Advertisement · 728 × 90
#
Hashtag
#Kurutma
Advertisement · 728 × 90
Preview
Kestel'e 400 milyon liralık yatırımla meyve tesisi kuruluyor Meyve kurutma tesisi ve soğuk hava deposunun 2027'de hizmete girmesi planlanıyor

Kestel'e 400 milyon liralık yatırımla meyve tesisi kuruluyor
Ayrıntılar 👇
www.ciftcidostu.com/kestele-400-... #sondakika #gündem #bursahaber @KestelBelediye @FerhatErol79 #kurutma #soğukhava #depo #tarım #çiftçi #üretici #marmara #şeftali #armut youtu.be/mW80QhHrxX4?...

0 0 0 0
Preview
Buzul çağından beri bir ilk! Eğirdir Gölü ikiye bölündü Isparta'nın Eğirdir ilçesinde bulunan ve "yedi renkli göl" olarak bilinen Eğirdir Gölü, kuraklık, azalan yağışlar ve bilinçsiz tarımsal sulamanın etkisiyle dramatik şekilde küçüldü. Geçtiğimiz haftalarda gölün kuzey ve güney havzaları arasındaki bağlantı koptu ve göl ikiye bölündü. Dronla kaydedilen görüntülerde, gölün orta kesimlerinde suyun tamamen çekildiği, yer yer adacıkların oluştuğu ve vatandaşların gölün ayrılan kısmından yürüyerek karşıya geçtiği görüldü. Bölgeye gelen bazı vatandaşlar ise gölün ayrıldığı kısmın kenarında bulunan yüksek bir noktaya çıkarak manzarayı büyük bir üzüntüyle izledi. "EĞİRDİR GÖLÜ EN KÖTÜ DÖNEMİNİ YAŞIYOR" Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Küçük, gölde yaşanan bu sürecin yıllar önce bilimsel çalışmalarla öngörüldüğünü belirtti. "Eğirdir Gölü ve Türkiye'nin Göller Bölgesi, hatta Orta Anadolu gölleri şu anda en kötü dönemlerinden birini yaşıyor" diyen Prof. Dr. Küçük, "Eğirdir Gölü ile birlikte Beyşehir Gölü de giderek kurumaya yüz tuttu. Son günlerde özellikle son bir hafta içerisinde Eğirdir Gölü'nün ikiye bölünmüş olması bu durumun en somut göstergesi. Aslında bu gelişme, daha önce yapılan bilimsel çalışmalarda öngörülmüştü. Gölün kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantının kopması, gölü canlı bir organizma gibi düşündüğümüzde bir organın diğerinden ayrılması anlamına geliyor." dedi. "İNSAN MÜDAHALESİ DEVAM ETTİKÇE GÖLLERİN KURUMAMASINI BEKLEMEK MÜMKÜN DEĞİL" Özellikle Hoyran bölgesinde tabandan ve çevreden çıkan kaynak suları Eğirdir Gölü'ne göre kısmen daha fazla olduğu için burada taze su girişinin olduğunu belirten Küçük, "Ancak alt havzaya taze su girmediği sürece biyolojik bir varlık olan Eğirdir Gölü yavaş yavaş canlılığını kaybedecektir. Aslında göllerin yok olması doğal bir süreçtir. Holosen dönemi dediğimiz son buzul çağından günümüze kadar, yani yaklaşık 30 bin yıldır Anadolu'daki tüm iç suların giderek derinliğini kaybettiğini, sıcaklık artışı ve iklim değişikliğiyle birlikte kaynakların azaldığını ve göllerin sığlaştığını görüyoruz. Ancak son 20–30 yılda bölgemizde yapılan yoğun tarım, meyvecilik ve sulama faaliyetleri bu süreci hızlandırmış, göllerin daha erken kurumasına neden olmuştur. Yani iklim değişikliği kadar insan etkisi de çok büyük. İnsan müdahalesi