Advertisement · 728 × 90
#
Hashtag
#maliPolitika
Advertisement · 728 × 90
Preview
Cl Ratings'ten Türkiye ekonomisine 'istikrar' notu! CI Ratings, Türkiye’nin kredi notunu BB- / B seviyesinde sabit tutarken, görünümü stabil olarak korudu. Kuruluşun değerlendirmesinde, Türkiye’nin notlarının ihtiyatlı para ve maliye politikalarıyla birlikte makroekonomik istikrarda sağlanan ilerlemeyi yansıttığı belirtildi. Uygulanan politikaların, halen yüksek seviyede seyreden enflasyona ve dolarizasyona rağmen kademeli düşüşe katkı sağladığı ifade edildi. ENFLASYONDA KADEMELİ DÜŞÜŞ BEKLENİYOR CI Ratings raporuna göre, Türkiye’de ortalama enflasyonun 2025 yılı sonunda yüzde 35, 2026’da ise yüzde 25 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Ekonomik büyümenin ise 2025–2027 döneminde ortalama yüzde 3,6 seviyesinde seyredeceği öngörüldü. Raporda ayrıca, not görünümünün “artmakta olan makroekonomik istikrar” ve “azalan politik riskler” ile “halen yüksek enflasyon” ve “sınırlı dış rezerv tamponu” arasındaki dengeyi yansıttığı kaydedildi. REZERV ARTIŞI NOT ARTIRIMINA ZEMİN HAZIRLAYABİLİR Kuruluş, maliye ve para politikası arasındaki uyumun güçlenmesi ya da dış rezervlerde kayda değer artış yaşanması durumunda not artışının gündeme gelebileceğini bildirdi. Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Cl Ratings'ten Türkiye ekonomisine 'istikrar' notu! #TürkiyeEkonomisi #KrediNotu #Enflasyon #Ekonomikİstikrar #MaliPolitika

0 0 0 0
Preview
Cevdet Yılmaz duyurdu: Vergi zammı yerine başka bir yol başka bir yol... Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan genel vergi oranlarıyla ilgili dikkat çeken bir açıklama geldi. "GENEL VERGİ ORANLARININ DEĞİŞMESİNE OLUMLU BAKMIYORUZ" Genel vergi oranlarında değişiklik düşünmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, genel vergi oranlarına ilişkin bir değişikliğe olumlu bakmadıklarını ifade etti. Yönetilen yönlendirilen fiyatlar konusunda da dezenflasyon süreciyle uyumlu adım atacaklarını söyleyen Yılmaz, kayıt dışılığı azaltma ve vergi tabanını genişletmenin öncelikleri olacağının altını çizdi. "ÇOK DEĞİŞTİRME GİBİ BİR BAKIŞ AÇIMIZ YOK" Bloomberg'in sorularını yanıtlayan Yılmaz, 2023 yılından itibaren vergilerle ilgili bir dizi düzenlemenin yapıldığını anlatarak, "Bu anlamda bu genel vergilerde çok fazla bir ihtiyaç kaldığını düşünmüyoruz ve bunun enflasyonist etkisini de dikkate aldığımızda, gelirlerimizi önümüzdeki dönemde enflasyonist etki oluşturmayacak şekilde artırma çabası içinde olacağız. Dolayısıyla genel oranlara prensip olarak çok değiştirme gibi bir bakış açımız yok." diye konuştu. "FİNANSAL SÜRDÜRÜLEBİRLİĞİ GÜÇLENDİRECEĞİZ" Kamunun gelirlerinin artırılması konusunda bir çaba içinde olduklarına da işaret eden Yılmaz, "Burada da genel anlamda kayıtdışılıkla çok daha etkin bir mücadeleyi öngörüyoruz. Vergi tabanını genişletme, daha geniş bir tabandan hareketle sorunları çözme yaklaşımımız var ve yine tahsilat oranlarını artırma, sosyal güvenlik sistemimizin çok daha etkili çalışması, finansal sürdürülebilirliğini güçlendirme çabası içinde olacağız." ifadelerini kullandı. Yılmaz, toplam 30 büyükşehirde yıllık hasılatını 480 bin TL’nin altında gösteren ve gelir vergisinden istisna tutulan yüz binlerce mükellefin gerçek vergilendirmeye geçirilmesine ilişkin düzenlemeye ilişkin olarak da "Burada küçük esnaf basit usulde vergilendirmeden yararlanmaya devam edecek ancak 480 bin TL cironun üzerine çıkan kesim kapsam dışına çıkarılmış oldu." değerlendirmesini yaptı. "YUKARI YÖNLÜ RİSK VAR AMA ÇOK FAZLA DEĞİL" Hafta başında açıklanan OVP tahminlerine ilişkin soruları da yanıtlayan Yılmaz, büyüme ve enflasyonu dengede sürdürecek 'gerçekçi ve tutarlı' bir plan hazırlamaya özen gösterdiklerini söyledi. Yılmaz, yüzde 4’ten yüzde 3,3’e çekilen büyüme rakamlarına değinirken, "Bir miktar yukarı yönlü olabilir riskler ama çok fazla olduğunu düşünmüyoruz” diyen Yılmaz, "Dünyadaki konjonktörü düşündüğünüzde, bölgemizdeki gelişmelere baktığınızda yüzde 3,3 hiç de küçümsenecek bir rakam değil. Son 22 yılda 5,4 bizim ortalama büyüme hızımız. Ona göre bir miktar aşağıda. Ama bu da normal. Çünkü biz dezenflasyonist bir politika izliyoruz." değerlendirmesini yaptı. Yılmaz, 2028 için hedeflenen yüzde 5 büyüme ve yüzde 8 enflasyon hedefinin nasıl dengeye oturtulacağı sorusunu yanıtlarken de "2028 ile ilgili genel büyüme patikasında potansiyel büyümemizin dikkate alındığını ifade etmek isterim. Yani potansiyelimizi zorlamadan potansiyelin bir miktar altında giden, dezenflasyonu dikkate alan bir büyüme patikası olduğunu söyleyebilirim." dedi. "TÜRKİYE'NİN BÜYÜK BİR KENTSEL DÖNÜŞÜME İHTİYACI VAR" Büyümenin kompozisyonunda inşaatın yüksek etkisinin sürdüğüne değinen Yılmaz, bunda deprem sonrası rehabilitasyon çalışmalarının rol oynadığını, bunun azalarak da olsa süreceğini kaydetti. Buna rağmen inşaat sektörünün etkisini sürdüreceğini anlatan Yılmaz, 100 milyar liralık bütçeyle başlatılacak sosyal konut projesine değinirken şöyle devam etti: Çünkü Türkiye’nin büyük bir kentsel dönüşüm ihtiyacı var. Bu bütçeye de bu anlamda 100 milyar lira bir kaynak koyduk. Sosyal konutla ilgili kira artışını da arz yönlü olarak dengeleyecek bir program olarak görüyoruz. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın, TOKİ’nin farklı gelir üretme yöntemleri var. Onlar da önümüzdeki dönemde buraya ilave kaynaklar oluşturarak önemli bir sosyal konut hamlesini başlatacaklar. Dolayısıyla inşaat bugünkü kadar olmasa da belirli bir düzeyde etkisini sürdürecek. "İSTEDİĞİMİZ YERDE OLMAMAMIZIN NEDENİ HİZMET ENFLASYONU" Dezenflasyon sürecinde 2 yılın geride kaldığı ve sürecin uzadığı yönündeki eleştirilerin anımsatılması üzerine "Tam arzu ettiğimiz yerde olmamamızın nedeni hizmet enflasyonu" diyen Yılmaz, burada kira ve eğitim kalemlerinin önemli rol oynadıklarını anlattı. Cevdet Yılmaz, "Burada niye böyle olduğunu sorarsanız iki faktör var. Bir tanesi geçmişe dönük endeksleme meselesi. Kiralarda özellikle. Bir de geçmişten yapılmayan artışlar.” dedi. Yılmaz, enflasyondaki düşüşle birlikte bu alanlardaki birikimin de giderileceğini kaydetti. "ENAG ŞEFFAF BİR KURUM DEĞİL" Cevdet Yılmaz, OVP tanıtım toplantısında ENAG’a yönelik sert eleştirilerde bulunmuştu. Tepkisini sürdüren Yılmaz, bu konuda ne gibi adımlar atılabileceği yönündeki soru üzerine "Burada yasaklayıcı bir zihniyetten ziyade farkındalık oluşturucu bir zihniyet daha anlamlı olur diye inanıyorum." dedi. Yılmaz, şunları söyledi: ENAG dediğimiz bir defa şeffaf olmayan bir yapı. Maalesef Türkiye’deki beklentilerin bozulmasında, fiyat algılarının bozulmasında belli bir rolü olduğunu ifade etmek isterim. Diğer taraftan kurumlarımızın kurumsal kredibilitesini yükseltmemiz gerekiyor. Daha güçlü hale getirmemiz gerekiyor. Kurumlarımızın topluma kendisini daha iyi anlatması gerekiyor. "FİYATLAMA DAVRANIŞINDA SİS DAĞILACAK" Türkiye’de uzun süredir bozulan fiyatlama davranışlarının nasıl düzeltileceği sorusuna Yılmaz, "Tabiri caizse yüksek enflasyon sisli bir ortam oluşturuyor." dedi. Yılmaz, insanların fiyatlar arası mukayese yapma algılarının zayıfladığını, bunun da fiyatlama davranışlarını bozduğunu söyledi. Yılmaz, "Enflasyonun düştüğü, artık yüzde 20’li yüzde 10’lu rakamlara geldiği bir ortamda bu o kadar kolay olmayacaktır artık. O sis dağıldıkça kendiliğinden ortadan kalkacaktır." dedi. Yılmaz, bunun yanı sıra Sanayi ve Ticaret bakanlıklarının market fiyatlarının karşılaştırılması ile ilgili çalışmalarına da değinirken, benzer çalışmaların da devam edeceğini sözlerine ekledi. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Cevdet Yılmaz duyurdu: Vergi zammı yerine başka bir yol başka bir yol... #CevdetYılmaz #vergi #ekonomi #enflasyon #maliPolitika

0 0 0 0
Preview
OVP açıklandı: Enflasyon 2027'de tek haneye düşecek Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı açıkladı. ENFLASYON 2027'DE TEK HANEYE DÜŞECEK Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Orta Vadeli Programımızın ana odağında yer alan enflasyonla mücadele kapsamında, geçiş sürecinin ardından, Haziran 2024’ten itibaren kesintisiz bir dezenflasyon sürecine girilmiştir. " dedi. Enflasyonun 2025 yılında yüzde 28,5’e, 2026’da yüzde 16’ya, 2027’de yüzde 9’a ve 2028'de ise yüzde 8 seviyelerine gerileyerek tek haneli seviyelere kalıcı olarak inmesini hedefliyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıklamalarından satır başları şöyle:  3 yıla dair perspektifle her yıl eylül ayında güncellenen OVP bütçe sürecini başlatmaktadır. Ekonomik programımız başarıyla uygulanmaktadır, bunun somut sonuçlarını da görüyoruz. Temel makroekonomik yaklaşımımız kararlılıkla sürdürülmüş, hedeflerimizden sapma olmamıştır, ekonomimiz benzer ülkelere kıyasla olumlu ayrışmaya devam ederken dış şoklara karşı dayanıklılığını bir kez daha ortaya koymuştur. Enflasyonla mücadele kapsamında geçiş sürecinin ardından Haziran 2024'ten itibaren kesintisiz bir dezenflasyon sürecine girilmiştir. Dezenflasyon süreci kararlılıkla sürdürülmüş, enflasyon 42,5 puan gerilemiştir. Enflasyon beklentileri ve ana eğilim göstergelerindeki iyileşme ile eylül ve yılın geri kalanında da dezenflasyon sürecinin kesintisiz bir şekilde devam etmesini bekliyoruz. "SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME KOMPOZİSYONU KORUNDU" 2025 yılının ilk yarısı itibarıyla milli gelir büyümemizin dezenflasyon politikalarının sonucu olarak yüzde 3,6 ılımlı seyretmiştir. İç talepte artış dengeli bir şekilde yönetilmiş , sürdürülebilr büyüme kompozisyonu korunmuştur. Ekonominin ısınmasına müsaade edilmemiştir, veriler hem dezenflasyon hem de dengeli büyümeyi sağladığımızı teyit ediyor. Ülkemizin dış denge görünümünde önemli bir güçlenmeye işaret eden düşük cari işlemler açığı, ekonomimizin dış finansman ihtiyacının belirgin ölçüde azaldığını ortaya koymaktadır. Bu olumlu görünüm, yeni OVP dönemi için de atılacak yapısal adımlarla daha da pekiştirilecek ve kalıcı hale getirilecektir. "TL'YE GÜVEN ARTTI" Uyguladığımız program ve öngörülebilir politikalar çerçevesinde TL’ye güven artmış, bu sayede Kur Korumalı Mevduat hesapları yabancı para mevduatlara dönüşmeden ve herhangi bir kur baskısı oluşturmadan sağlıklı bir şekilde neticelendirilmiştir. Son iki yıl içerisinde, TL’ye artan güvenle TL mevduatlarımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden yüzde 60,7 seviyesine çıkması bu açıdan oldukça önemlidir. KKM hesaplarının toplam mevduat içindeki payı yüzde 26,2’den yüzde 1,7’ye kadar gerilemiştir. KKM'nin sonlandırılmasıyla 2026'da bu hesapların tamamen kapatıldığını görmüş