlikte değerlendirerek hem Türk hukuk tarihi hem de Boğaz'ın hikâyesine damga vuracak bir karara imza attı. Hazine, Vakıflar, Rusya ve yasal vârislerden oluşan 4 taraflı davayı sonuçlandıran mahkeme, taşınmazın 19. yüzyıldaki sahibi Nikola İsveçin'in mirasçıları lehine karar verdi. Maddi değeri 1.5 milyarın üzerinde olduğu belirtilen araziyle ilgili Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Rusya'nın talepleri kabul edilmedi. 400 BİN KURUŞA ALDI Tarabya'daki 10 dönümlük arazinin hikâyesi, 19. yüzyıl ortalarında Osmanlı tahtında Sultan I. Abdülmecid'in bulunduğu dönemde başladı. Fransız Sefareti'nde (elçilik) tercümanlık yapan ve aynı zamanda avukat olan Mösyö Leon Auguste Landevosin'in eşi Madam Yakome'nin kızı Heme Landevoisin, 1841'de yalıyı Rum asıllı Hristaki Efendi'den satın aldı. Tanzimat ve Islahat Fermanı'yla Osmanlı Devleti'nin Batı'ya yöneldiği, yabancıların İstanbul Boğazı'nda gayrimenkul edinmeye başladığı dönemde söz konusu yalı Fransız bir ailenin eline geçti. Landevoisin Ailesi, Fransa'ya dönmeden önce, 1868'de yalıyı Rus elçilik çalışanı Nikola İsveçin'e (Nikolai Ivanovitch Swetchine) 400 bin kuruş bedelle sattı. Nikola İsveçin, İstanbul'da Sultan II. Abdülhamid döneminde 6 Haziran 1903'te vefat etti. Cenazesi yakınları tarafından Fransa'ya götürülerek Nice şehrindeki Caucade Mezarlığı'na defnedildi. Ancak ilginç bir şekilde İsveçin'in ölümü kayıtlara "Mirasçı bırakmadan öldü" şeklinde not edildi. FERMANLA KİRALANDI Nikola'nın ölümünden sonra taşınmaz, Padişah V. Mehmed Reşad'ın uygun görmesine ilişkin ferman ve Evkaf Mahkemesi kararıyla Rus Çarlığı'na kiralandı. Böylece mülk, bir dönem Rus Sefareti'nin evli memurları için lojman ve misafirhane olarak kullanıldı. Ancak mahkeme kararında özellikle vurgulandığı üzere, taşınmaz hiçbir dönemde doğrudan Rusya'ya tescil edilmedi. Yalnızca bir dönem temsilcilik olarak tahsis edildi. 1917'de Çarlık Rusya'sının şubat ve ekim devrimleriyle yıkılması, ardından 1922'de SSCB'nin kurulması ve 1991'de dağılmasıyla Rusya Federasyonu'nun ortaya çıkması, taşınmazın statüsünü de karmaşık hale getirdi. 1950 yılında yapılan kadastro tespitinde taşınmaz, eski tapu maliki Nikola İsveçin adına kaydedildi ve kayıt kesinleşti. Nikola İsveçin'in iki oğlundan biri olan Ivan Nikolaevitch, Fransa'da generalliğe kadar yükselmiş bir askerdi. 2004'TE BAŞLAYAN HUKUK SAVAŞI 2004'te Hazine, Nikola'nın mirasçısız öldüğü gerekçesiyle taşınmazın devlete geçmesi için tapu iptali ve tescil davası açtı. Vakıflar Genel Müdürlüğü de taşınmaz üzerinde Sultan Bayezid Vakfı'na ait bir şerh bulunduğunu ileri sürerek mülkiyetin kendisine ait olduğunu savundu.   Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press 17 yıllık dava sonuçlandı! Boğaz'daki 200 yıllık yalı mirasçılara kaldı! Değeri 1,5 milyar #Boğaziçi #İstanbul #miras #hukuk #tarabya

0 0 0 0
Post image Post image Post image Post image

Büyükelçi Sorg: “Haziran ayından beri Tarabya, edebiyattan sinemaya, müzikten görsel sanatlara kadar farklı alanlardan yeniden 8 sanatçıyı ağırlıyor. Sanatçılarla yapılan sohbetler benim için her zaman çok ilham verici oluyor.”