devam ettikçe göllerin kurumamasını beklemek mümkün değil." ifadelerini kullandı. "EĞİRDİR GÖLÜ, MEVCUT GİDİŞAT SÜRERSE10 YIL İÇİNDE İKİ KÜÇÜK GÖLE AYRILABİLİR" Türkiye'de özellikle Anadolu'daki yer altı sularının sürekli çekildiğini ifade eden Küçük, "Burada kötü bir gerçek var. Şu anda bile 10 yıl boyunca aralıksız yağmur ve kar yağsa, biz çektiğimiz yer altı sularını eski seviyesine getiremeyiz. Bu nedenle yakın zamanda göllerin eski haline dönmesi pek mümkün görünmüyor. Örneğin Eğirdir Gölü'nün derinliği sadece bir yıl içerisinde yaklaşık 1 metre azaldı. Her azalma kuruma sürecini hızlandırıyor. Çünkü su seviyesi düştükçe göl sığlaşıyor, güneş ışınları tabana kadar ulaştığı için su daha hızlı ısınıyor ve buharlaşma artıyor. Bu da süreci göl aleyhine işletiyor. Tahmini olarak mevcut süreç devam ederse önümüzdeki 10 yıl içerisinde Eğirdir Gölü iki küçük çanak gölüne dönüşebilir." şeklinde konuştu. "İNSAN ETKİSİ ÇOK BÜYÜK YARALAR AÇTI" Çözümün doğadan beklendiğini ama doğanın kendi düzenini gösterecek durumda olmadığını söyleyen Küçük, "Çünkü insan etkisi çok büyük yaralar açtı. Yağmur ve kar yağmadığı sürece alınacak önlemler gölün lehine sonuç vermeyecektir. Ancak en azından süreci yavaşlatabiliriz. Bunun için yer altı sularının tarımsal kullanımının tamamen durdurulması ve yalnızca içme suyu için kullanılması gerekir. Çünkü yer altı su seviyeleri düştükçe tektonik yapıya sahip olan bu çöküntü gölü çatlaklardan ve düdenlerden su kaybetmeye devam edecektir. Bu da gölün dolmasını engeller." dedi. Ne kadar yağmur veya kar yağarsa yağsın gölün eski haline gelmesinin artık mümkün olmadığını kaydeden Küçük, "Yerel halk ise durumun önemini yeterince kavramış değil. Bu noktada önerim, Türkiye'deki tüm belediyelerin su kullanımı konusunda eğitilmesi ve örnek olmasıdır. Belediyeler ve kamu kurumları halka tasarruf mesajları verse de önce kendilerinin uygulaması gerekir. Örneğin, yağmurlu havalarda dahi karayollarının ortasındaki refüjlerde çimlerin sulandığını görüyoruz. Oysa çimi sürekli yeşertmeye çalışmak yerine peyzajı farklı şekillerde kullanmamız çok daha yararlı olacaktır." dedi. "ARTIK AĞAÇLARDAN DA UMUDUMUZ KALMADI" Gölün ikiye bölündüğü kısma gelen Eğirdirli çiftçi Mehmet Erdem ise, "İki yıldır bu gölde çalışıyorum. Bu gölün derinliği 18 metreydi, şimdi ise 4 metreye düştü. Biz bahçelerimizde sulama sistemini sondaj yöntemiyle kullanıyoruz. Eğer göl tamamen çekilirse bizim sularımız da azalır. Susuzluktan sondaja indirdiğim pompam hava almaya başladı. Artık ağaçlardan da umudumuz kalmadı. Eğirdir tamamen tehlike altında. Buradaki balıkçılar da artık ava çıkamıyor. Durum çok kötü. Yetkililerin biran önce çözüm bulmasını bekliyoruz." dedi. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Buzul çağından beri bir ilk! Eğirdir Gölü ikiye bölündü #EğirdirGölü #Kurutma #Doğa #Isparta #Kuraklık