olacağız. Enflasyonda kesintisiz düşüş, büyümede dengelenme, cari açıkta iyileşme, TL’ye artan güven, tarihi yüksek rezervler, gerileyen risk primi ve depremin etkisine rağmen azalan bütçe görünümüyle, ekonomi politikalarımızın somut ve kalıcı sonuçlar üretmeye başladığı net bir şekilde görülmektedir. "MIİLİ GELİR İLK DEFA 1,5 TRİLYON DOLARI AŞACAK" 2025 yılını tamamlarken programımızın en temel performans göstergeleri olarak ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir milli gelir büyüklüğüne ulaşacağız. Ülkemiz 2025 sonu itibarıyla dünyanın 16’ncı, Avrupa’nın 6’ncı büyük ekonomisi konumunda olacak. 2026-2028 OVP'yi oluştururken tüm küresel eğilimleri dikkate alarak ekonomik hedeflerimizi gerçekçi varsayımlar üzerine inşa ettik. OVP'nin temel hedeflerinden birini, dezenflasyon süreciyle uyumlu ve sürdürülebilir bir büyüme patikası oluşturmaktır. Burada esas önemli olan, dezenflasyon süreci ilerledikçe ve yapısal dönüşümlerimiz hayata geçtikçe büyümenin de kademeli olarak güçlenecek olmasıdır. "BÜYÜMEDEN TAVİZ VERMEDEN YOL HARİTASI ÇİZİYORUZ" Bu kapsamda, 2026 yılında büyümenin yüzde 3,8’e, 2027’de yüzde 4,3’e ve 2028’de yüzde 5’e ulaşmasını hedefliyoruz. Programın ilk yılından itibaren sıkı para ve maliye politikalarıyla enflasyonu kalıcı şekilde düşürürken, büyümeden de taviz vermeyen bir yol haritası çiziyoruz. Önümüzdeki dönemde enflasyonu kalıcı tek haneli seviyelerine düşürürken büyüme potansiyelimizi de dönüşüm adımlarıyla kademeli bir şekilde yukarıya taşıyacağız. "DÖRT YILDA 2,5 MİLYON İLAVE İSTİHDAM HEDEFLİYORUZ" 2024 yılı itibarıyla yüzde 8,7 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranının, 2025’te yüzde 8,5’e, 2026 yılında yüzde 8,4’e ve 2027’de yüzde 8,2’ye gerilemesini öngörüyoruz. 2028 yılı sonunda ise işsizlik oranının yüzde 7,8’e düşerek, tarihinde ilk kez yüzde 8’in altına inmesini hedefliyoruz. Bu dört yıllık dönemde ekonomimize yaklaşık 2,5 milyon ilave istihdam kazandırarak, işgücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı amaçlıyoruz. Türkiye ekonomisinin temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül bir yaklaşımla ilerliyoruz. 2024 yılında yüzde 44,4 seviyesinde gerçekleşen enflasyonun, 2025 yılında yüzde 28,5’e, 2026’da yüzde 16’ya, 2027’de yüzde 9’a ve 2028 yılında ise yüzde 8 seviyesine gerileyerek, Program dönemi sonunda tek haneli seviyelere kalıcı olarak inmesini hedeflemekteyiz. Bu görünüm yalnızca fiyat istikrarına ulaşma yolunda önemli bir aşamaya işaret etmekle kalmamakta, aynı zamanda vatandaşlarımızın alım gücünün korunması, gelirin adil paylaşımı, ekonomik güvenin güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi açısından da kritik bir zemin sağlamaktadır. "ENFLASYONDA KALICI DÜŞÜŞÜ SAĞLAYACAĞIZ" Geçtiğimiz iki yıllık dönemde bu doğrultuda önemli ilerlemeler kaydettik. 2023 yılında yüzde 65 seviyesinde gerçekleşen enflasyon, 2024 sonunda yüzde 44 düzeyine gerilemiştir. 2025 yılında ise bu oranın yüzde 30’un altına düşmesini bekliyoruz. Tek haneli enflasyon hedefimize yönelik olarak uygulamakta olduğumuz sıkı, kararlı ve koordineli para ve maliye politikaları, önümüzdeki dönemde de aynı disiplinle sürdürülecektir. Bu kapsamda, enflasyonda kalıcı düşüşü sağlayarak fiyat istikrarını tesis etme yönündeki kararlılığımızdan hiçbir şekilde taviz verilmeyecektir. 2023 yılı itibarıyla milli gelire oranla yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleşen cari işlemler açığının 2024 yılında yüzde 0,8’e kadar gerilemesi önemli bir iyileşmeyi işaret etmektedir. Bu gerçekleşme, programımızda öngördüğümüz yüzde 1,7'lik tahminin oldukça altında kalmış ve dış denge açısından olumlu bir görünüm sağlamıştır. 