#KültürAkademisi
#Tarabya

0 0 0 0
Preview
Osmanlı’nın mistik mirası Tempi Vadisi’nde yeniden hayat buldu 15. yüzyıldan kalma yapı, uzun yıllar harap durumda kaldıktan sonra Avrupa Birliği, Yunanistan Kültür Bakanlığı ve Larisa Belediyesi’nin desteğiyle sınırlı da olsa tamamlanan restorasyon süreciyle tekrar can buldu. 14. YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE UZANAN BİR MİSTİK HAFIZA Hasan Baba Tekkesi, 14. yüzyılda Bektaşi dervişleri tarafından kuruldu. Larisa şehri sınırları içindeki Tempi köyünde, Olimpos Dağı’nın eteklerinde, Atina–Selanik otoyolu üzerinde stratejik bir noktada konumlanıyor. Bölge, antik Roma ve Bizans tapınaklarına da ev sahipliği yaparken, Osmanlı döneminde “Bababoğazı” olarak biliniyordu ve yoğun Müslüman – özellikle Bektaşi – nüfus barındırıyordu. 1923 mübadelesi sonrasında bu nüfus Türkiye’ye göç etti; köye ise Anadolu’dan gelen Rum muhacirler yerleştirildi. HASAN BABA TÜRBESİ VE TEKKE MİMARİSİ Tekkenin merkezindeki Hasan Baba Türbesi, kare planlı, tek kubbeli yapısı, Kur’an ayetleriyle süslü duvarları ve çiçek motifleriyle dikkat çekiyor. Bu yapı, hem dini işlevi hem de taş işçiliği açısından nadide bir Bektaşi mimarî örneği olarak öne çıkıyor. Yapı sadece bir türbe değil; bir zamanlar kadınların şifa aradığı, çocukların adak adandığı, toplumsal ve manevi hayatın buluşma noktası olan bir merkezdi. TARİHÎ RESTORASYON, KÜLTÜREL BULUŞMA Yaklaşık 10 yıl süren restorasyonun ardından, 25 Mayıs 2025’te gerçekleştirilen açılışta hem yerel halk hem de Yunanistan’daki Bektaşi toplulukları bir araya geldi. Açılış haberi, 27 Mayıs’ta X (Twitter) platformunda @Babaishakk adlı kullanıcı tarafından duyuruldu. Bektaşi Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Erik Aydın, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Restorasyonda emeği geçen Tempi köyü halkı, Larisa Belediyesi başta olmak üzere tüm Yunanlı dostlarımıza şükranlarımızı arz ederiz. Tempi köyü, Atina–Selanik otoyolu kenarında, Olimpos Tünelleri’nin güney çıkışında olup ulaşımı son derece kolaydır. Türk tur gruplarının da Hasan Baba Tekkesi’ni ziyaret etmeleri, köy halkını ve Bektaşi topluluğunu memnun edeceği gibi, tekkemizin korunmasına da katkı sağlayacaktır.” BALKANLAR’DA ALEVİ-BEKTAŞİ MİRASI İÇİN YENİ BİR UMUT Hasan Baba Tekkesi’nin yeniden ziyarete açılması, Osmanlı sonrası Balkan coğrafyasında Alevi-Bektaşi mirasının görünür kılınması ve korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür yapıların sadece restorasyonla değil, kültürel diplomasi, akademik araştırma ve topluluk temelli sahiplenmeyle sürdürülebilir hâle gelmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Güncel News press Osmanlı’nın mistik mirası Tempi Vadisi’nde yeniden hayat buldu #Osmanlı #TempiVadisi #Restorasyon #Tarabya #HasanBaba

0 0 0 0
Post image

"Sailing the Bosphorus" (1987)

#TravelTuesday

#Travel #Tarabya #Photography

47 0 0 0