1 0 0 0
Preview
Gaziantep'in tescilli üzümleri kurutularak kışa hazırlanıyor İslahiye'de Altınüzüm, Boğaziçi ve Yeşilyurt mahalleleri başta olmak üzere 15 mahallede üzümler üretilerek hasat ediliyor. Hasadı tamamlanan bağlarda bağ bozumunun ardından "Antep karası" ve "Hatun parmağı" üzüm çeşitlerini kurutan işçiler, 40 dereceyi bulan sıcaklarda gün boyunca yoğun mesai harcıyor. Bölgenin en önemli geçim kaynakları arasında yer alan ve bu yıl 55 bin ton rekolte beklenen üzümün sofralık çeşitleri, kurutulduktan sonra yurdun çeşitli yerlerine gönderiliyor. İlçe Ziraat Odası Başkanı Osman Erdoğan, gazetecilere, kentin tescilli ürünlerini kurutarak kış mevsimine taşıdıklarını söyledi. Kuraklık nedeniyle rekoltenin bu sene geçen yıla göre düşük olduğunu anlatan Erdoğan, bu sene yaklaşık 400 ton kuru üzümün iç piyasaya sunulmasının planlandığını kaydetti. Esenler Mahallesi'nde üzüm yetiştiriciliği yapan Adem Çelik ise kendi mahallesinde her yıl 200 ton civarında kuru üzüm elde edildiğini, bu sene ise rakamın 40 tona kadar gerileceğini vurguladı. Çelik, üzüm kurutmayı şöyle anlattı: "Sabahın ilk ışıklarıyla bağlardan toplanan yaş üzümler, yıkandıktan sonra Tarım ve Orman Bakanlığınca onaylı potasyum ve zeytinyağlı karışıma batırılıp kurutulmaya bırakılıyor. Üzümlerin sergide 4-5 gün kurutulduktan sonra makinelerle çöpleri ayıklanıyor. Ardından da işletmelere gönderilerek satışa sunuluyor." Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Gaziantep'in tescilli üzümleri kurutularak kışa hazırlanıyor #Gaziantep #üzüm #kurutma #Hasat #Tarım

0 0 0 0
Preview
600 işçinin emeği var! Domateste 15 bin 300 ton rekolte bekleniyor! Elazığ'a 15 kilometre uzaklıkta bulunan Alatarla köyünde 2 bin dönüm alana domates eken Mehmet Salih Kıran ve Erhan Arıkboğan yaklaşık 600 işçiyle hasada devam ediyor. İşçiler tarafından bin bir emekle toplanan domatesler, ilk olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere tüm ülke pazarında yer alıyor. İç piyasanın yanı sıra toplanan domatesler makine ve bıçak yardımı ile ikiye bölünüyor ve tuzlanarak güneş altında kurumaya bırakılıyor. Kurutulan domatesler ise başta ABD ve Fransa olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. Tarlaların ucu bucağı gözükmezken, bu sene ortalama 315 bin ton rekolte bekleniyor. 600 İŞÇİNİN EMEĞİ VAR 600 kişinin kurutmalık için çalıştığını belirten tarla sahiplerinden Mehmet Sait Çetinkaya, "Bazıları domatesleri kesiyor bazılar da tuzluyor. 2 bin dönüm alan üstünde domates topluyorlar. İlkbahar döneminde 300 kişi çalışırken şuan da 600 kişi çalışıyor. Topladığımız domatesler kurutulduktan sonra yurtdışına ihraç ediliyor. Amerika, Fransa, İngiltere ve Hollanda başta olmak üzere çoğu ülkeye gönderiliyor. Elazığ'da üretilen domatesler dünya sofralarını süslüyor. Buradaki çalışmalarımız 10'uncu aya kadar devam edecek. Burada 300 ton kuru, yaş olarak da 15 bin ton domates rekoltesi bekliyoruz. Fiyat olarak kuru domatesi 4 Euro'ya yaş domatesleri ise 9-10 lira arasında satıyoruz" dedi. YURTDIŞINA İHRAÇ EDİLİYOR Tarlada çalışanlardan Selami Ağul, "10 yıldır bu işi yapıyoruz. 7 aydır da buradayız. Dikimlerinden çapasına burada üretilen domatesleri bir çocuk gibi büyütüyoruz. Burada ektiğimiz domatesleri kurutuyoruz aynı zamanda hale de satıyoruz. Burada üretilen domatesleri organik bir şekilde ilaçsız yetiştiriyoruz. Kuruttuğumuz domatesleri aynı zamanda yurtdışına ihraç ediyoruz. Sabah güneş doğar doğmaz tarlaya geliyoruz güneş batıncaya kadar çalışıyoruz. Teknoloji gelişiyor. Önceden domatesleri elle kesiyorduk şimdi traktör kesiyor" ifadelerini kullandı. Kaynak: HABER7.COM #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press 600 işçinin emeği var! Domateste 15 bin 300 ton rekolte bekleniyor! #Domates #Tarım #Kurutma #İşçi #Elazığ