2025 yılına ilişkin beklentimiz, program hedefimiz olan yüzde 2’nin oldukça altında kalarak, cari işlemler açığının GSYH’ya oranının yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşmesi yönündedir. Bu dönemde, özellikle ihracatta pazar çeşitliliğin artması ve enerji maliyetlerindeki düşüş cari dengeye olumlu katkı sağlamıştır. 2026 ve 2027 yıllarında cari işlemler açığının milli gelire oranının sırasıyla yüzde 1,3 ve yüzde 1,2 seviyelerine gerilemesi hedeflenmektedir. 2028 yılı itibarıyla ise bu oranın yüzde 1 düzeyine kadar inmesi öngörülmektedir. Cari işlemler dengemizde sağlayacağımız iyileşme, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını da önemli ölçüde azaltacak, dış dengenin sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesini sağlayacaktır. "MALİ DURUŞU DAHA SIKI HALE GETİRMEYİ ÖNGÖRÜYORUZ" Afet sonrası dönemde devam eden ihtiyaçlar süratle karşılanmaya devam ederken, personel giderleri ve sosyal güvenlik harcamalarındaki artışa rağmen, alacağımız ilave tedbirlerin etkisiyle mali duruşu daha sıkı hale getirmeyi öngörüyoruz. Bütçe açığının milli gelire oranı 2025 yılında yüzde 3,6, 2026’da yüzde 3,5, dönem sonunda ise yüzde 3’ün altında öngörülmektedir. Geçici nitelikte olan deprem harcamaları azaldıkça, bütçe açığının oranı düşmekte, AB Maastricht kriterleriyle uyumlu hale gelmektedir. İzlenen politikalar ve sağlanacak kazanımlarla Türkiye ekonomisi, program dönemi sonunda, çok daha güçlü bir tabloya kavuşacaktır. Hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerlediğimizde, 2028 yılının sonunda makroekonomik istikrarın kalıcı biçimde sağlandığı, sürdürülebilir büyümenin tesis edildiği bir ekonomik yapı inşa etmiş olacağız. Böylelikle ilk defa milli gelirimiz 1,9 trilyon dolara yaklaşacak, kişi başına düşen gelir 21 bin dolar seviyelerine yükselecek, ihracatımız 300 milyar doları aşacak, turizm gelirlerimiz 75 milyar dolara ulaşacak, 2,5 milyon ilave istihdamla işsizlik yüzde 8’in altına indirilecek ve en önemlisi tek haneli enflasyonla fiyat istikrarı kalıcı olarak sağlanacaktır. "VERİMLİLİĞE DAYALI SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME POLİTIKASINI ESAS ALIYORUZ" Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, önümüzdeki dönemde sadece niceliksel büyümeyi değil, kaliteli ve verimliliğe dayalı sürdürülebilir bir büyüme patikasını esas alıyoruz. Bu kapsamda, toplam faktör verimliliğini artıracak yapısal reform alanlarına odaklanıyor; üretim kapasitemizi enflasyonist baskı oluşturmadan artıracak politikaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Sanayimizin dönüşümünü, yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretime dayalı olarak hızlandırıyoruz. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press OVP açıklandı: Enflasyon 2027'de tek haneye düşecek #OVP #Enflasyon #TürkiyeEkonomisi #CevdetYılmaz #MaliPolitika

0 0 0 0
Preview