0 0 0 0
Preview
Karadeniz Sahil Yolu'ndaki kaldırımlarda fındık kurutma mesaisi başladı. Karadeniz Sahil Yolu'ndaki  kaldırımlarda fındık kurutma  mesaisi başladı . Trabzon'da hasat sonrası çuvallarla topladıkları ürünlerini kurutmak zorunda olan bazı üreticiler, düz bir zemin arayışına Karadeniz Sahil Yolu'ndaki kaldırımlarda çözüm buldu. Yaş olarak toplanan fındığı zaman geçmeden kurutulması için kaldırımlara seren ve kurdukları çadırlarda bekleyişe başlayan üreticiler, ürünün zarar görmemesi için zaman zaman tırmık ve küreklerle havalandırma işlemi yapıyor. Yomra ilçesinde yaşayan Hüseyin Paslı, AA muhabirine, kurutma işlemini biran önce tamamlayıp diğer bahçe işleriyle ilgilenmeyi planladığını söyledi. Fındık kurutma mesaisinde diğer üreticilerle işbirliği içerisinde çalıştıklarını ifade eden Paslı, "Arkadaşlarla idare ediyoruz. Ben onun ürünlerini gözetliyorum, o benimkileri gözetliyor. Ben aşağı gelirken o yukarı çıkıyor, o yukarı çıkacakken ben aşağı iniyorum." diye konuştu. Arsin sahil şeridindeki kaldırıma ürünlerini kurutmak için getiren Hakan Gürsoy ise hava şartları nedeniyle burayı tercih ettiklerini belirterek, "Köylerde yağmur yağdığı ve serecek yerimiz olmadığı için fındığı kurutmak için bir ya da iki haftalığına sahile getiriyoruz. Başka çaremiz yok, mecburen kaldırımlarda kurutmak zorunda kalıyoruz." ifadesini kullandı. Fındığını hem kurutmak hem de satışını yapmak için sahil şeridine geldiğini anlatan Kamil Şebelek de yağmur olmaması halinde ürünlerini 1 hafta içerisinde kurutabileceklerini sözlerine ekledi. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. Kaynak: AA #ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews

Güncel News press Karadeniz Sahil Yolu'ndaki kaldırımlarda fındık kurutma mesaisi başladı. #Fındık #Karadeniz #Hasat #Tarım #Kurutma

0 0 0 0
makteknik makine

makteknik makine

Firma olarak digital halimize önem veriyoruz!
@bsky.app da gelecek var inanıyoruz ve buradayız ayrica bir çok yerdeyiz...
Nerelerde olduğumuzu da yazarız bir ara 🧡🖤
#makine #sanayi #makina #imalat #uretim #vibrasyon #elek #santrifuj #kurutma
#diy #maker

2 0 1 0