Yılmaz: Enflasyondaki düşüş 13 aydır kesintisiz bir şekilde sürüyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Uyguladığımız ekonomi programı ve enflasyonu düşürme noktasındaki kararlı tutumumuz sayesinde bu yıl sonunda 20’li rakamlara, önümüzdeki dönemde de tek haneli enflasyona ulaşarak vatandaşımızı kalıcı refah artışıyla buluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yılmaz, enflasyondaki düşüşün 13 aydır kesintisiz olarak sürdüğünü belirtti. Yılmaz, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:  "Enflasyonun ana eğiliminin düşmeye devam etmesi ve beklentilerdeki iyileşmeyle birlikte 2024 yılı haziran ayından bu yana enflasyondaki düşüş 13 aydır kesintisiz bir şekilde sürüyor. Tüketici enflasyonu haziran ayında yüzde 1,37 ile üst üste 2 ay yüzde 2’nin altında seyretmiş, yıllık bazda yüzde 35,05’e gerileyen enflasyon, geçtiğimiz senenin haziran ayından bu yana 40 puanın üzerinde azalmıştır. Jeopolitik gelişmelerin ve küresel ticarette artan korumacılığın dezenflasyon sürecine olası etkilerini yakından takip ediyor ve olası tüm senaryolar üzerinden analizlerimizi yapıyoruz. Para politikasının yanı sıra, yapısal reformlarla desteklediğimiz arz yönlü politikalar, finansal politikalar ve maliye politikasını da kapsayan çok boyutlu politika setimiz ile dezenflasyon sürecini hızlandırıyoruz. Uyguladığımız ekonomi programı ve enflasyonu düşürme noktasındaki kararlı tutumumuz sayesinde bu yıl sonunda 20’li rakamlara, önümüzdeki dönemde de tek haneli enflasyona ulaşarak vatandaşımızı kalıcı refah artışıyla buluşturmayı hedefliyoruz." Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Yılmaz: Enflasyondaki düşüş 13 aydır kesintisiz bir şekilde sürüyor #Enflasyon #Ekonomi #Türkiye #CevdetYılmaz #MaliPolitika

0 0 0 0
Preview
Emekli ikramiyesinde tarih belli oldu Meclis Genel Kurulu'na haftanın başında inen ve emekli ikramiyesini de içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanamadı. Yasa teklifinin görüşmeleri önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek. Teklifin 27 Mart'a kadar yasalaşmasına kesin gözüyle bakılıyor. 24 Mart'ta başlaması beklenen ikramiye ödemeleri 3 bin lira üzerinden yapılacak. Teklifin Genel Kurul'dan geçerek yasalaştığı gün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onanarak, Resmi Gazete'de yayımlanacağı bildirildi. Bu işlemin ardından ikramiyelerine 3 bin lira üzerinden alan emeklilere 1.000'er liralık fark ödemesi yapılacak. Teklifin yasalaşması durumunda farklar 28 Mart'ta hesaplara geçilecek. Yüzde 33 artacak ikramiyenin bütçeye ek maliyeti 28,4 milyar lira olacak. 1 MİLYON AİLEYE DOĞUM YARDIMI Teklifle, Doğum Yardımı Programı da yasal nitelik kazanacak. Buna göre, yeni çocuk sahibi olan 1 milyon aileye doğum yardımı yapılacak. Toplam doğum yardımının bu sene 22,8 milyar lira, 2030 yılına kadar da 111,4 milyar liraya ulaşacağı hesaplandı. 8 binden fazla olimpik ve paralimpik sporcuya bir yıl içinde 552 milyon lira sosyal harçlık desteği verilecek. Ödemler Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinde yapılacak. Teklife göre, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde görevli 12 bin 7 personel, EUROCONTROL her yıl maaşlarının yüzde 60 oranında prim ödemesi alacak.#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Emekli ikramiyesinde tarih belli oldu: Meclis Genel Kurulu'na haftanın başında inen ve emekli ikramiyesini de içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanamadı. Yasa teklifinin görüşmeleri önümüzdeki hafta… #EmekliIkramiyesi #Ekonomi #Meclis #Cumhurbaşkanı #MaliPolitika

0 0 0 0
Preview
"Pahalılığın en önemli nedeni yüksek kiralar..." - OLAY NET Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, para politikasına mali politikanın destek vermesi gerektiğini, bütçe açığını kapatacaklarını söyledi.

“Pahalılığın en önemli nedeni yüksek kiralar…” olaynet.net/2025/01/paha... #butceacigi #hazinevemaliyebakani #malipolitika #mehmetsimsek #musiad #parapolitikasi #Ekonomi #Gündem

1 1 0 0